Hadislerin Listesi

Rukye, temâim (muska) ve tivele (muhabbet muskası) şirktir
عربي الإنجليزية الأوردية
“Sa’îd b. Cubeyr’in yanındaydım “Dün gece düşen yıldızı kim gördü?” diye sorunca, “Ben (gördüm)” dedim. Sonra da “Namaz kılıyor değildim, beni bir şey sokmuştu.” dedim
عربي الإنجليزية الأوردية
Allah'a yemin ederim ki Allah'ın senin vesilenle bir tek kişiye hidayet vermesi, senin için kızıl develerden daha hayırlıdır
عربي الإنجليزية الأوردية
Elini, vücudunda ağrıyan yerin üzerine koy ve yedi kere şöyle dua et: Bismillah. Bedenimde çekmekte olduğum ve çekindiğim şu hastalığın şerrinden Allah'ın izzet ve kudretine sığınıyorum
عربي الإنجليزية الأوردية
Ebû Hureyre -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Me­dine'nin kapıları ve yollarında bir takım me­lekler vardır. Medine'ye tâûn hastalığı da, Deccâl de giremez"
عربي الإنجليزية الأوردية
Abdurrahman b. Avf ve Zübeyr b. Avvam -radıyallahu anhum-, birlikte bulundukları bir savaşta vücutlarındaki bitlerden dolayı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e şikâyette bulundular.
عربي الإنجليزية الأوردية
Eğer sabredeyim dersen, sana Cennet vardır. Ama yine de sen istersen, sana şifa vermesi için Allah’a dua ederim.» buyurdu
عربي الإنجليزية الأوردية
Sana eziyet veren her şeyden, her kötü nefsin, gözün veya hasetçinin gözünden koruması için sana Allah’ın adıyla rukye yapıyorum (okuyorum). Allah sana şifa versin. Allah'ın adıyla sana okuyorum (rukye yapıyorum)
عربي الإنجليزية الأوردية
Habbâb b. el-Eret –radıyallahu anh-’ı ziyarete gittik. (Bir rahatsızlıktan dolayı) yedi defa ateşle dağlanmıştı.
عربي الإنجليزية الأوردية
"Bir kimse hastalandığında..."
عربي الإنجليزية الأوردية
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-cinlerden ve insanların gözünden Allah'a sığınırdı.
عربي الإنجليزية الأوردية
«Allah doğru söyledi, fakat kardeşinin karnı yalan söylemiştir. Haydi ona yine bal şerbeti içir!»
عربي الإنجليزية الأوردية
«Humma/Sıtma hastalığı cehennem ateşinin kaynaması olduğu için derhal su ile söndürün.»
عربي الإنجليزية الأوردية
Ukl veya Ureyne kabilelerinden birtakım kimseler Medine'ye geldiler. Ancak Medine'nin havası kendilerine iyi gelmedi ve hastalandılar
عربي الإنجليزية الإندونيسية
«Köpeğin satış bedeli pistir. Fahişeye ödenen ücret pistrir. Hacamat yapanın kazancı pistir.»
عربي الإنجليزية الأوردية
“Ümmetimin tükenişi ta'n ve taunla olacaktır."
عربي الإنجليزية الأوردية
"Ey Beyaza oğulları, Ebû Hind'i (kızlarınızla) evlendiriniz. Onun (kızlarıy)la da evleniniz.
عربي الإنجليزية الأوردية
Amr b. Şuayb, babası kanalıyla dedesinden rivayet ettiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kimse, (ehil olmadığı) halde tabip­lik yapmaya kalkar (ve hastaya zarar verirse), sorumludur."
عربي الإنجليزية الأوردية
«Allah'ım! Sen insanların Rabbisin! Sıkıntıyı giderensin! Şifa ihsan et. Zira Sen eş-Şâfi'sin/şifa vericisin. Senden başka şifa verecek olan hiçbir kimse yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın.»
عربي الإنجليزية الأوردية
Allah'ım! Sen insanların Rabbisin! Sıkıntıyı giderensin! Şifa ihsan et. Zira Sen eş-Şâfi'sin/şifa vericisin. Senden başka şifa verecek olan hiçbir kimse yoktur. Öyle bir şifa ver ki, hastalıktan eser kalmasın
عربي الإنجليزية الأوردية
Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere: “Büyük arşın Rabbi yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim.” diye dua ederse, Allah onun bu hastalığını iyileştirir
عربي الإنجليزية الأوردية