Hadislerin Listesi

«Kim hacceder de rafesten (cinsel ilişki ve buna götürecek bütün söz ve davranışlardan, ayrıca çirkin sözlerden) uzak durur ve büyük günah işlemezse, (hacdan) annesinden doğduğu günkü gibi günahsız olarak döner.»
عربي İngilizce Fransızca
«Yemek hazırken, büyük ve küçük abdest kişiyi zorlarken kılınan namaz (tam) olmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
«İmam hutbe okurken (yanındaki arkadaşına) "Sus!" dediğinde, boş konuşmuş (cumanın sevabını kaçırmış) olursun.»
عربي İngilizce Fransızca
«Beş şey fıtrat gereğidir: Sünnet olmak, kasıkları tıraş etmek, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, koltuk altını yolmak (temizlemek).»
عربي İngilizce Fransızca
İbn Ömer -radıyallahu anhuma-'dan rivayet olunduğuna göre Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bıyıklarınızı kısaltınız, sakallarınızı uzatınız.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim benim bu aldığım abdest gibi abdest alır, sonra içinden (dünyevî) bir şey geçirmeksizin iki rekat namaz kılarsa, Allah onun geçmiş günahla­rını bağışlar.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allahım! Kabrimi ibadet edilen bir vesen (ibadet ve tapınma yeri) kılma! Peygamberlerinin kabirlerini mescidler edinen topluluğa karşı Allah’ın gazabı şiddetlenmiş (artmış) tir.»
عربي İngilizce Fransızca
“Münafıklara sabah ve yatsı namazından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur. Şayet münafıklar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa cemaate gelirlerdi. Şüphe yok ki namazın kılınmasını emredip, sonra kâmet getirilmesini, sonra da birisinin mü'minlere namaz kıldırmasını emredip, ardından da ellerinde odun bağları bulunan adamlarla birlikte gidip, namaza gelmeyenlerin evlerini onlar evlerindeyken ateşe vermeyi içimden geçirdim."
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz (önden ve arkadan çıkan şeyler gibi, abdesti bozan şeylerle) abdesti bozulunca, abdest almadıkça, Allah onun namazını kabul etmez.»
عربي İngilizce Fransızca
«Misvak kullanmak ağzın temiz kalmasına ve Rabbın razı olmasına sebeptir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz, iki cuma ve iki ramazan, aralarında işlenen günahlara kefaret olur.»
عربي İngilizce Fransızca
"Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten adam, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir."
عربي İngilizce Fransızca
«Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Ramazan ayında oruç tutarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim iman ederek ve mükâfatını da (Allah’tan) bekleyerek Ramazan ayında oruç tutarsa, o kimsenin geçmiş günahları bağışlanır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Şüphesiz helal de apaçık bellidir, haram da apaçık bellidir. Bu ikisinin arasında, insanların birçoğunun (helal mi, haram mı olduğunu) bilmediği şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dini ve ırzı (şeref ve haysiyeti) lehine korunmuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Zarar da yoktur, zarara zararla karşılık vermek de yoktur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Size herhangi bir şeyi yasakladığım zaman ondan kesinlikle sakınınız, bir şeyi emrettiğimde de onu, gücünüz yettiği ölçüde yerine getiriniz. Sizden önceki ümmetleri çok sual sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleri helâk etti.»
عربي İngilizce Fransızca
«Cibril, bana komşuya sahip çıkmam konusunda o kadar ısrar etti ki, komşuyu komşuya mirasçı kılacağını zannettim.»
عربي İngilizce Fransızca
Rûka/tılsımlı sözler ve temâim/nazarlıklar ve tivele/muhabbet muskaları şirktir.
عربي İngilizce Fransızca
«Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar (sağ iken hayırdan ve şerden) gönderdiklerine kavuştular.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sabah namazını kılan kimse Allah’ın himâyesindedir. Allah, bizzat himâyesinde olan bir konuda sizi sorguya çekmesin.»
عربي İngilizce Fransızca
Sadaka vermek maldan birşey eksiltmez. Allah (başkasının kusurunu) affeden kulunun ancak izzetini artırır. Ve her kim Allah için tevazu gösterirse, Allah onu yüceltir.
عربي İngilizce Fransızca
"Müminlerin iman bakımından en kâmil olanları ve ahlak bakımından en güzel olanları kadınlarına hayırlı olanlarıdır."
عربي İngilizce Fransızca
«Dünya bir metâdır (geçimliktir). Dünya metâının en hayırlısı da, saliha bir kadındır.»
عربي İngilizce Fransızca
Ey âdemoğlu! (Allah için) infak et ki, sana da infak olunsun.
عربي İngilizce Fransızca
«Yerine getirmeniz gereken şartların en haklısı, fercleri helal kılmak üzere kabul ettiğiniz şartlardır.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazı bitirip selam verdiği zaman:''Bir ve ortağı olmayan Allah’tan başka ilah yoktur derdi.
عربي İngilizce Fransızca
Başka günlerin hiçbirinde, -zilhiccenin ilk on gününü kastederek- şu günlerde işlenecek amel-i sâlihten, Allah katında, daha sevimli hiçbir amel yoktur.
عربي İngilizce Fransızca
İkindi namazını terk eden kimsenin ameli boşa gider
عربي İngilizce Fransızca
Kim güzelce abdest alırsa, o kimsenin günahları bütün vücudundan çıkar.”
عربي İngilizce Fransızca
"Bir adam Allah’ın rızasını umarak ailesi için harcama yaparsa, harcadıkları onun için birer sadaka sayılır."
عربي İngilizce Fransızca
"Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- (küçük çocuğun) saçının bir kısmının kesilip bir kısmının terk edilmesini yasakladı."
عربي İngilizce Fransızca
«İdrar sıçramasından kaçının. Çünkü kabir azabının çoğu idrar sıçramasından olmaktadır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kabirlere doğru namaz kılmayın ve kabirlerin üzerlerine oturmayın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Onlar öyle bir topluluktur ki, içlerinden salih bir kul ya da salih bir adam öldüğünde onun kabrinin üzerine mescit bina etmişler, içine de resimler yapmışlardır. Onlar, Allah katında yaratılmışların en şerlileridirler.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ben, yedi kemik; (yani) alın, burun, eller, dizler ve ayakların uçları üzerine secde etmek ile ve namaz sırasında elbisemi ve saçımı toplamamakla emrolundum.»
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- iki secde arasında şöyle diyordu: «Allahummeğfirlî, verhamnî ve âfinî, vehdini ve'rzuknî» (Allah'ım! Bana mağfiret et, merhamet et, sağlık ver, bana hidayet ver ve beni rızıklandır.)
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını bitirince üç defa (estağfirullah diyerek) istiğfar eder ve şöyle derdi: «Allahumme Ente's-selâmu ve minke's-selâm. Tebârekte yâ ze'lcelâli ve'l-ikrâm.» (Allah'ım! Sen Selam'sın. Selamet de sendendir. Ey celâl ve ikrâm sâhibi! Sen münezzehsin, sen yücesin) derdi.
عربي İngilizce Fransızca
«(Namazı) Ayakta kıl, eğer güç yetiremiyorsan oturarak kıl, buna da güç yetiremiyorsan yan tarafın üzerinde kıl.»
عربي İngilizce Fransızca
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivâyet olunduğuna göre, şöyle demiştir:''Gözleri görmeyen bir adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek: Ey Allah'ın elçisi! Beni mescide götürecek kimsem yoktur. Evimde namaz kılmama izin var mı? diye sordu.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- önce izin verdi. Sonra onu çağırıp: "Ezânı işitiyor musun?" diye sordu. Âmâ adam: "Evet" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ;şöyle buyurdu: "O halde icâbet et (cemaate gel).''Sahih-i Müslim.
