Hadislerin Listesi

Büyük günahların en ağırını size haber vereyim mi?”
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz kardeşini (Allah için) seviyorsa ona sevdiğini söylesin.»
عربي İngilizce Fransızca
«Büyük günahlar şunlardır: Allah’a ortak koşmak, ana babaya itaatsizlik etmek, bir kimseyi haksız yere öldürmek ve yalan yere yemin etmek.»
عربي İngilizce Fransızca
«Dul kadın ve yoksul yetim kimselerle ilgilenmek için gayret edip koşturan kişi Allah yolunda cihâd eden kimse gibidir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Helak eden yedi şeyden sakının!» Oradakiler de: "Onlar nelerdir?" ey Allah'ın rasûlü diye sordular. Bunun üzerine O da şöyle buyurdu: «Allah'a şirk koşmak, sihir yapmak, Allah’ın haram kıldığı bir canı haksız yere öldürmek, faiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında cepheden kaçmak, iffetli, kendi halinde mü’min kadınlara zina iftirasında bulunmak.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ben şirk konusunda kendisine ortak koşulanların şirkten en uzak olanıyım. Her kim bir amel işler de benimle birlikte başkasını ona ortak ederse onu ve işlemiş olduğu şirkini bırakırım.’ buyurdu.»
عربي İngilizce Fransızca
«Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Benim kabrimi de çokça ziyaret edilen bayram yerine çevirmeyin. Bana salat getirin, nerede olursanız olun bana salatlarınız ulaşır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilâh olmadığına, Allah’ın bir olduğuna ve O'nun bir ortağı olmadığına, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in O'nun kulu ve rasûlu (elçisi) olduğuna, aynı şekilde İsâ -aleyhisselam-’ın da Allah’ın kulu ve elçisi olup Meryem'e ulaştırdığı kelimesi ve kendisinden bir ruh olduğuna, aynı şekilde Cennet ve Cehennem'in hak olduğuna şehâdet ederse, her ne amel üzere olursa olsun Allah, onu Cennet'ine koyacaktır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim, Allah'ın karşısına O'na hiçbir şeyi şirk koşmadan çıkarsa Cennet'e girer. Kim de şirk koşarak Allah'ın karşısına çıkarsa o, Cehennem'e girer.»
عربي İngilizce Fransızca
"Kim bana iki çenesi arasındaki (dili) ile iki bacağı arasındaki (üreme organını haramdan) koruma sözü verirse, ben de ona cennet sözü veririm."
عربي İngilizce Fransızca
Câbir -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’i şöyle buyururken işittim: «Zikrin en faziletlisi, “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilah yoktur) tır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Cennet size, ayakkabınızın bağından daha yakındır. Cehennem de öyledir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz, iki cuma ve iki ramazan, aralarında işlenen günahlara kefaret olur.»
عربي İngilizce Fransızca
"Müslümana, vücûduna batacak bir dikene varıncaya kadar yorgunluk, hastalık, gelecekten kederlenme, geçmişten hüzünlenme, (başkalarından gelen) eza ve iç sıkıntısı isabet ederse, Allah muhakkak bu musibetleri sebebiyle o müslümanın günahlarından bir kısmına bunları kefaret kılar."
عربي İngilizce Fransızca
«Cehennem, nefse hoş gelen şeylerle kuşatılmış; cennet ise, nefsin istemediği şeylerle çepeçevre sarılmıştır.»
عربي İngilizce Fransızca
"Müslümanın, müslüman üstündeki hakkı beştir: Selamını almak, hasta ziyaretine gitmek, cenazesine katılmak, davetine icâbet etmek ve aksırınca yerhamükallah (Allah sana rahmet etsin) demektir."
عربي İngilizce Fransızca
«Satarken, alırken, alacağını isterken, kolaylık gösteren kimseye Allah rahmet etsin.»
عربي İngilizce Fransızca
"İnsanlara borç para veren bir adam vardı. O hizmetçisine şöyle derdi: Darda kalmış bir fakire vardığında onu affediver; umulur ki Allah da bizim günahlarımızı affeder. Nihayet o kişi Allah'a kavuştu ve Allah onu affetti."
عربي İngilizce Fransızca
«İlim tahsil etmek için (evinden) çıkan kimse, dönünceye kadar Allah yolundadır.»
عربي İngilizce Fransızca
«İki Müslüman, kılıçları ile (birbirlerini öldürmek için) karşı karşıya gelirlerse, ölen de öldürülen de ateştedir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Şüphesiz helal de apaçık bellidir, haram da apaçık bellidir. Bu ikisinin arasında, insanların birçoğunun (helal mi, haram mı olduğunu) bilmediği şüpheli şeyler vardır. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dini ve ırzı (şeref ve haysiyeti) lehine korunmuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Şüphesiz Allah, sizin şeklinize ve cisimlerinize bakmaz. Fakat O, sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ameller ancak niyetler iledir. Herkes için niyet ettiği şey vardır.»
عربي İngilizce Fransızca
Bir adam, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, bana tavsiyede (nasihatte) bulun dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kızma/öfkelenme!» dedi. Adam, isteğini tekrarladı. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kızma/öfkelenme!» dedi.
عربي İngilizce Fransızca
«Eğer Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, O sabah aç çıkıp akşam tok dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.»
