1. Anasayfa
  2. Kategoriler
  3. Fıkıh ve Fıkıh Usûlü

Hadis Sürekli oruç tutan kimse (hakiki anlamda) oruç tutmuş sayılmaz. Her aydan üç gün oruç tutmak, bütün yıl oruç tutmak gibidir

عَنْ عَبْدَ اللَّهِ بْنِ عَمْرِو بْنِ العَاصِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا، قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
«إِنَّكَ لَتَصُومُ الدَّهْرَ، وَتَقُومُ اللَّيْلَ؟»، فَقُلْتُ: نَعَمْ، قَالَ: «إِنَّكَ إِذَا فَعَلْتَ ذَلِكَ هَجَمَتْ لَهُ العَيْنُ، وَنَفِهَتْ لَهُ النَّفْسُ، لاَ صَامَ مَنْ صَامَ الدَّهْرَ، صَوْمُ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ صَوْمُ الدَّهْرِ كُلِّهِ»، قُلْتُ: فَإِنِّي أُطِيقُ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ، قَالَ: «فَصُمْ صَوْمَ دَاوُدَ عَلَيْهِ السَّلاَمُ، كَانَ يَصُومُ يَوْمًا وَيُفْطِرُ يَوْمًا، وَلاَ يَفِرُّ إِذَا لاَقَى».

Abdullah b. Amr b. el-Âs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
"Senin sürekli oruç tuttuğun ve geceleri ibadetle geçirdiğin bana haber verildi, doğru mu?" diye buyurdu. Ben: “Evet” dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: "Eğer böyle yaparsan gözlerin çöker (ferini kaybeder) ve nefsin (bedenin) yorulup bitkin düşer. Sürekli oruç tutan kimse (hakiki anlamda) oruç tutmuş sayılmaz. Her aydan üç gün oruç tutmak, bütün yıl oruç tutmak gibidir. Ben: “Ben bundan daha fazlasına güç yetirebilirim.” dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Öyleyse Dâvûd aleyhisselam'ın orucunu tut. O bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Ayrıca düşmanla karşılaştığında da kaçmazdı.”

Sahih Hadis Muttefekun aleyh Sahih-i Buhârî - 1979

Şerh

Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, Abdullah bin Amr -radıyallahu anhuma-'nın sene boyunca sürekli oruç tuttuğu ve hiç iftar etmediği, geceleri ibadetle geçirdiği ve hiç uyumadığı haber verildi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- onu bundan men etti ve ona şöyle dedi: Bazı günler oruç tut, bazı günlerde tutma. Gece namaza da kalk, uykunu da uyu. Ayrıca onu, sürekli oruç tutmaktan ve gecenin tamamını ibadetle geçirip hiç uyumamaktan da sakındırdı. Bunun sebebini açıklayarak şöyle buyurdu: Eğer bunu yaparsan gözlerin zayıflar, çöker ve ferini kaybeder; nefsin de yorulur, bitkin düşer ve güçten kesilir. Daha sonra: ‘Bütün yılı oruçla geçiren kimse oruç tutmuş sayılmaz’ buyurdu. Çünkü bu kimse, yasaklanan bir davranışı işlediği için orucun sevabını tam olarak elde edememiştir; öte yandan iftar da etmemiştir, zira yemekten ve içmekten uzak durmuştur. Böylece ne tam anlamıyla orucun faziletine erişmiş ne de iftar etmiş sayılmıştır. Daha sonra ona, her aydan üç gün oruç tutmasını tavsiye etti. Çünkü bu, bütün yıl oruç tutmak gibidir. Zira bir iyilik on katıyla karşılık görür; bu ise iyiliğe verilen en az miktardır. Bunun üzerine Abdullah şöyle dedi: Ben bundan daha fazlasını yapabilirim. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ise şöyle buyurdu: "Öyleyse en faziletli oruç olan Davud -aleyhisselam-'ın orucunu tut. Çünkü o, oruçların en faziletlisidir. Dâvûd bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı. Ayrıca düşmanla karşılaştığında kaçmazdı. Çünkü onun oruç tutma şekli bedenini zayıf düşürmezdi.

Hadisten Çıkarılan Hükümler

  1. Her aydan üç gün oruç tutmak, sanki bütün seneyi oruçlu geçirmek gibidir. Çünkü her iyiliğe on misliyle karşılık verildiğinden bunun karşılığı otuz gündür. Dolayısıyla her aydan üç gün oruç tutan, sanki bütün seneyi oruçlu geçirmiş gibi olur.
  2. Allah'a davet yöntemlerinden biri de salih amele teşvik etmek, o amelin ve ona devamlılık göstermenin sevabını zikretmektir.
  3. el-Hattâbî -rahimehullah- şöyle demiştir: Abdullah bin Amr kıssasının özü şudur: Allah Teâlâ kulunu sadece oruçla değil, çeşitli başka ibadetlerle de mükellef kılmıştır. Eğer kul bütün gücünü birine harcarsa, diğer ibadetlerde eksik kalır. Bu yüzden başka ibadetlere dermanı olması için bu konuda orta yollu olmak daha evladır. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Davud -aleyhisselam- hakkındaki şu sözleri buna işaret etmektedir: "O, (düşmanla) karşılaştığında kaçmazdı." Çünkü cihat edebilmek uğruna oruç tutmayarak güç toplardı.
  4. İbadetlerde derine dalmak ve aşırıya kaçmak yasaklanmıştır. Hayırlı olan ise sünnete bağlı kalmaktır.
  5. İlim ehlinin çoğunluğunun (cumhurun) görüşüne göre, bütün yılı kesintisiz olarak oruçla geçirmek mekruhtur. Ancak kişi bu sebeple kendisini zorlar, bedenine zarar verir, nefsine ağır yük yükler, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sünnetinden yüz çevirir ve kendi uygulamasının sünnetten daha faziletli olduğuna inanırsa, bu durumda haram olur.

Tercümeleri Görüntüle

46 Geçerli Dil
EN English الإنجليزية
UR اردو الأوردية
ES Español الإسبانية
ID Indonesia الإندونيسية
UG ئۇيغۇرچە الأيغورية
BN বাংলা البنغالية
RU Русский الروسية
BS Bosanski البوسنية
SI සිංහල السنهالية
HI हिन्दी الهندية
ZH 中文 الصينية
FA فارسی الفارسية
VI Tiếng Việt الفيتنامية
TL Tagalog تجالوج
KU Kurdî الكردية
HA Hausa الهوسا
PT Português البرتغالية
ML മലയാളം المليالم
TE తెలుగు التلغو
SW Kiswahili السواحيلية
TA தமிழ் التاميلية
MY မြန်မာ البورمية
TH ไทย التايلندية
DE Deutsch الألمانية
PS پښتو بشتو
AS অসমীয়া الأسامية
SQ Shqip الألبانية
SV Svenska السويدية
AM አማርኛ الأمهرية
NL Nederlands الهولندية
GU ગુજરાતી الغوجاراتية
NE नेपाली النيبالية
PRS دری الدرية
SR Српски الصربية
RO Română الرومانية
HU Magyar المجرية
MOS Moore الموري
MG Malagasy المالاجاشية
KN ಕನ್ನಡ الكانادا
WO Wolof الولوف
UK Українська الأوكرانية
KA ქართული الجورجية
MK Македонски المقدونية
KM ភាសាខ្មែរ الخميرية
PA ਪੰਜਾਬੀ البنجابية
MR मराठी الماراثية