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden biriniz namaza geldiğinde imamı bir hal üzere bulursa imamın yaptığı gibi yapsın.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Hutbetu’l-Hace'yi bize öğretti: Hamd ancak Allah içindir, O’ndan yardım ve mağfiret dileriz, Nefislerimizin şerrinden O’na sığınırız.
عربي İngilizce Fransızca
Velisiz nikah olmaz
عربي İngilizce Fransızca
Ramazan ayında yapılan umre bir hacca yahut benimle yapılmış bir hacca denktir.
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- her ramazan on gün itikafa girerdi. Vefat ettiği senenin ramazanında yirmi gün itikafa girdi.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah'a şöyle dedim: "Cihadı amellerin en faziletlisi olarak görüyoruz. Bizler de (kadınlar) cihat etmeyelim mi? Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdular: "Siz kadınlar için en faziletli cihad, mebrûr hacdır."
عربي İngilizce Fransızca
"Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'in- gazalarından birinde bir kadın öldürülmüş olarak bulundu."
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'e gelip, Yâ Rasûlullah! Biz kitâb ehli bir kavmin diyarında bulunuyoruz. Biz müslümânlar bunların kaplarını kullanıp içle­rinde yemek yiyebilir miyiz?
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- adağı yasakladı ve şöyle buyurdu: «Adak, bir hayır getirmez. Ancak cimri kişiden adağı sebebiyle bir mal çıkarılır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Vallahi inşaallah ben birşey üzerine yemin eder de müteakiben ye­min ettiğim şeyden başkasını daha hayırlı görürsem (o yemine bağlı kalmayıp) muhakkak o daha hayırlı olduğuna kanâat ettiğim şeyi ya­parım. Ve ben o yemini bir keffâretle helâl kılarım. (yani onu keffâret vererek çözerim)»
عربي İngilizce Fransızca
«Kıyamet Günü insanlar arasında ilk bakılacak olan dava, kan davasıdır.»
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: Biri cesaretini göstermek, diğeri milletini korumak, öteki kendine yiğit adam dedirtmek için savaşan kimselerden hangisi Allah yolundadır? diye soruldu."
عربي İngilizce Fransızca
Kim İslâm'dan başka bir din adına bilerek yalan yere yemin ederse, o kişi dediği gibi (yalancının biri)dir.
عربي İngilizce Fransızca
«Müezzini duyduğunuzda siz de müezzinin söylediği gibi söyleyin.»
عربي İngilizce Fransızca
"Ben bir seferde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdim.(Abdest alacağı sırada) ayakkabısını çıkarmak üzere ellerimi uzattığımda bana: «Onları bırak! Çünkü ben, ayaklarımı, mestlerimin (çarıklarımın) içerisine abdestli olarak koydum.» buyurdu ve ayaklarının üzerini meshetti."
عربي İngilizce Fransızca
“Fatıma binti Ebi Hubeyş, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Ben devamlı istihaze olan bir kadınım, hiç temizlenemiyorum. Namazı terk edeyim mi? dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: ‘Hayır! Bu bir damar kanıdır, hayız değildir! Hayzın geldiği vakit namazı terk et; hayız müddeti bittiği vakit gusul alıp namazını kıl!’
عربي İngilizce Fransızca
«Saflarınızı düzeltiniz. Çünkü safların düz ol­ması namazın tamamındandır (kemâlindendir).»
عربي İngilizce Fransızca
"Sizden biri abdest aldığı zaman burnuna su çeksin, sonra sümkürsün. Kim taşla isticmar yaparsa tek sayı olarak taş kullansın. Sizden biriniz uykusundan uyandığında elini üç defa yıkamadıkça (içinde abdest suyu bulunan kaba daldırmasın, Çünkü o elinin nerede gecelediğini bilmez."
عربي İngilizce Fransızca
«Dünya tatlı, göz kamaştırıcı ve çekicidir. Allah, onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.»
عربي İngilizce Fransızca
"Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte öğle namazından önce iki rekât, öğle namazından sonra iki rekât, cumadan sonra iki rekât, akşam namazından sonra iki rekât ve yatsı namazından sonra da iki rekât namaz kıldım."
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleyin uykudan kalktığında ağzını misvaklardı."
عربي İngilizce Fransızca
Namaz kılarken bir şey (hades) vuku bulmuş gibi hisseden kimsenin hali Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e aktarıldığında O, şöyle buyurmuştur: «Bir ses veya bir koku duymadıkca (namazdan) çıkmasın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Akşam yemeği hazır olup, bu sırada namaz için ikamet getirilmişse ilk ön­ce akşam yemeğine başlayın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Bir kimse karısına kin beslemesin. Onun bir huyunu beğenmezse, bir başka huyunu beğenir.»
عربي İngilizce Fransızca
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdim. Bevletti, abdest aldı ve mestlerinin üzerine mesh etti."
عربي İngilizce Fransızca
«Tuvalete gittiğiniz zaman, önünüzü ve arkanızı kıbleye doğru dönmeyin. Yönünüzü doğuya yahut batıya döndürün.»
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz bevlederken zekerini sağ eliyle tutmasın, sağ eliyle istinca etmesin ve (bir şey içerken) kabın içine solumasın.»
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar ve ikindi namazından sonra da güneş batıncaya kadar namaz kılmayı yasakladı.
عربي İngilizce Fransızca
«Başını imamdan önce kaldıran kimse; Allah’ın, onun başını eşek başına ya da suretini eşek suretine çevirmesinden korkmaz mı?»
عربي İngilizce Fransızca
"Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- namaza kalktığı zaman ellerini omuz hizasına kadar kaldırdıktan sonra tekbir getirirdi. Rükûya eğilmek istediğinde yine ellerini aynı şekilde kaldırır ve rükûdan başını kaldırdığı zaman yine ellerini aynı şekilde kaldırırdı."
عربي İngilizce Fransızca
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, avucum O'nun avuçlarının içinde olduğu halde, Kur'an'dan sure öğretir gibi teşehhüdü öğretti. «et-Tahiyyâtu li’llâhi ve’s-salavâtu ve’t-tayyibâtu es-selâmu aleyke eyyuhe’n-nebiyyu ve rahmetullâhi ve berakâtuhu es-selâmu aleynâ ve alâ ibâdi’llâhi’s-sâlihîn. Eşhedu en lâ ilâhe illâllâh ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve rasûluhu.» (Tahiyyat (bütün yüceltme ve övgüler), tayyibat ve salavat Allah içindir. Ey Peygamber! Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selâm, bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun. Şehadet ederim ki Allah’tan başka hakkıyla ibâdete layık hiçbir ilah yoktur. Yine şehadet ederim ki Muhammed sallallahu ‘aleyhi ve sellem Allah'ın kulu ve Rasûlüdür.)
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dua ederdi: «Allâhumme innî eûzu bike min azâbi'l kabri ve azâbi'n-nâri ve min fitneti'l mahyâ ve'l memâti ve min fitneti'l mesîhi'd-Deccâl.» (Allah'ım! Kabir azabından, cehennem azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve Mesih Deccal'ın şerrinden sana sığınırım.)
عربي İngilizce Fransızca
Ey Allah’ın Rasûlü! Anam babam sana feda olsun, tekbir ile kıraat arasındaki sükût etmenizde ne okuyorsunuz? Rasûlullah şu duayı okuyorum: «Allahumme bâid beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâadte beyne’l-maşriki ve’l-mağrib. Allahumme nakkinî min hatâyâye kemâ yunakka’s-sevbu’l-ebyadu mine’d-denes. Allahumme’ğsilnî min hatâyâye bi’s-selci ve’l-mâi ve’l-berad.» «Allah'ım! Doğu ve batının arasını uzaklaştırdığın gibi, beni de günahlarımdan uzaklaştır. Allah'ım! Beyaz elbisenin kirden temizlendiği gibi, beni de günahlarımdan temizle. Allah'ım! Beni günahlarımdan kar, su ve dolu ile arındır (temizle).» dedi.