عربي İngilizce Fransızca
Bir kul bir günah işlediğinde; «Allah'ım! Günahımı bağışla!» derse, Allah Tebâreke ve Teâlâ: «Kulum bir günah işledi ve günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi.» der.
عربي İngilizce Fransızca
«Verdiği hükümlerde, ailesinin ve halkın yönetiminde adaletli davranan yöneticiler, kıyamet gününde Allah Teâlâ’nın yanında nurdan yüksek koltuklar üzerinde otururlar.»
عربي İngilizce Fransızca
«Gıybet nedir bilir misiniz?» dedi. Ashâb : Allah ve Rasûlü daha iyi bilir dediler. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Kardeşini hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Şüphesiz ki, haksız olarak Allah’ın malını kullanan kimseler, kıyamet gününde cehennemi hak ederler.»
عربي İngilizce Fransızca
«Zandan sakının. Çünkü zan, sözlerin en yalan olanıdır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Her ademoğlu çokça hata eder. Çokça hata edenlerin en hayırlısı çokça tövbe edenlerdir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Her iyilik bir sadakadır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Din kardeşini güler yüzle karşılaman gibi bir iyiliği (yapmayı bile) sakın küçük görme!»
عربي İngilizce Fransızca
«Gerçek babayiğit, güreşte rakîbini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hâkim olandır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim bir hayra (iyiliğe) vesile olursa o kimseye hayrı yapan kimsenin ecri gibi ecir vardır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ölülere sövmeyin. Çünkü onlar (sağ iken hayırdan ve şerden) gönderdiklerine kavuştular.»
عربي İngilizce Fransızca
«Bir müslümanın, din kardeşini üç geceden (yani üç günden) fazla terkedip onunla küs durması helâl değildir. İki müslüman karşılaşırlar, biri bir tarafa, öteki öbür tarafa döner. Halbuki o ikisinin en hayırlısı önce selâm verendir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Akrabalarıyla ilişkiyi kesen Cennet'e giremez.»
عربي İngilizce Fransızca
«Koğuculuk yapan Cennet'e giremez.»
عربي İngilizce Fransızca
Kim, rızkının genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim (akrabayı ziyaret) yapsın.
عربي İngilizce Fransızca
''Kulun Allah'a en yakın olduğu an secdedeki anıdır. O halde secdede Allah'a çokca dua edin.''
عربي İngilizce Fransızca
«Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi mutlaka ya hayır söylesin ya da sussun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi komşusuna ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi misafirine ikramda bulunsun.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim insanlara merhamet etmezse Allah da ona merhamet etmez.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah katında erkeklerin en sevimsizi husûmet ve düşmanlığı şiddetli olandır.»
عربي İngilizce Fransızca
Allah’ın en sevdiği dört söz vardır. Bunlar: Subhanallah, Elhamdulillah, Lâ ilâhe illâllah Vallahû Ekber’dir. Hangisiyle başlasan beis yoktur.
عربي İngilizce Fransızca
Cennete girmeye en çok vesile olan ameller, Allah'a karşı takvalı olmak ve güzel ahlaktır.
عربي İngilizce Fransızca
Haya imandandır
عربي İngilizce Fransızca
«Dile hafif, mizana konduğunda ağır gelen ve Rahmân olan Allah’a çok sevimli olan iki kelime vardır: Subhanallahi ve bihamdihî subhanallahi’l–azîm"»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah katında, duâdan daha üstün (kıymetli) bir şey yoktur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim din kardeşinin ırzını/namusunu (ve şerefini) onun gıyabında müdafaa ederse, Allah, kıyamet günü onu cehennem ateşinden uzaklaştırır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim yüz defa "Subhanallahi ve bihamdihi" (Senin hamdinle Seni her türlü noksanlıklardan tenzih ederim) derse, küçük günahları deniz köpüğü kadar olsa bile bağışlanır.»
عربي İngilizce Fransızca
Her kim on kere "Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh, lehu'l mulku ve lehu'l-hamdu ve huve alâ kulli şey'in Kadîr" (Tek ve ortaksız olan Allah'tan başka hiç bir hak ilah yoktur. Mülk onundur, hamd onundur. O, her şeye kadirdir!) derse İsmail neslinden dört kişi azat etmiş gibi olur.
عربي İngilizce Fransızca
«Allah kim için hayır murad ederse onu dinde fakih kılar.»
عربي İngilizce Fransızca
«Şüphesiz ki, Allah; takva sahibi, (gönlü) zengin ve gizli (şöhretsiz, gösterişsiz, riyasız, samimi) kulu sever.»
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- güzel kokuyu geri çevirmezdi." Buharî rivayet etmiştir.
عربي İngilizce Fransızca
"Müminlerin iman bakımından en kâmil olanları ve ahlak bakımından en güzel olanları kadınlarına hayırlı olanlarıdır."
عربي İngilizce Fransızca
«Nerede yumuşak huyluluk, kolaylık varsa, orada güzellik vardır. Kolaylığın bulunmadığı her şey çirkindir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Şüphe yok ki Allah, kulunun bir şey yedikten sonra hamd etmesinden ve bir şey içtikten sonra hamd etmesinden razı olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Muhakkak ki mümin, güzel ahlakı sayesinde (gündüzleri) oruç tutan (geceleri) namaz kılan kimsenin derecesine erişir.»
عربي İngilizce Fransızca
«En hayırlınız, ahlâkı en güzel olanınızdır.»
