1. Anasayfa
  2. Kategoriler
  3. Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

Hadis Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, üzerine {Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman...} (Nasr: 1) suresi indikten sonra, kıldığı her namazda mutlaka şöyle derdi: «Subhâneke Rabbenâ ve bi-hamdike Allâhumma'ğfir-lî» Manası: «Rabbimiz! Seni hamdinle tenzih eder ve tesbih ederim. Allah'ım, beni bağışla!

عَنْ عَائِشَةَ أُمِّ المُؤْمِنينَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا قَالَتْ:
مَا صَلَّى النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ صَلاَةً بَعْدَ أَنْ نَزَلَتْ عَلَيْهِ: {إِذَا جَاءَ نَصْرُ اللَّهِ وَالفَتْحُ} [النصر: 1] إِلَّا يَقُولُ فِيهَا: «سُبْحَانَكَ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي». وعَنْها قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يُكْثِرُ أَنْ يَقُولَ فِي رُكُوعِهِ وَسُجُودِهِ: «سُبْحَانَكَ اللهُمَّ رَبَّنَا وَبِحَمْدِكَ، اللهُمَّ اغْفِرْ لِي» يَتَأَوَّلُ الْقُرْآنَ.

Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir:
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, üzerine {Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman...} (Nasr: 1) suresi indikten sonra, kıldığı her namazda mutlaka şöyle derdi: «Subhâneke Rabbenâ ve bi-hamdike Allâhumma'ğfir-lî» Manası: «Rabbimiz! Seni hamdinle tenzih eder ve tesbih ederim. Allah'ım, beni bağışla!» Yine Âişe -radıyallahu anha- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- rükû ve secdede çokça şöyle derdi: «Subhânekallâhumme Rabbenâ ve bi-hamdike, Allâhumma'ğfir-lî» Manası: «Allah'ım! Rabbimiz! Seni hamdinle tenzih eder ve tesbih ederim. Allah'ım, beni bağışla!» O, bu sözüyle Kur'an'ın (emrini) uyguluyordu.

Sahih Hadis Muttefekun aleyh Sahih-i Buhârî - 4967

Şerh

Müminlerin annesi Aişe -radıyallahu anha-'nın haber verdiğine göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’e {Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman...} ayeti nazil olunca, Kur’an’ın emrine uymuş ve Yüce Allah’ın “Rabbini hamt ile tespih et ve O’ndan mağfiret dile” emrine hemen uymuştur. Namazda rükû ve secde ederken sık sık «Subhâneke» yani ''Seni, sana yakışmayan her türlü noksanlıktan tenzih ederim'', «Allâhumme Rabbenâ ve bi-hamdike» yani ''Senin zatının, sıfatlarının ve fiillerinin kemaline karşı övgü ile, «Allâhumme'ğfir-lî» yani ''günahlarımı silip, onları affet'' derdi.

Hadisten Çıkarılan Hükümler

  1. Bu duanın, rüku ve secdelerde sık sık okunması müstehaptır.
  2. Ömrün son deminde istiğfar etmekte (bağışlanma dilemekte); ibadetlerin -ve özellikle de namazın- sonunda, ibadet esnasında meydana gelen kusur ve noksanlıkları telafi etmek adına yine istiğfar ile kapanış yapılması gerektiğine dair bir uyarı (ve işaret) vardır.
  3. Yüce Allah'a, duanın kabulü için tevessül etmenin en güzel yolu, O'na hamt etmek, O'nu tespih etmek ve O'nu her türlü noksanlıktan ve kusurdan tenzih etmektir.
  4. Her durumda istiğfarda bulunmanın ve bağışlanma dilemenin fazileti bildirilmiştir.
  5. Hadiste, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, Allah'a olan tam kulluğu ve emrine itaat etmesi ifade edilmiştir.

Tercümeleri Görüntüle

46 Geçerli Dil
EN English الإنجليزية
UR اردو الأوردية
ES Español الإسبانية
ID Indonesia الإندونيسية
UG ئۇيغۇرچە الأيغورية
BN বাংলা البنغالية
RU Русский الروسية
BS Bosanski البوسنية
SI සිංහල السنهالية
HI हिन्दी الهندية
ZH 中文 الصينية
FA فارسی الفارسية
VI Tiếng Việt الفيتنامية
TL Tagalog تجالوج
KU Kurdî الكردية
HA Hausa الهوسا
PT Português البرتغالية
ML മലയാളം المليالم
TE తెలుగు التلغو
SW Kiswahili السواحيلية
TA தமிழ் التاميلية
MY မြန်မာ البورمية
TH ไทย التايلندية
DE Deutsch الألمانية
PS پښتو بشتو
AS অসমীয়া الأسامية
SQ Shqip الألبانية
SV Svenska السويدية
AM አማርኛ الأمهرية
NL Nederlands الهولندية
GU ગુજરાતી الغوجاراتية
NE नेपाली النيبالية
PRS دری الدرية
SR Српски الصربية
RO Română الرومانية
HU Magyar المجرية
MOS Moore الموري
MG Malagasy المالاجاشية
KN ಕನ್ನಡ الكانادا
WO Wolof الولوف
UK Українська الأوكرانية
KA ქართული الجورجية
MK Македонски المقدونية
KM ភាសាខ្មែរ الخميرية
PA ਪੰਜਾਬੀ البنجابية
MR मराठी الماراثية