عربي İngilizce Fransızca
«Secdede mu'tedil olun. Siz­den biriniz kollarını, köpeğin dirseklerini yere yaydığı gibi yayma­sın.»
عربي İngilizce Fransızca
Ben Enes b. Malik -radıyallahu anh-'a: "Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ayakkabıları ayağında iken namaz kılar mıydı?" diye sordum. Enes-radıyallahu anh-: “Evet!”, diye cevap verdi.
عربي İngilizce Fransızca
Birinizin kabından köpek içtiği zaman, onu yedi defa yıkasın.
عربي İngilizce Fransızca
«Allahummme innî eûzu bike mine'l hubusi ve'l habâis. (Allah’ım! Erkek ve dişi şeytanlardan ve tüm pisliklerden sana sığınırım.)»
عربي İngilizce Fransızca
«Her kim kalbinden sadık olarak Allah’tan şehitlik isterse, yatağında ölse bile Allah o kişiyi şehitler mertebesine eriştirir.»
عربي İngilizce Fransızca
"İnsanlara (Mekke'den ayrılmadan önce) en son bulunacakları yerin Beytullah olması emri buyuruldu. Ancak hayızlı kadına ruhsat verildi."
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e cünüplükten dolayı yıkanması için su koydum. Sağ eli ile sol eline iki kez -ya da üç kez- su döktü. Sonra avret bölgesini yıkadı. Sonra da elini yere sürdü.
عربي İngilizce Fransızca
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüblükten do­layı yıkandığı zaman ellerini yıkar ve namaz için abdest aldığı gibi abdest alır; ondan sonra yıkanırdı.
عربي İngilizce Fransızca
«Kabrimi (çokça gelinip, gidilen) bir yere çevirmeyiniz. Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Bana salat ve selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salat ve selamınız bana ulaşır.»
عربي İngilizce Fransızca
"Ben, mezisi çok gelen bir kimseydim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kızıyla evli olmam hasebiyle bunu sormaktan haya ettim. Mikdad b. Esved'e bunu sormasını emrettim. O, bu durumu Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorunca (aleyhissalatu vesselâm) şöyle buyurdu: «Cinsel organını yıkar ve abdest alır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Elbise giydiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağ tarafınız ile başlayınız.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, amellerin hangisi Allah'a en sevimlidir? diye sordum. «Vaktinde kılınan namazdır.» buyurdu. Sonra hangisidir? dedim. «Ana babaya iyilik etmektir.» cevabını verdi.
عربي İngilizce Fransızca
«Bunlar neden korkarlar? (Kuran'ın) muhkemiyle karşılaşınca kolayca kabulleniyorlar, müteşabihi ile karşılaşınca da helak oluyorlar.»
عربي İngilizce Fransızca
«Her günün sabahında iki melek iner. Bunlardan biri: "Allah’ım! Malını verene ardından yenisini ver!" diye dua eder. Diğeri de: "Allah'ım! Cimrilik edenin malını yok et!" diye beddua eder.»
عربي İngilizce Fransızca
“Sa’îd b. Cubeyr’in yanındaydım “Dün gece düşen yıldızı kim gördü?” diye sorunca, “Ben (gördüm)” dedim. Sonra da “Namaz kılıyor değildim, beni bir şey sokmuştu.” dedim
عربي İngilizce Fransızca
«Ben şüphesiz bu sancağı öyle birine vereceğim ki Allah fethi onun eliyle müyesser kılacaktır. O Allah'ı ve Rasûlünü sever, Allah ve Rasûlü de onu sever.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Kim Allah yolundaki bir mücahidi donatırsa (Allah yolunda) savaşmış olur. Kim de bir mücahide, ailesi hakkında hayırlı bir vekil olursa, o da (Allah yolunda) savaşmış olur.»
عربي İngilizce Fransızca
Amr b. Ebî Hasen'in, Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh-'a Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in nasıl abdest aldığını sorarken şahit oldum. Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh-, içi su dolu bir kap istedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in abdesti gibi onlar için abdest aldı. Ellerine kaptan su döktü ve ellerini üç kez yıkadı.
عربي İngilizce Fransızca
«Bilmez misin ki İslâm, kendinden önceki günahları yok eder, hicret de ondan önceki günahları yok eder, hac da ondan önceki günahları yok eder?»
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanına geldim taze misvakla dişlerini misvaklıyordu. Misvakı diline koymuş olduğu halde diline sürterken; öö, ööö diyordu. Sanki öğürüyordu. (Midesi bulanmış da kusuyormuş gibi ses çıkarıyordu.)
عربي İngilizce Fransızca
Ellerinle şöyle yapman sana yeterliydi dedi ve iki elini bir defa toprağa vurdu. Ardından sol elini sağ eline sürdü. Sonra da ellerinin üstünü ve yüzünü mesh etti.
عربي İngilizce Fransızca
Allah Teâlâ’nın benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan ihlâslı ve seçkin yakın çevresi ve ashâbı vardı. Bu samimi çevre ve ashâbından sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emrolunmadıklarını yapan kimseler onların yerini aldı. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mü’mindir, diliyle cihad eden mü’mindir; kalbiyle cihad eden de mü’mindir. Bu kadarcığı da bulunmayanda hardal tanesi ağırlığında bile iman yoktur.
عربي İngilizce Fransızca
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ayağını üzengiye koymuş vaziyette iken, bir adam: Hangi cihad daha faziletlidir, diye sordu? Peygamberimiz: «Zâlim sultan katında söylenen hak sözdür.» buyurdular."
عربي İngilizce Fransızca
"Namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek ve her müslümana nasihat etmek üzere Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e biat ettim."
عربي İngilizce Fransızca
Ey Muâz! Allah’a yemin ederim ki, ben seni gerçekten seviyorum. Sonra da ey Muâz! Sana her namazın sonunda; Allah’ım! Seni anmak, sana şükretmek ve sana güzelce kulluk etmekte bana yardım et! duasını hiç bırakmamanı tavsiye ediyorum.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ateşte yanacak topuklara yazıklar olsun!»
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece yatsı namazını geç vakte kadar geri bıraktı. Ömer -radıyallahu anh- çıktı ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz, buradaki kadınlar ve çocuklar uyuya kaldı!" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (evinden) çıktı ve başından sular damlıyordu ve şöyle buyurdu: «Eğer ümmetime ağır geleceği endişesi taşımasaydım (yatsıyı) bu saatte kılmalarını emrederdim.»
عربي İngilizce Fransızca
Ebû Hureyre -radıyallahu anh-’dan rivayet edilmiştir: ''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu ki:Allah Azze ve Celle buyurdu: ''Âdemoğlunun her bir işi kendinedir. Oruç hariç; o benim içindir, onun karşılığını ben veririm. Aynı zamanda oruç bir kalkandır. Sizden birinizin oruçlu bir günü olunca, o gün kötü konuşmaktan mutlaka kaçınsın, gürültü de çıkarmasın. Birisi kendisine söver ya da sataşırsa, ''Ben oruçluyum.''desin. Muhammed’in nefsi elinde olana yemin olsun ki, oruçlunun ağız kokusu Allah katında misk kokusundan daha hoş-tur. Oruçlu iken iki rahatlık bulunmaktadır. İftar ettiği zaman iftarın rahatlığı, Rabbine kavuştuğu zamanda orucun rahatlığını duyar.''Müttefakun aleyh.Bu lafız Buhârî'nin rivayetidir.Onun başka rivayetinde:''Yemeğini,içeceğini ve şehvetini benim için terk ediyor. Oruç hariç; o benim içindir, onun karşılığını ben veririm.İyiliğin karşılığı on kat iledir.''Müslim'in rivayetinde:''Ademoğlunun bütün ameli katlanır,iyilik on mislinden yediyüz misline kadar katlanır.Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Oruç bundan müs­tesna, çünkü oruç benim içindir. Onun karşılığını ancak ben veri­rim.Oruçlu benim için şehvetini ve yemesini kesti. Oruçlu kimse için iki sevinç vardır: Birisi iftar ettiği zamanki sevinci, diğeri ise Rabbiyle karşılacağı zamanki sevincidir. Oruçlu bir kimsenin ağız kokusu, Allah katında misk ko­kusundan daha hoştur.''