عربي İngilizce Fransızca
‘’Allah Teâlâ, zalime vakit verir, bir kerede ansızın onu yakaladı mı, artık bırakmaz (onun için kurtuluş yoktur).’’
عربي İngilizce Fransızca
Benden sonra erkekler için kadınlardan daha zararlı hiçbir fitne bırakmadım.
عربي İngilizce Fransızca
«Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, ürkütmeyiniz.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden biriniz, beni, kendisine annesinden, babasından, çoluk çocuğundan ve herkesten sevmedikçe gerçek manasıyla iman etmiş olmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
Benim için Sübhânallâhi velhamdülillâhi velâ ilâhe illallahü vallâhü ekber demek
عربي İngilizce Fransızca
“ Her kim Bakara suresinin son iki ayetini geceleyin okursa ona yeter.”
عربي İngilizce Fransızca
“Kim Allahın kitabından bir harf okursa, onun için bir hasene (sevap) vardır. Her bir hasene için ise, on misli sevap vardır.
عربي İngilizce Fransızca
«Kim bir şeye bağlanırsa, o şeyle başbaşa bırakılır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Merhametlilere Rahman merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökteki de size merhamet etsin.»
عربي İngilizce Fransızca
"Rasulullah –sallallahu aleyhi ve sellem- (küçük çocuğun) saçının bir kısmının kesilip bir kısmının terk edilmesini yasakladı."
عربي İngilizce Fransızca
"Biz, tekellüf (etmek) ten yasaklandık."
عربي İngilizce Fransızca
«Kim Allah’dan başka (hak) ilâh olmadığına ve Muhammed’in, Allah’ın kulu ve rasûlü olduğuna içinden gelerek şehâdet ederse, Allah onu cehenneme haram kılar.»
عربي İngilizce Fransızca
“Oğlum, besmele çek! Sağ elinle ye! Hep önünden ye!”
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz yediği zaman sağ eliyle yesin, içtiği zaman da sağ eliyle içsin. Çünkü şeytan sol eliyle yer ve sol eli ile içer.»
عربي İngilizce Fransızca
«Saf ipek ve atlas elbise giymeyiniz. Altın ve gümüş kaptan bir şey içmeyiniz. Altın ve gümüş tabaklardan da yemek yemeyiniz! Bunlar dünyada kâfirlerin, âhirette ise sizlerindir.»
عربي İngilizce Fransızca
«İpek elbise giymeyiniz. Çünkü ipeği dünyada giyen âhirette giyemez.»
عربي İngilizce Fransızca
Muâviye -radıyallahu anh- mescidde halka halinde oturan bir cemaatin yanına geldi ve: "Burada niçin böyle toplandınız?" diye sordu. Onlar: Allah’ı zikretmek için toplandık, diye cevap verdiler.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- iki mezar yanına uğradı ve şöyle buyurdu: «(Dikkat edin!) Bunlar muhakkak azap olunuyorlar. Hem de büyük bir şeyden dolayı azap olunmuyorlar. Onlardan biri kovuculuk yapardı. Diğeri ise idrarından sakınmazdı, (iyice temizlenmezdi).»
عربي İngilizce Fransızca
"Ben bir seferde Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraberdim.(Abdest alacağı sırada) ayakkabısını çıkarmak üzere ellerimi uzattığımda bana: «Onları bırak! Çünkü ben, ayaklarımı, mestlerimin (çarıklarımın) içerisine abdestli olarak koydum.» buyurdu ve ayaklarının üzerini meshetti."
عربي İngilizce Fransızca
"Ya Rasûlallah! Bizden biri cünüp iken uyuyabilir mi?" Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Evet, abdest aldığı zaman uyuyabilir, (bunda bir sakınca yoktur)» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
"Sizden biri abdest aldığı zaman burnuna su çeksin, sonra sümkürsün. Kim taşla isticmar yaparsa tek sayı olarak taş kullansın. Sizden biriniz uykusundan uyandığında elini üç defa yıkamadıkça (içinde abdest suyu bulunan kaba daldırmasın, Çünkü o elinin nerede gecelediğini bilmez."
عربي İngilizce Fransızca
«Kişi evine girdiği za­man ve yemek yediği zaman Allah Teâlâ’yı anarsa, şeytan (kendi arkadaşlarına), “Size burada gece yiyecek bir yemek ve yatacak bir yer yok” der. Eğer kişi eve girerken Allah’ı hatırlamazsa, şeytan (arkadaşlarına), “Gece kalacağınız bir yer var.” der.»
عربي İngilizce Fransızca
"Ehl-i Beyt’ini sevip sayma konusunda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrini tutunuz."
عربي İngilizce Fransızca
«Dünya tatlı, göz kamaştırıcı ve çekicidir. Allah, onu sizin kullanmanıza verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Dünyaya aldanmaktan sakının. Kadınlara kapılmaktan korunun. Çünkü İsrailoğullarında ilk fitne kadınlar yüzünden çıkmıştır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Haya hayırdan başka bir şey getirmez.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allahumme innî es'eluke'l hudâ ve't tukâ ve'l afâfe ve'l ğınâ» (Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve zenginlik isterim.)
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz bevlederken zekerini sağ eliyle tutmasın, sağ eliyle istinca etmesin ve (bir şey içerken) kabın içine solumasın.»
عربي İngilizce Fransızca
«O halde sen, sevdiğin ile berabersin.»
عربي İngilizce Fransızca
«İyi kimseyle oturup kalkan kimsenin misali ile kötü kimseyle oturup kalkan kimsenin misali, tıpkı misk (güzel koku) taşıyan kimseyle (demirci) körüğünü çekenin misaline benzer. Misk taşıyan, ya sana güzel kokusundan (bir miktar) verir, ya sen ondan satın alırsın, ya da ondan güzel bir koku koklamış olursun. Körük çeken kimse ise, ya elbiseni yakar ya da (en azından) körüğün kötü kokusunu koklarsın (Bu kokudan rahatsız olursun).»
عربي İngilizce Fransızca
«Ey kalpleri evirip, çeviren (Allah'ım)! Benim kalbimi dinin üzere sabit kıl.»
عربي İngilizce Fransızca
«Her kim kalbinden sadık olarak Allah’tan şehitlik isterse, yatağında ölse bile Allah o kişiyi şehitler mertebesine eriştirir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Erkek olsun kadın olsun mü’min, Allah’a günahsız olarak kavuşuncaya kadar kendisinden, çoluk çocuğundan, malından belâ eksik olmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
«Dünyada sevdiği bir kimsesini (çocuğunu yahut ana babasını) aldığım zaman, (sabredip) ecrini Allah’tan bekleyen mü’min kulumun katımdaki karşılığı cennettir.»
عربي İngilizce Fransızca
Cabir -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: "Kendi üzerinize beddua etmeyin. Çocuklarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Ola ki, Allah'ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz kabul ediliverir."
عربي İngilizce Fransızca
Cabir –radıyallahu anh-’tan rivâyet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: ’’Herhangi biriniz acele etmediği müddetçe duası kabul edilir.(Acele eden kul:) 'Rabbime dua ettim de kabul edilmedi’ der. Muttefakun aleyhtir. Müslim’in rivâyetinde ise hadisin lafzı şöyledir: "Bir kul, günah olan veya akrabalık bağlarının kopmasına yol açan bir şey istemedikçe ve acele etmediği sürece duası kabul olunur." Ey Allah’ın Rasûlü! Acele etmek ne demektir? diye sorulunca şöyle o da buyurdu: ’’Defalarca dua ettim, ama Rabbimin duamı kabul ettiğini görmedim." der. Böylece (duasının hemen kabul edilmediğini görünce) usanır ve dua etmeyi bırakır.
عربي İngilizce Fransızca
"Hangi dua daha fazla işitilir (kabul görür)?" diye sorulduğunda "Gecenin sonuna doğru ve farz namazların sonunda yapılan (duadır)."
عربي İngilizce Fransızca
Anne-babanın yanına dön, onlara güzel bir şekilde iyilik ve ihsanda bulun.
عربي İngilizce Fransızca
"En faziletli dinar, kişinin ailesi için infak ettiği, sonra kişinin atını cihad için hazırlaması uğruna harcadığı, sonra kişinin Allah yolunda dostları için sarf ettiği dinardır."
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden biriniz hoşuna giden bir rüya görünce, o rüya ancak Allah Teâlâ’dandır. Bu sebeple Allah’a hamdetsin ve o rüyasını anlatsın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Mü’minin hayranlık verici bir hali vardır ki, onun her işi hayırdır. Bu hal, müminden başka hiç kimsede bulunmaz. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Cennete bir takım topluluklar girer ki, onların kalpleri, kuşların kalpleri gibidir.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- aksırdıkları zaman elini veya elbisesini ağzına tutar, böylelikle sesini azaltmaya –veya ağzını yummaya– çalışırdı.''
عربي İngilizce Fransızca
«Ben size, nazarımda sizin için Mesih Deccal’dan daha ürkütücü bir şeyi haber vereyim mi?» "Evet! Ey Allah'ın Rasûlü, söyleyin!" dedik. «Şirk-i hafîdir (gizli şirk). Meselâ, kişi kalkar, namaz kılar, bu namazını kendisine bakanlar sebebiyle güzel kılar.» buyurdular.
عربي İngilizce Fransızca
"Ey filân! Sana ne oldu? Sen iyiliği emredip kötülükten nehyetmez miydin?" O kişi de: "Evet, iyiliği emrederdim, fakat kendim yapmazdım, münkerden (kötülükten) nehyederdim, fakat kendim yapardım" der.
عربي İngilizce Fransızca
«Kabrimi (çokça gelinip, gidilen) bir yere çevirmeyiniz. Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Bana salat ve selam getiriniz. Zira nerede olursanız olun, sizin salat ve selamınız bana ulaşır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Elbise giydiğiniz ve abdest aldığınız zaman sağ tarafınız ile başlayınız.»
عربي İngilizce Fransızca
«Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet günü o kimseyle ben şöyle yan yana bulunacağız.»
عربي İngilizce Fransızca
"Nefsim elimde olana yemin olsun ki siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız."
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, amellerin hangisi Allah'a en sevimlidir? diye sordum. «Vaktinde kılınan namazdır.» buyurdu. Sonra hangisidir? dedim. «Ana babaya iyilik etmektir.» cevabını verdi.
عربي İngilizce Fransızca
«Bu, yetmiş sene önce cehenneme atılmış olan bir taştır. O, şimdiye kadar cehennemde yuvarlanıp yol alıyordu, nihayet onun dibine ulaştı; siz onun gürültüsünü işittiniz.»