عربي İngilizce Fransızca
«Âişe kalk! Vitir namazını kıl!»
عربي İngilizce Fransızca
Âişe -radıyallahu anhâ- şöyle dedi: Bir gece Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanımda olmadığını fark ettim, karanlıkta el yordamıyla bakınmaya çalıştım. Bir de baktım ki, rükûda -veya secde halinde-:''Sübhâneke ve bi-hamdik, lâ ilâhe illâ ente: Ben seni ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve sana hamdederim. Senden başka ibadete lâyık hak ilâh yoktur” diye zikrediyor. Diğer bir rivayete göre şöyle dedi:(Onu araştırırken) elim ayağının tabanına temas etti. Secde vaziyetinde iki ayağını da dikmiş şöyle diyordu:Allâhümme innî eûzü bi-rızâke min sahatik, ve bi-muâfâtike min ukûbetik, ve eûzü bike minke, lâ uhsî senâen aleyke, ente kemâ esneyte alâ nefsike: Allahım! Senin gazabından rızâna, azâbından affına sığınırım. Ben Senden Sana sığınırım. Ben seni lâyık olduğun şekilde medh-ü senâ edemem. Sen kendini nasıl medh ü senâ etmişsen öylesin.''
عربي İngilizce Fransızca
En faziletli namaz hangisidir? diye sorulunca "Kıyamı/ayakta duruşu uzun olan namazdır." diye cevap buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- evine girdiği zaman ilk önce ne yapardı? diye sordum. "Dişlerini misvaklardı." dedi.
عربي İngilizce Fransızca
«Öyleyse o adamın kulaklarına –veya kulağına– şeytan işemiştir.»
عربي İngilizce Fransızca
«On şey fıtrattandır: Bıyıkları kesmek, sakalı salıvermek, misvak kullanmak, su çekerek burnu temizlemek, tırnakları kesmek, parmak üzerindeki eklemlerde kirlerin barınabileceği yerleri yıkamak, koltuk altındaki kılları yolmak/gidermek, kasıkları tıraş etmek, küçük abdest ve büyük abdest mahallerini yıkamaktır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm attığı yere vurarak, üzerine uzun bir gece var, yat, uyu der.»
عربي İngilizce Fransızca
Çok secde etmeye bak. Zira sen secde ettikçe, her secden sebebiyle Allah dereceni artırır ve günahını da döker.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ramazanda diğer aylardan daha fazla (kulluk yapmaya) çalışırdı. Ramazanın son on gününde de ramazanın öteki günlerinden daha fazla ibadet ederdi.
عربي İngilizce Fransızca
"Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in misvakını ve abdest suyunu akşamdan hazırlardık. Allah, O'nu, gecenin dilediği saatinde uyandırırdı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- uyanınca hemen misvakla dişlerini temizler, abdest alır ve namaz kılardı."
عربي İngilizce Fransızca
«Allah yolunda ayakları tozlanan kimsenin ayaklarına Cehennem ateşi dokunmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
«Şehit, ölüm anında sizlerden birinizin ısırıldığında hissettiği kadar acı hisseder.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kıyamet gününün sıkıntılarından Allah'ın kendisini kurtarmasından hoşlanan kimse, borcunu ödeyemeyene mühlet tanısın veya ondan bir bölümünü indirsin/hafifletsin.»
عربي İngilizce Fransızca
"İki serinlik namazını, sabah ve ikindiyi kılan kimse cennete girer."
عربي İngilizce Fransızca
Şayet ben Allah yolunda öldürülürsem günahlarıma kefâret olur mu? Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ona: «Evet, şayet sen sabrederek, ecrini sadece Allah'tan bekleyerek, cepheden kaçmaksızın düşmana karşı koyup Allah yolunda öldürülürsen, günahlarına kefâret olur. Ancak borçların bunun dışındadır. Bunu bana Cibrîl -aleyhisselam- söyledi.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, gecenin evvelinde (başında) uyur, son kısmında ise namaz kılardı."
عربي İngilizce Fransızca
Ey Allah'ın Rasûlü, benim iki komşum var. Bu ikisinden hangisine daha öncelik vereyim, ikram edeyim? diye sorduğunda, Peygamberimiz: «Sana kapısı en yakın olana.» diye buyurmuştur.
عربي İngilizce Fransızca
«Herhangi bir konuyu size emredip yasaklamadığım sürece, siz de beni kendi halime bırakınız. Sizden önceki ümmetleri çok sual sormaları ve peygamberlerine karşı münakaşaya dalmaları helak etti. Size herhangi bir şeyi yasakladığım zaman ondan kesinlikle sakınınız, bir şeyi emrettiğimde de onu, gücünüz yettiği ölçüde yerine getiriniz.»
عربي İngilizce Fransızca
Süt (emzirme), doğumun (nesebin) haram kıldığını haram kılar.
عربي İngilizce Fransızca
«İnsanlar iftarda acele ettikleri müddetçe hayır üzeredirler.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden biriniz, cumadan bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmadıkça, sadece cuma günü oruç tutmasın.»
عربي İngilizce Fransızca
"Biz, Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in zamanında yiyecekten bir sâ, arpadan bir sâ, Ikid/süzme peynirden bir sâ, kuru üzümden bir sâ olarak veriyorduk."
عربي İngilizce Fransızca
Biz Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber sahur yemeği yedik. Sonra (sabah) namazına kalktı. Enes b. Malik: Sahur ile sabah namazı arasında ne kadar zaman oldu? diye Zeyd’e sordum. O da: Elli ayet (okunacak) kadar diye cevap verdi.
عربي İngilizce Fransızca
«Fetihten sonra artık hicret yoktur; fakat cihad ve niyet vardır. (Allah yolunda) Sefere çağrıldığınız zaman hemen katılın.»
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ramazanın son on gününde Allah -azze ve celle- kendisini vefat ettirinceye kadar itikafa girdi. Vefatından sonra da hanımları itikafa girmeye devam ettiler."
عربي İngilizce Fransızca
«Sahur yemeği yiyiniz! Çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.»
عربي İngilizce Fransızca
Bir kimse Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e seferde/yolculukta oruç tutulur mu? diye sordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Dilersen oruç tut, dilersen tutma.» diye buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Ramazan ayını bir gün veya iki gün öncesinde oruçla karşılamayın. Ancak kişinin tutageldiği orucu o güne rastlarsa onu tutsun.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, fıtır sadakasını (fitre vermeyi) -ya da ramazan (sadakası) dedi- erkek kadın, hür köle herkes için, hurmadan bir sa’, arpadan bir sa’ olarak farz kılmıştı. İbn Ömer diyor ki: Sonra insanlar büyük ve küçük için buğdaydan yarım sa’ vermeye başladılar.