عربي İngilizce Fransızca
Bir adam, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yanında sol eliyle yemek yedi. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- adama: «Sağ elinle ye!» diye buyurdu. Adam: "Yiyemiyorum/Yapamıyorum!" diye cevap verdi. Bunun üzerine de Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Yiyemez/yapamaz ol!» dedi ve devamla; «Onu böyle demeye kibri sevk etti!» buyurdular. Bundan sonra (o adam) elini ağzına (bir daha) kaldıramadı.
عربي İngilizce Fransızca
«Uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir, uğursuzluğa inanmak şirktir. Bizden (istemeden kalbine uğursuzluk vehmi gelip de içinde bazı şeylere karşı nefret duyandan) başka, hiç kimsede bu olmasın. Fakat Allah onu (uğursuzluk çıkarmayı) tevekkülle giderir.»
عربي İngilizce Fransızca
“Sa’îd b. Cubeyr’in yanındaydım “Dün gece düşen yıldızı kim gördü?” diye sorunca, “Ben (gördüm)” dedim. Sonra da “Namaz kılıyor değildim, beni bir şey sokmuştu.” dedim
عربي İngilizce Fransızca
«Adva (hastalığın bir kişiden başka bir kişiye geçmesi) yoktur, Tıyera (uğursuzluk) yoktur, el-hameh (baykuş. Araplar bu kuşun birinin evine konmasını uğursuzluk sayarlardı) yoktur, Safer(safer ayının uğursuz sayılması) yoktur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ben şüphesiz bu sancağı öyle birine vereceğim ki Allah fethi onun eliyle müyesser kılacaktır. O Allah'ı ve Rasûlünü sever, Allah ve Rasûlü de onu sever.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
"Falan kimseyi bağışlamayacağıma dair kim benim adıma yemin etti? Ben onu bağışladım, senin amelini boşa çıkardım."
عربي İngilizce Fransızca
«Haksız olarak öldürülen her kişinin kanından bir pay, Adem’in ilk oğluna ayrılır. Çünkü o, insan öldürme çığırını ilk başlatan kişidir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Bilmez misin ki İslâm, kendinden önceki günahları yok eder, hicret de ondan önceki günahları yok eder, hac da ondan önceki günahları yok eder?»
عربي İngilizce Fransızca
"Kul, (iyice düşünüp taşınmadan) bir söz söyler de bu söz yüzünden cehennemin, doğu ile batı arasındaki mesafeden daha derin bir yerine düşer."
عربي İngilizce Fransızca
"Kim evinden çıkarken: "Bismillahi tevekkeltü alallah vela havle vela kuvvete illa billah (Allah'ın adıyla başlarım, Allah'a tevekkül ettim, Güç ve kuvvet ancak Allah iledir,) derse kendisine, bu sana yeter, korundun ve doğru yolu buldun, denir ve şeytan ondan uzaklaşır."
عربي İngilizce Fransızca
«Allah’tan korkun (takvalı olun). Beş (vakit namazınızı) kılınız. (Oruç) ayınız (Ramazan)ı tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. İdarecilerinize itaat ediniz (ki böylece) Rabbinizin Cennet'ine giriniz.»
عربي İngilizce Fransızca
Ebû Hüreyre -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:''Sizden biriniz din kardeşine rastladığında ona selâm versin. Eğer ikisinin arasına ağaç, duvar ve taş girer de tekrar karşılaşırlarsa, tekrar selâm versin.''
عربي İngilizce Fransızca
«Size, Allah’ın kendisiyle günahları yok edip, dereceleri yükselteceği hayırları haber vereyim mi?» buyurdular. Ashâb: Evet, yâ Rasûlallah! dediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Güçlükler de olsa abdesti güzelce almak, mescidlere doğru çok adım atmak, bir namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek. İşte ribâtınız, işte bağlanmanız gereken budur.» buyurdular.
عربي İngilizce Fransızca
“Size amellerinizin en hayırlısını, Melikiniz Allah katında en değerlisini, haber vereyim mi?
عربي İngilizce Fransızca
''Ben bir söz biliyorum, eğer bu kişi onu söylerse, üzerindeki bu kızgınlık hali geçer. Eğer o, “Eûzu billâhi mine’ş–şeytânirracîm = İlâhi rahmetten kovulmuş şeytandan Allaha sığınırım” derse, üzerindeki o hâl kaybolur.''
عربي İngilizce Fransızca
"Sâlih rüya -bir rivayete göre güzel rüya- Allah’tandır. Fena/kötü rüya da şeytandandır."
عربي İngilizce Fransızca
«Dilini tut, evinde kalmayı yeğle ve günahların için gözyaşı dök.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah yolunda cihad edenler için Allah Teâlâ cennette yüz derece hazırlamıştır. Her derecenin arası yerle gök arası kadardır.»
عربي İngilizce Fransızca
Allah Teâlâ buyurdu ki: «Ben kulumun zannı üzereyim. Beni zikredip andığı sürece onunla beraberim.»
عربي İngilizce Fransızca
«Cennetlik birini görmek kimi mutlu ediyorsa, şu kişiye bakıversin!»
عربي İngilizce Fransızca
“Allah katında dünya, bir sivrisineğin kanadı kadar değeri olsaydı ondan kâfire dünyada bir yudum su dahi içirmezdi.”
عربي İngilizce Fransızca
«Anne ve babasına veya onlardan sadece birine yaşlılık günlerinde yetişip de cennete giremeyen kimse perişan olsun, perişan olsun, perişan olsun.»
عربي İngilizce Fransızca
«Müferridler öne geçti.»
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken, düğüm attığı yere vurarak, üzerine uzun bir gece var, yat, uyu der.»
عربي İngilizce Fransızca
«İki göz var ki ateş onlara değmeyecektir. Allah’ın azabından korkarak ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet bekleyen göz.»
عربي İngilizce Fransızca
«Her ümmetin bir fitnesi (imtihanı) vardır. Benim ümmetimin fitnesi ise maldır.»
عربي İngilizce Fransızca
“İşlediği günahları açığa vuranlar dışında ümmetimin tamamı affedilmiştir."
عربي İngilizce Fransızca
"Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter."
عربي İngilizce Fransızca
"Hiç biriniz Allah -azze ve celle-'ye hüsn-ü zan etmeden sakın ölmesin."
عربي İngilizce Fransızca
«İsra gecesi İbrahim ile karşılaştım. (Bana): "Ey Muhammed! Ümmetine benden selam söyle ve onlara: Cennetin toprağı güzel ve suyu tatlıdır. Cennette dümdüz ovalar var. Buraların dikili ağacı; Subhânallâhi ve’l-hamdulillâhi ve lâ ilâhe illallâhu vallâhu ekber/Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Hamd O’na mahsustur. O’ndan başka hak ilah yoktur ve Allah en büyüktür, diye bildir." dedi.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ümmete, nübüvvetten sonra sadece mübeşşirat kalmıştır.»
عربي İngilizce Fransızca
“Eğer Uhud dağı kadar altınım olsa, borç ödemek için ayıracağım hariç, hiçbirini yanımda üç günden fazla tutmak istemem.”
عربي İngilizce Fransızca
«Eğer sen gerçekten söylediğin gibiysen, sen onlara ancak sıcak bir kül yedirmektesin. Sen bu hal üzere devam ettiğin müddetçe senin yanında muhakkak Allah tarafından onlara karşı bir yardımcı bulunmaya devam edecektir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ahirete göre dünya, sizden birinizin parmağını denize daldırmasına benzer. O kişi parmağının ne kadarcık bir su aldığına bir baksın.»
عربي İngilizce Fransızca
«Herhangi bir topluluk oturdukları meclisten Allah’ı zikretmeden kalkarlarsa, merkep leşi yanından kalkmış gibi olurlar. O meclis de onlar için bir pişmanlık olur.»
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Benim yanımda şu Uhud dağı kadar altın olup da ondan benim yanımda bir dinar altın bulunduğu halde üzerimden üç gün geçmesi benim hiç hoşuma gitmez. Ancak borç için hazırlamakta olduğum miktarı müstesnadır. Beni sevindirecek olan, o kadar çok altını Allah’ın kulları arasında şöyle şöyle ve şöyle verip dağıtmaktır, buyurup sağına soluna ve arkasına eliyle verme işareti yaptı."
عربي İngilizce Fransızca
«Rabbini zikreden kişiyle zikretmeyen kişi, diriyle ölü gibidir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Benden sonra size dünya nimetlerinin ve ziynetlerinin açılmasından ve onlara gönlünüzü kaptırmanızdan korkuyorum.»
عربي İngilizce Fransızca
Ey Allah’ın Rasûlü! Kendisine en iyi davranılması gereken kimdir? diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Annen, sonra annen, daha sonra yine annen, sonra baban, sonra da sana en yakın olan akraban.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Allah yolunda çift sadaka veren kimse, cennetin muhtelif kapılarından, ‘Ey Allah’ın kulu! Bu kapıdan girmen senin için daha hayırlıdır diye çağırılır. Namaz kılanlar namaz kapısından, mücahitler cihad kapısından çağrılır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Beni rüyada gören kimse, uyanıkken de öylece görecektir. –veya sanki beni uyanıkken görmüş gibidir- Çünkü şeytan bana benzeyen bir şekle giremez.»
عربي İngilizce Fransızca
«Muhakkak ki kıyamet günü, ateş ehlinin azabı en hafif olanı, iki ayak tabanına iki kor koyulan ve bu sebeple beyni kaynayan kimsedir. O, kendisinden daha şiddetli bir azaba uğrayan kimse olmadığını zanneder. Halbuki o, onların azabı en hafif olanıdır.»
عربي İngilizce Fransızca
"Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder: Ailesi, malı ve ameli. Bunlardan ikisi geri döner, biri (onunla) kalır; ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle kalır."
عربي İngilizce Fransızca
«Küçük olan büyüğe, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah, rahmetini yüz parçaya ayırmıştır. Doksan dokuz parçasını kendi katında alıkoymuş, birini yeryüzüne indirmiştir. İşte varlıklar bu bir parça rahmet sebebiyle birbirlerine acıyıp, rahmet eder. Hatta hayvanlar, yavrusunun üzerine basacağı endişesiyle ayağını çekip kaldırır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Nerede olursan ol, Allah’a karşı gelmekten sakın! Yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran.»
عربي İngilizce Fransızca
«Dünyada zâhid ol, Allah seni sevecektir. İnsanların elinde bulunanlara karşı zâhid ol, insanlar seni sevecektir.»