عربي İngilizce Fransızca
«Al­lah'a ve âhiret gününe îmân eden bir kadına, yanında bir mahremi olmaksızın bir gün bir gecelik mesafeye kadar yolculuk etmesi helâl olmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cima sebebiyle cünüp olarak sabahlıyor, sonra gusül abdesti alıp, oruç tutuyordu.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- iki günün orucundan men etmiştir: (Bunlar) ramazan bayramı ve kurban bayramı günüdür. İki türlü giyinişten men etmiştir: (Bunlar) tek bir kumaşa bürünerek (ellerini çıkaracağı bir açıklık bırakmamak) ve tek elbise içerisinde dizleri dikerek oturmaktır. İki vakitteki (nafile) namazdan da men etmiştir: (Bunlar da) sabah ve ikindiden sonra kılınan namazdır.
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden biriniz unutarak bir şey yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu Allah yedirmiş ve içirmiştir.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in telbiyesi: «Allah’ım! Ardı arkasına senin çağrını itaatle kabul ediyorum. Ardı arkasına senin çağrını kabul ediyorum, senin hiçbir ortağın yoktur. Çağrını kabul ediyorum, şüphesiz hamd de, nimet de, mülk de yalnız senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.» idi.
عربي İngilizce Fransızca
"Halilim (dostum) -sallallahu aleyhi ve sellem- bana şu üç şeyi; her aydan üç gün oruç tutmayı, iki rekât kuşluk (duhâ) namazı kılmayı ve uyumadan önce vitir namazını kılmayı tavsiye etti.”
عربي İngilizce Fransızca
«Kadir gecesini ramazanın son on gecesinin tek gecelerinde arayın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Görüyorum ki rüyalarınız, kadir gecesinin ramazanın son yedi gecesinde olduğu hususunda birbiriyle tutmaktadır. Kim kadir gecesini arayacaksa, onu son yedi günde arasın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Gece bu taraftan gelir, gündüz bu taraftan giderse oruçlu kimse iftar eder.»
عربي İngilizce Fransızca
«Beş veskten daha az olan mahsulde zekât yoktur. En küçüğü üçer yaşında olan beş deveden azında da zekât yoktur. Beş ûkıyyeden daha az miktarda olan gümüşte zekât yoktur.»
عربي İngilizce Fransızca
Ya Rasûlallah! Ben cahiliye devrinde Mescid-i Haram’da bir gece -bir rivayette bir gün- itikaf etmeyi nezretmiştim/adamıştım, ne yapayım? diye sordum. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Adağını yerine getir, buyurdu.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ramazan hilâlini gördüğünüz zaman oruca başlayın ve şevval hilâlini gördüğünüz zaman bayram edin. Eğer hava kapalı olur da hilali göremezseniz, onu takdir edin. (Oruca başlamak için şaban ayını, bayram yapmak için de ramazan ayını otuz gün olarak takdir edin.)
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabından bazı kişiler, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’e;Ya Rasûlallah! Servet sahipleri sevapları alıp gittiler. (Zira) bizim kıldığımız gibi namaz kılıyorlar, bizim gibi oruç tutuyorlar. (Fakat) onlar mallarının fazlalarını tasadduk ediyorlar demişler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:Size Allah tasadduk edecek bir şey vermemiş mi? Her tesbih mukabilinde bir sadaka, her tekbir bir sadaka, her tahmid bir sadaka, her tehlil bir sadaka, emri’bil-ma'rûf sadaka, kötülükten nehiy sadakadır. Birinizin cinsi münasebetinde bile sadaka vardır. buyurmuşlar. Ashap: Ya Rasûlallah! Birimiz şehvetini kaza eder de, onda da ecir mi olur? diye sormuşlar. Rasûlallah -sallallahu aleyhi ve sellem-: Ne dersiniz, o kimse şehvetini haramla tatmin ederse, ona günah olur mu? İşte bunun gibi helâlde tatmin ettiği zaman da ona sevap olur buyurmuşlar.
عربي İngilizce Fransızca
«Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphe vermeyene bak!»
عربي İngilizce Fransızca
«Kişinin cemaat ile kıldığı namaz, evinde ve pazarda kıldığı namazından yirmi küsur derece üstün olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah’tan başka ibadet edilecek hak ilah olmadığına, benim Allah’ın Rasûlü olduğuma şahitlik eden Müslüman bir kimsenin kanı ancak şu üç husustan birisi dolayısıyla helal olur. Zina eden evli, cana karşılık can ve dinini terk edip cemaatten ayrılan.»
عربي İngilizce Fransızca
«Eğer insanlara davaları ile verilecek olsaydı, (bir kısım) adamlar bir kavmin kanlarını ve mallarını iddia ederdi. Fakat (durum öyle değil) delil iddia edene, yemin ise inkar edenedir.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hastalıktan yahut başka bir sebepten dolayı gece namazını kılamaz ise gündüz bu namazı on iki rekat olarak kılardı.
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- (musibet anında) sesini ağlayarak yükselten (feryat eden), saçını kazıtan ve yakasını yırtan kadından beri (uzak) idi."
عربي İngilizce Fransızca
«Kim sarımsak veya soğan yemişse, bizden ve mescidimizden ayrılsın! Evinde otursun.»
عربي İngilizce Fransızca
Ramazan ayının son on günü girdiğinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleri ihyâ eder, ev halkını uyandırır, ciddiyetle ibadete soyunur ve eşleriyle ilişkiyi keserdi.
عربي İngilizce Fransızca
«O cehennemdedir.» buyurdu. Bunun üzerine Sahâbeler gelip adamın evindeki eşyalarına baktılar. Ganimet malından çaldığı bir abâ buldular.
عربي İngilizce Fransızca
«Beş vakit namazın misali, sizden birinizin kapısı önünden akıp giden ve her gün içinde beş defa yıkandığı bol sulu bir ırmak gibidir.»
عربي İngilizce Fransızca
Biz­ler (önceleri) namazda iken konuşurduk. Öyle ki bizden bir adam yanıbaşında namaz kılan arkadaşıyla konuşurdu. Bu hal, "Ve Allah'a, saygı ve korku dolu bir gönül ile el bağlayıp durun!" ayeti ininceye kadar devam etti. Bu ayet inince susmakla emrolunduk, (artık namazda) konuşmaktan men olunduk.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rükû ve secdede şu duayı çokça okurdu: «Subhâneke'llâhumme Rabbenâ ve bi hamdike, Allahummeğfirlî.» (Allah'ım! Yüce Rabbimiz! Seni ulûhiyyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder ve sana hamdederim. Allah'ım! Beni bağışla.)
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Namaz toplayıcıdır.» diye nida etmek üzere bir müezzin gönderdi. Bunun üzerine halk toplandı. Kendisi öne geçip dört rükû ve dört secdeli iki rekât namaz kıldırdı.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gecenin her zamanında vitir namazı kıldı. Gecenin başında, ortasında ve sonunda. Vitri sahur vakti son buldu.
عربي İngilizce Fransızca
«Çocuklarınıza yedi yaşlarında iken namaz kılmalarını emredin! Onlar on yaşlarına basınca da namaz için vurun ve yataklarını da ayırın.»
عربي İngilizce Fransızca
Allah sana nasıl selâm vereceğimizi öğretti, sana nasıl salavât getireceğiz? diye sorduk. O da şöyle buyurdu: «Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme, inneke hamîdün Mecîd. Ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme, inneke hamîdün Mecîd» (Allah'ım! İbrâhim’e (ve ailesine) rahmet ettiğin gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ailesine de rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık olan ve yüce olansın. Allah’ım! İbrâhim’e (ve ailesine) hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ailesine de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık olan ve yüce olansın.) deyiniz.
عربي İngilizce Fransızca
Fatihatu'l-Kitabı okumayanın kimsenin namazı yoktur.