عربي İngilizce Fransızca
«İyilik güzel ahlaktır. Günah, nefsinde tereddüt yaşadıyıp, sıkıldığın ve insanların bilmesinden hoşlanmadığın şeydir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kulunun tövbe etmesinden dolayı Allah Teâlâ’nın duyduğu memnuniyet, sizden birinin ıssız çölde kaybettiği devesini bulduğu zamanki sevincinden çok daha fazladır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Muhakkak ki Allah, kulun tevbesini can boğaza gelmediği sürece kabul eder.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah Teâlâ temizdir ve ancak temiz olanı kabul eder. Allah Teâlâ peygamberlere emrettiğini Mü’minlere de emretti. Allah Teâlâ buyurdu ki: "Ey Rasuller! Helâl ve hoş olan şeylerden yiyin ve salih amel işleyin." (Müminun Suresi :51)»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah Teâlâ, gündüz günah işleyenin tövbesini kabul etmek için geceleyin elini açar; gece günah işleyenin tövbesini kabul etmek için gündüz elini açar. Bu uygulama güneş batıdan doğuncaya kadar böylece devam eder.»
عربي İngilizce Fransızca
Bir kimse Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e seferde/yolculukta oruç tutulur mu? diye sordu. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Dilersen oruç tut, dilersen tutma.» diye buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Al­lah'a ve âhiret gününe îmân eden bir kadına, yanında bir mahremi olmaksızın bir gün bir gecelik mesafeye kadar yolculuk etmesi helâl olmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabından bazı kişiler, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’e;Ya Rasûlallah! Servet sahipleri sevapları alıp gittiler. (Zira) bizim kıldığımız gibi namaz kılıyorlar, bizim gibi oruç tutuyorlar. (Fakat) onlar mallarının fazlalarını tasadduk ediyorlar demişler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:Size Allah tasadduk edecek bir şey vermemiş mi? Her tesbih mukabilinde bir sadaka, her tekbir bir sadaka, her tahmid bir sadaka, her tehlil bir sadaka, emri’bil-ma'rûf sadaka, kötülükten nehiy sadakadır. Birinizin cinsi münasebetinde bile sadaka vardır. buyurmuşlar. Ashap: Ya Rasûlallah! Birimiz şehvetini kaza eder de, onda da ecir mi olur? diye sormuşlar. Rasûlallah -sallallahu aleyhi ve sellem-: Ne dersiniz, o kimse şehvetini haramla tatmin ederse, ona günah olur mu? İşte bunun gibi helâlde tatmin ettiği zaman da ona sevap olur buyurmuşlar.
عربي İngilizce Fransızca
"İnsanların ilk nübüvvetten beri (bütün peygamberlerden) duyduğu sözlerden biri; utanmazsan dilediğini yap." sözüdür.
عربي İngilizce Fransızca
«Dünyada bir garip gibi veya bir yolcu gibi ol.»
عربي İngilizce Fransızca
«Birbirinize haset etmeyiniz, neceş yapmayınız, (satın almak niyetinde olmadan, malın fiyatını artırmak) birbirinize buğz etmeyiniz, arka dönmeyiniz, bir kısmınız bir kısmınızın satışı üzerine satış yapmasın. Allah’ın kulları kardeşler olun!»
عربي İngilizce Fransızca
Ey Allah’ın Rasûlü! İslamın nafile ibadetleri bana ağır geldi, devamlı yapabileceğim bir şey ver ki ona sarılayım.” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Dilin devamlı olarak Allah’ı hatırlayarak ıslak kalmalı.»
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz kendisi için istediği şeyi din kardeşi için de istemedikçe (kâmil manada) iman etmiş olmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim, güneşin batıdan doğmasından önce tevbe ederse; Allah, onun tevbesini kabul eder.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim bir mü'minin dünyevi sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun Kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir. Kim bir fakire kolaylık gösterirse, Allah da ona dünyada ve ahirette kolaylık gösterir. Kim bir müslümanı örterse, Allah da onu dünya ve ahirette örter.»
عربي İngilizce Fransızca
«Vallahi ben Allah'a günde yetmiş defadan çok istiğfar ediyorum.» buyurmuştur.
عربي İngilizce Fransızca
«Ey insanlar! Allah’a tövbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben ona günde yüz defa tövbe ederim.»
عربي İngilizce Fransızca
Rıfktan (yumuşak huyluluktan) mahrum olan bütün hayırlardan mahrum olur.
عربي İngilizce Fransızca
Ateşe kimin haram kılındığını yahut ateşin kime haram kılındığını haber vereyim mi? (Cana) yakın, ağır başlı, yumuşak huylu, kolayca iş gören kimselere haram kılınmıştır.
عربي İngilizce Fransızca
«Bir Müslümanın güzelce giyinmesi, elbisesinin eteklerinin, baldırlarını örtecek şekilde olmasıyladır. Elbisesini aşık kemiklerine kadar uzatmasında bir günah yoktur. Topuklardan aşağıda olan kısım ise ateştedir. Allah, elbisesinin eteğini yerde sürüyen kimsenin yüzüne bakmaz.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- hiçbir yemeği hiçbir zaman ayıplamamış, yermemiştir. O eğer iştahı varsa yemeği yerdi, hoşlanmazsa bırakır yemezdi, demiştir.
عربي İngilizce Fransızca
«Ortalık kargaşa içindeyken/fitne zamanı ibadet etmek, bana hicret etmek gibidir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Yeryüzünde hiç bir Müslüman yoktur ki, günah ile dua etmediği, sıla-i rahmi (akrabayı ziyareti) terk etmeyi arzu etmediği sürece, Allah onun her duasını kabul eder veya ona vereceği şey kadar bir kötülüğü kendisinden uzaklaştırır.»