عربي İngilizce Fransızca
«Bir kimse cuma günü cünüplükten temizleniyormuş gibi boy abdesti alır sonra cuma namazına ilk saatinde giderse bir deve kurban etmiş gibi sevap kazanır. İkinci saatte giderse bir inek kurban etmiş gibi sevap kazanır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden kim cuma namazına gelirse gusül (abdesti) alsın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim bir Müslümanın cenazesinin arkasından ecrine inanarak ve umarak gider ve namazı kılınıncaya kadar beklerse ona bir kîrât (büyük bir dağ kadar ya da Uhud Dağı kadar sevap) vardır. Kim de defnedilene kadar cenazede bulunursa ona da Kîrat vardır.» buyurdu. (Bu iki) Kîrât nedir? denilince, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Bu (iki kîrât) iki büyük dağ gibidir.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Yalan yere yemin ederek bir Müslümanın hakkını gasp eden kimseye Allah cehennemi vacip, cenneti de haram kılar.»
عربي İngilizce Fransızca
«Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazına gelip, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve fazladan üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim (hutbe okunurken) çakıl taşlarıyla oynarsa, boş ve manasız bir iş yapmış olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim sabah akşam camiye gider gelirse, her gidip gelişinde Allah Teâlâ o kimseye cennetteki ikramını hazırlar.»
عربي İngilizce Fransızca
«Yanında ok varken mescidlerimize veya çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demiri eliyle tutsun.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ey insanlar! Selâmı yayınız, yemek yediriniz, akrabalarınızla alâkanızı ve onlara yardımınızı devam ettiriniz. İnsanlar uyurken, siz namaz kılınız. Bu sayede selâmetle cennete girersiniz.»
عربي İngilizce Fransızca
İnsanların hangisi daha faziletlidir?
عربي İngilizce Fransızca
«Bir adam karısını ihtiyacını gidermek için yatağına çağırsa, kadın o sırada tandırda (fırında, ocakta) iş görüyor olsa bile gelsin.»
عربي İngilizce Fransızca
''Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur.''Müttefakun aleyh.Başka bir rivayette:Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim dedi:''Hepiniz çobansınız; hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Devlet reisi de bir çobandır ve sürüsünden sorumludur. Erkek, ailesinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Kadın, kocasının evinin çobanıdır ve sürüsünden sorumludur. Hizmetkâr, efendisinin malının çobanıdır; o da sürüsünden sorumludur. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve güttüğünüz sürüden sorumlusunuz.''
عربي İngilizce Fransızca
“Kim bir karış mikdarı bir yere haksız olarak zulümle sahip olursa, o yerin yedi katı boynuna geçirilir.”
عربي İngilizce Fransızca
İmam âmîn deyince siz de âmîn deyin. Zira her kimin âmîn deyişi, meleklerin âmîn dediğine tevafuk ederse, o kimsenin geçmiş günahları affolunur.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- munâbezeden (yani karşılıklı atışma suretiyle yapılan satıştan) nehyetti. Munâbeze; kişinin satacağı kumaşını, almak isteyenin o kumaşı alt üst etmesine ve ona bakmasına, düşünmesine fırsat vermeden önce alıcıya doğru atmasıdır (yani atması suretiyle yapılan bir satıştır) dedi. Ve yine Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-, mülâmeseden (yani el dokundurmak suretiyle yapılan satıştan) de nehyetti. Mülâmese, alıcının kumaşa bakmayıp, sadece elle dokunması suretiyle yapılan satıştır.
عربي İngilizce Fransızca
"Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- olgunlaşmadan meyvelerin satışını yasaklamıştır. Kendisine meyvelerin olgunlaşması nasıl olur diye sorulunca; «Onun kızarması, sararmasıdır.» diye açıkladı ve devamla şöyle buyurdu: «Allah meyvenin yetişmesine mani olacak olsa, kardeşinden aldığın parayı nasıl helal addedeceksin?»"
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- olgunlaştığı meydana çıkıncaya kadar meyveyi satmayı yasakladı. Bunu hem satıcıya ve hem de alıcıya yasakladı.
عربي İngilizce Fransızca
«Kim, helâl kazancından bir hurma kadar sadaka verirse, – ki Allah, helâlden başkasını kabul etmez– Allah o sadakayı sağı ile kabul eder. Sonra onu dağ gibi oluncaya kadar, herhangi birinizin tayını büyüttüğü gibi, sahibi adına ihtimamla büyütür.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ey gençler topluluğu, sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan daha çok korur ve ferci de daha çok muhafaza eder. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun. Çünkü oruç onun için bir kalkandır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden kim cemaate namaz kıldırırsa, namazı hafif (kısa) tutsun. Zîra cemaatte zayıf, sakat, hasta ve ihtiyaç sahibi kimse vardır. Tek başına kıldığı zamanda dilediği kadar uzatsın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ashabım! (Yanında mahremi bulunmaksızın) kadınların yanına girmekten sakınınız.» buyurmuştur. Bunun üzerine Ensar'dan birisi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Ya kocanın erkek kardeşi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Kadının onunla yalnız kalması ölüm gibidir.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
"Altını altın ile satma ve değiştirme ribâdır/faizdir. Ancak iki tarafın birbirine 'Ha al, ha ver' diyerek, elden ele peşin verip almış olmaları hâli müstesnadır. Gümüşü gümüşle satma ve değiştirme faizdir. Ancak iki tarafın birbirine 'Ha al, ha ver' diyerek, elden ele peşin verip almış olmaları hâli müstesnadır. Buğdayı buğdayla değiştirme de ribâdır/faizdir. Ancak iki taraf birbirine 'Ha al, ha ver' diye peşin alıp vermeleri müstesnadır. Arpayı arpa ile satmak da ribâdır/faizdir. Ancak 'Ha al, ha ver' denilmesi müstesnadır."
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, şehirlinin köylünün malına simsarlık etmesini yasakladı. «Müşteri kızıştırmayınız. Bir kimse kardeşinin satışı üzerine satış yapmasın. Din kardeşinin dünürlüğü üzerine dünür göndermesin.»
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- habelu'l-habelenin (develeri, doğacak yavrunun doğuracağı yavrusu vaktine kadar vadeli) satışını yasakladı."
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gümüşün gümüşe, altının altına, başa baş olmayan satışını yasakladı. Bize altın mukabilinde dilediğimiz şekilde gümüş ve gümüş mukabilinde dilediğimiz şekilde altın satın almayı emretti.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir ordunun veya seriyyenin başına komutan tayin ettiği zaman, -hassaten komutana- Allah'a karşı muttaki olmasını, beraberindeki Müslümanlara da hayır tavsiye eder ve sonra şunları söylerdi: ''Allah'ın adıyla ve Allah'ın rızası için savaşın. Allah'ı inkâr eden kâfirlerle çarpışın. Gazâ edin fakat ganimete hıyanet etmeyin, haksızlıkda bulunmayın, ölülerin vücudlarına sataşıp burun ve kulaklarını kesmeyin, (önünüze çıkan) çocukları öldürmeyin! Müşrik düşmanlarla karşılaşınca onları önce üç şeyden birine çağır: Bunlardan birine cevap verirlerse onlardan bunu kabul et ve artık dokunma! Önce İslâm'a dâvet et. İcabet ederlerse hemen kabul et ve elini onlardan çek. Sonra onları yurtlarından muhâcirler diyarına hicrete dâvet et. Ve onlara haber ver ki, eğer bunu yapacak olurlarsa Muhacirler´e va´dedilen bütün mükâfaat ve vecibeler aynen onlar için de olacaktır. Hicretten imtina edecek olurlarsa bilsinler ki, Müslüman bedevîler hükmündedirler ve Allah'ın mü'minler üzerine câri olan hükmü onlara icra edilecektir; ganimet ve fey´den kendilerine hiçbir pay ayrılmayacaktır. Müslümanlarla birlikte cihâda katılırlarsa o hâriç, (o zaman ganimete iştirak ederler.)Bu şartlarda Müslüman olma teklifini kabul etmezlerse, onlardan cizye iste, senin bu isteğini kabul ederlerse hemen kabul et ve onları serbest bırak.Eğer bunu kabul etmeyecek olurlarsa onlara karşı Allah´tan yardım dile ve onlarla savaş. Bu durumda bir kale ahâlisini kuşatacak olupta onlar senden Allah ve Rasûlü'nün ahd ve emânını talep ederlerse kabul etme; onlar için, kendine ve ashâbına ait bir emân tanı. Zira sizin kendi ahdinizi veya arkadaşlarınızın ahdini bozmanız, Allah´ın ve Rasûlü'nün ahdini bozmaktan daha kolaydır. Eğer bir kale ahalisini kuşattığında onlar, senden Allah´ın hükmünü tatbik etmeni isterlerse sakın onlara Allah´ın hükmünü tatbik etme, lâkin kendi hükmünü tatbik et. Zira Allah'ın onlar hakkındaki hükmüne isabet edip etmeyeceğini bilemezsin.''
عربي İngilizce Fransızca
Her ay üç gün oruç tutmak, bütün seneyi oruçla geçirmek demektir."
عربي İngilizce Fransızca
“Elini, vücudundaki (acıyan) yerin üzerine koy."
عربي İngilizce Fransızca
«İmam ancak kendisine uyulsun diye imamdır. Bu sebeple o tekbir alınca siz de tekbir alınız. Rükûa varınca, siz de rükû yapınız. "Semiallahu limen hamideh." derse, siz de "Rabbena leke’l-hamd" deyiniz. O secde ederse siz de secde edin. O oturarak namaz kılarsa, siz de birlikte oturarak namaz kılın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Dul kadın emri alınmadan evlendirilemez. Bekar kıza izni sorulmadan evlendirilemez.» Ey Allah'ın Rasûlü! Bekar kızın izni nasıldır? diye sorulunca Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de; «Onun izni, sükut etmesidir/susmasıdır.» diye cevap verdi.
عربي İngilizce Fransızca
"Bizim orucumuzla Ehl-i Kitab'ın orucu arasındaki fark sahur yemeğidir.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hayır konusunda insanların en cömertiydi.
عربي İngilizce Fransızca
"Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- yılın hiçbir ayında Şaban ayında tuttuğu kadar çok oruç tutmazdı.
عربي İngilizce Fransızca
''Güneş doğmadan ve batmadan önce namaz kılan bir kimse cehenneme girmeyecektir.''
عربي İngilizce Fransızca
''Eğer önümüzdeki seneye (sağ) kalırsam, mutlaka dokuzuncu gününde de oruç tutacağım.''
عربي İngilizce Fransızca
Bir müslüman, farz namazın vakti geldiğinde güzelce abdest alır
عربي İngilizce Fransızca
Farz namazların ardından okunan zikirleri okuyan –veya bunları yapan– kimse hiçbir zaman zarara uğramaz.
عربي İngilizce Fransızca
«Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere; “Büyük arşın sahibi yüce Allah’tan seni iyi etmesini dilerim.” diye dua ederse, Allah o hastayı iyi eder.»
عربي İngilizce Fransızca
Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır
عربي İngilizce Fransızca
“Kim müezzini işittiği zaman: Tek olan ve ortağı bulunmayan Allah’tan başka hak ilâh olmadığına şahitlik ederim
عربي İngilizce Fransızca
'Medine, Ayr dağından Sevr dağına kadar olan yerler harem bölgedir. Her kim orada Kitap ve Sünnet’e aykırı bir iş yapar veya bid’at çıkaran birini korursa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti onun üzerine olsun. Allah Teâlâ kıyamet gününde o kimsenin ne farz ne de nafile ibadetlerini ve kabul etmeyecektir.''
عربي İngilizce Fransızca
«Kendisine atıcılık öğretildikten sonra bırakan kimse bizden değildir veya isyan etmiştir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Cihad etmeden, içinde cihad etme arzu ve niyeti de taşımadan ölen kimse, münafıklıktan bir şube üzere ölmüş olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Zekâtı verilmeyen her altın ve gümüş, kıyamet günü ateşte kızdırılarak levhalar haline getirilip sahibinin yanları, alnı ve sırtı bunlarla dağlanır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah’ın arefe gününden daha çok sayıda kulu ateşten azat ettiği başka hiçbir gün yoktur. Şüphesiz ki O, oldukça yaklaşır, sonra onlarla meleklere karşı övünerek; bunlar ne istedi.» buyurur.
عربي İngilizce Fransızca
"Onun suyu temiz, ölüsü helaldir."
عربي İngilizce Fransızca
«Su iki kulle olduğunda pislik taşımaz.»
عربي İngilizce Fransızca
«Siz (mü'minlere) iki ölü hayvan ile iki kan helal kılındı. İki ölü hayvan balık ve çekirge; iki kan da ciğer ve dalaktır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden birinizin içeceği içine sinek düştüğü zaman, o kişi sineği içeceğin içine batırsın, sonra çıkarsın (atsın). Çünkü sineğin iki kanadının birisinde hastalık, diğerinde de şifâ vardır.»
عربي İngilizce Fransızca
“Altın ve gümüş kaplarla su içen kimse, karnına cehennem ateşi doldurmuş olur.”
عربي İngilizce Fransızca
«Eğer ümmetime güçlük vermeyeceğini bilseydim, her namaz için misvak kullanmalarını emrederdim.»
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz uykudan uyandığı zaman abdest alsın ve üç kere sümkürsün. Zirâ şeytan, onun burnunun içinde geceler.»
عربي İngilizce Fransızca
''Abdullah b. Zeyd -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in şu şekilde) abdest aldığını görmüş: (İlk önce) ağzına su çekti, (sonra) burnuna su çekti. Sonra yüzünü üç defa, sağ elini üç defa, diğer elini üç defa yıkadı. Elinin artığı olmayan (yeni) bir suyla başına mesh etti. Ayaklannı da, tertemiz edinceye kadar yıkadı.''Sahih-i Müslim.
عربي İngilizce Fransızca
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- abdest aldı, başının ön tarafına, sarığına ve mestlerinin üzerine meshetti."
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- abdest aldığında suyu dirseklerinden ileri geçirirdi.
عربي İngilizce Fransızca
“Abdesti olmayanın namazı yoktur. Abdest alırken Allah Teâlâ'nın ismini zikretmeyen kimsenin de abdesti yoktur.”
عربي İngilizce Fransızca
«Dön de abdestini güzelce al!»
عربي İngilizce Fransızca
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir sâ' ile beş müd miktarı arasında değişen su ile yıkanır, bir müd miktarı su ile de abdest alırdı."
عربي İngilizce Fransızca
«Güzelce abdest alıp, sonra iki rekat namaz kılan ve namaza bütün kalbi ve benliği ile yönelen hiç kimse yoktur ki, kendisine cennet vâcip olmasın!»
عربي İngilizce Fransızca
"Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i mestlerinin üzerine mesh ederken gördüm.''
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz abdest alıp mestlerini giyince, onların üzerine mesh etsin; onlarla namaz kılsın ve dilerse, cünüplük (ten dolayı gusletmesi) hali dışında onları çıkarmasın.»
عربي İngilizce Fransızca
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, hanımlarından birini öpmüş sonra da namaz için çıkmış fakat abdest almamıştır."
عربي İngilizce Fransızca
"O, ondan bir et parçası değil midir?"
عربي İngilizce Fransızca
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh- şöyle dedi:Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bazı sahabeler birlikte bulunurlarken onların yanından bir cenaze geçti. Ashâptan bazıları o cenazeyi hayırla andı. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-:“Kesinleşti” buyurdu. Sonra bir cenaze daha geçti. Orada bulunanlar onu da kötülükle andılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yine:“Kesinleşti” buyurdu. Bunun üzerine Ömer b. el-Hattâb: Ne kesinleşti Ya Rasûlallah? Diye sordu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- da şöyle buyurdu: “Şu önce geçen cenazeyi hayırla andınız; bu sebeple onun cennete girmesi kesinleşti. Bu berikini kötülükle andınız; onun da cehenneme girmesi kesinleşti. Çünkü siz (mü’minler), yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz.''Müttefakun aleyh.
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lânet etti."
عربي İngilizce Fransızca
"Eğer buralı/Medineli olsaydınız canınızı yakardım. Zira siz, Rasûlullah'ın mescidinde sesinizi yükseltiyorsunuz."
عربي İngilizce Fransızca
"Ey insanlar! Sizler, ancak kötü kokulu olduklarını gördüğüm iki bitkiden yiyorsunuz. Bunlar soğan ve sarımsaktır."
عربي İngilizce Fransızca
"Sizden biri (kurban bayramında) kurban kesmek isterse Zilhicce'nin hilali göründüğünde, kurbanını kesinceye kadar kıllarını ve tırnaklarını kesmesin."
عربي İngilizce Fransızca
«Bir kimse ben İslam'dan beriyim der de eğer yalancı ise, dediği gibidir. Doğru ise İslam'a salim olarak dönmeyecektir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ey kadınlar topluluğu! Sadaka veriniz. Çünkü sizler bana cehennem ahalisinin çoğu olarak gösterildiniz.» buyurdu. Kadınlar: Yâ Rasûlallah, neden? diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Çünkü siz çokça lanet eder ve kocalarınızın yaptığı iyiliğe karşı nankörlük edersiniz. Aklı ve dini eksik olup da, aklı başında adamların aklını çelen sizin gibisini görmedim.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
"Biz (hayızdan) temizlendikten sonra gördüğümüz bulanıklığı ve sarı akıntıyı önemli bir şey saymazdık."
عربي İngilizce Fransızca
«Hayızın (normalde) seni hapsettiği (engellediği) süre kadar bekle, sonra da yıkan.»
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz eşiyle cinsel ilişkiye girdikten sonra, eğer bu ilişkisini tekrarlamak isterse iki ilişki arasında abdest alsın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim cuma günü abdest alırsa; ne güzel yapmıştır. Kim de guslederse, şüphesiz ki gusül efdaldır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Cuma günü yıkanmak, ergen olan herkese vaciptir/farzdır. Dişlerini misvaklaması ve eğer varsa koku sürmesi de sünnettir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Lânet edilen iki şeyden sakının!» buyurdular. Ashab, “Lanet edilen iki şey ne­­dir?” diye sordular. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de, «İnsan­la­rın yo­­lu ve gölgelendikleri yeri hela olarak kul­lan­mak­tır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ramazan girdiği vakit, cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur.»
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- aşura orucunu tutmuştur."
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cünüp iken suya dokunmaksızın uyurdu.”
عربي İngilizce Fransızca
"Cuma günü gelince, mescidin her bir kapısı üzerinde melekler yer alır. İnsanları mertebelerine göre yazarlar. Bu mertebeler önce geliş sırasına göredir.''
عربي İngilizce Fransızca
Ebû Hureyre -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Me­dine'nin kapıları ve yollarında bir takım me­lekler vardır. Medine'ye tâûn hastalığı da, Deccâl de giremez"
عربي İngilizce Fransızca
«Ramazan ve kurban bayramlarının ilk günlerinde oruç tutulmaz. Sabah namazının farzının kılınmasından sonra güneş doğana kadar, ikindiden sonra da güneş batana kadar namaz yoktur. (İbâdet için) şu üç mescidden başkasına yolculuk edilmez: Mescid-i Haram, Mescid-i Aksâ ve şu, benim mescidim.»
عربي İngilizce Fransızca
''Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize üç vakitte namaz kılmayı ve ölülerimizi defnetmeyi yasaklıyordu: Güneşin doğmasından itibaren bir veya iki mızrak boyu yükselmesine kadar, güneşin gök yüzünde tam dik oluşundan batıya yönelmesine kadar ve güneşin sararmasından itibaren batmasına kadar.''
عربي İngilizce Fransızca
«Kim ezanı işittiği zaman: "Allâhumme Rabbe hâzihi’d-da‘veti’t-tâmme, ve’s-salâti’l-kâ’ime, âti Muhammedeni’l-vesilete ve’l-fadîle veb'ashu makâmen mahmûdeni’llezî vaadteh." (Ey şu eksiksiz davetin ve kılınacak namazın Rabbi Allahım! Muhammed'e-sallallahu aleyhi ve sellem- vesîleyi ve fazîleti ver. Onu, kendisine vaadettiğin Makâm-ı Mahmûda ulaştır.) diye dua ederse, kıyamet gününde o kimseye şefaatim vâcip olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ergenlik çağına gelmiş bir kadın başörtüsü giymedikçe Allah onun namazını kabul etmez.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden biriniz omzunun üzerinde (onu örtecek) bir şey olmadan bir tek elbiseyle namaz kılmasın.»
عربي İngilizce Fransızca
Bulunduğu yön hangi yöne doğru olursa olsun Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- binek hayvanının üzerinde nafile namazı kılardı; farz namazı kılacağı zaman ise bineğinden iner, kıbleye doğru yönelirdi.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yola çıktığı zaman nafile namaz kılmak istediğinde devesini kıbleye yöneltip tekbir alırdı. Sonra bineğinin kendisini yönelttiği cihete doğru namazını kılardı.
عربي İngilizce Fransızca
«Mezarlık ve hamam (yıkanılan ve def-i hacet giderilen yer) hariç bütün yeryüzünün tamamı mesciddir.»
عربي İngilizce Fransızca
Namazda tesbih (subhanallah demek) erkeklere, tasfîk/el çırpmak (alkışlamak) da kadınlara mahsustur.
عربي İngilizce Fransızca
«İçinizden biri kendisini, gelen geçen insanlardan koruyacak bir sütreye karşı namaza durup da biri önünden geçmeye kalkacak olursa onu itip uzaklaştırsın; şayet dinlemez dayatırsa onunla mücadele etsin; çünkü o ancak bir şeytandır.»
عربي İngilizce Fransızca
Ebû Hureyre -radıyallahu anh'tan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir adamın ellerini beline koyarak namaz kılmasını yasakladı.''Sahih-i Buhârî.
عربي İngilizce Fransızca
Herbiriniz namazına durduğu vakit şüphesiz Rabb'ı ile münâcât eder yâhud Rabb'ı kendisi ile kıblesi arasındadır. O halde hiçbiriniz kıblesine doğru tükürmesin.(Şayet tükürmeye mecbur kalırsa) ya sol ta­rafına veya ayaklarının altına tükürsün.
عربي İngilizce Fransızca
«Şu perdeyi karşımdan kaldır; üzerindeki tasvirler/resimler namazda iken hep bana görünüp duruyor.»
عربي İngilizce Fransızca
«Bazı kimselere ne oluyor ki, namazlarında gözlerini semaya dikiyorlar?» Sonra sözünü daha da şiddetlendirdi ve; «Ya bundan vazgeçerler, ya da gözlerinin nuru alınır da kör olurlar.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Namazda esnemek şeytandandır. Biriniz namazda iken esneyeceği zaman gücü yettiği kadar esnemeyi hapsedip tutsun.»
عربي İngilizce Fransızca
«Mescide tükürmek günahtır, kefareti de gömmmek (onu ortadan kaldırmaktır).»
عربي İngilizce Fransızca
«Ben mescidleri yükseltip genişletmekle emrolunmadım.»
عربي İngilizce Fransızca