عربي İngilizce Fransızca
Keder ve sıkıntı duası: Azamet ve hilm sahibi olan Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Azametli arşın sahibi olan Allah’tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve yüce arşın Rabbinden başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur.
عربي İngilizce Fransızca
Sizden biriniz esnediği zaman elini ağzına koysun
عربي İngilizce Fransızca
«Zulüm, kıyamet gününde zâlime zifiri karanlık olacaktır.»
عربي İngilizce Fransızca
«Müslümana sövmek fâsıklık, onunla savaşmak küfürdür.»
عربي İngilizce Fransızca
“Sizden biriniz aksırdığı zaman: Elhamdülillah desin. Kardeşi veya arkadaşı da ona: Yerhamükellah desin. Aksıranda buna karşılık: Yehdîkümullahu ve yuslihu bâleküm/ Allah sizi hidayette kılsın ve kalbinizi ıslah etsin, desin.”
عربي İngilizce Fransızca
«Müslümanın müslüman üzerindeki hakkı altıdır: Karşılaştığın zaman ona selâm ver, seni dâvet ederse icabet et, senden nasihat isterse ona nasihat et, aksırınca Allah’a hamdederse yerhamukellah (Allah, sana rahmet etsin) de, hastalandığında onu ziyaret et ve öldüğü zaman cenazesinin ardından git.»
عربي İngilizce Fransızca
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bir seferde beraberdik. Bir yerde konakladık. Kimimiz çadırını düzeltiyor; Kimimiz ok atma talimi yapıyor, kimimiz de meradaki hayvanlarının başında bulunuyordu. Derken Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in müezzini: Namaza toplanın! Diye seslendi. Biz de Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'in etrafında toplandık. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şunları söyledi: “Benden önce gelen her peygamberin vazifesi, ümmetine, onlar hakkında hayırlı olduğunu bildiği şeyleri göstermek ve onlar için şer olduğunu bildiği şeylere karşı da onları uyarmaktı. Bu, ümmetinizin selameti, başında (ilk nesillerinde) olacaktır. Sonra gelenler ise belâlara ve yadırgadıkları bir takım hallere dûçar olacaklardır. Biri diğerini aratan fitneler gelecektir. Bu fitnelerden biri geldiğinde mü’min, ‘Bu beni helâk edecek! der. Ardından bu fitne kalkar, sonra bir fitne daha gelir. Mü’min yine,"Bu, (beni helâk edecek!) der ve bu şekilde devam eder. Cennete girmek ve cehennemden uzaklaştırılmak isteyen kimse, ölüm kendisine geldiğinde Allah’a ve ahiret gününe iman üzere olsun. İnsanlara da kendisine yapılmasını dilediği şeyleri yapsın. Kim, bir imama (hükümdara) bey'at edip, elini sıkıp ona yürekten bağlanırsa, gücü yettiği kadar ona itaat etsin. Eğer bir başkası çıkıp (iktidarı ele geçirmek için) onunla mücadeleye girişirse, onun boynunu vurun.”
عربي İngilizce Fransızca
“Yahudi ve Hristiyanlara selama siz başlamayın. Onlarla yolda karşılaşırsanız onları yolun dar yerine gitmeye mecbur bırakın.”
عربي İngilizce Fransızca
«Biriniz ayakkabısını giyeceği zaman sağdan başlasın, çıkaracağı zaman da soldan başlasın. Sağ (ayağ)ı, giyerken ayakların ilki, çıkarırken de sonuncusu olsun.»
عربي İngilizce Fransızca
"Sizden birisi, bir tek ayakkabıyla yürümesin. (Giymek istediğinde,) ya ikisini birden giysin yada (çıkarmak istediğinde,) ikisini birden çıkarsın!
عربي İngilizce Fransızca
“Bir kimse, kendini beğendiği için elbisesini yerde sürürse, Allah kıyamet gününde o kimsenin yüzüne bakmaz.”
عربي İngilizce Fransızca
"Mümin ne kınayıcı, ne lanet edici, ne kaba ve çirkin sözlü, ne de hayâsızdır.
عربي İngilizce Fransızca
'Bir kimsenin kendi ana babasına sövmesi büyük günahlardandır'' buyurmuştu. Ashâb–ı kirâm: Yâ Rasûlallah! İnsan kendi ana babasına hiç söver mi? deyince: “Evet, tutar birinin babasına söver, o da onun babasına söver. Birinin anasına söver, o da onun anasına söver'' buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
'Kim bir topluluğun gizli konuşmasını, onlar istemedikleri halde dinlerse, kıyamet günü kulaklarına kurşun dökülür.''
عربي İngilizce Fransızca
Allah sana nasıl selâm vereceğimizi öğretti, sana nasıl salavât getireceğiz? diye sorduk. O da şöyle buyurdu: «Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme, inneke hamîdün Mecîd. Ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme, inneke hamîdün Mecîd» (Allah'ım! İbrâhim’e (ve ailesine) rahmet ettiğin gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ailesine de rahmet et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık olan ve yüce olansın. Allah’ım! İbrâhim’e (ve ailesine) hayır ve bereket lutfettiğin gibi Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ve ailesine de hayır ve bereket ihsan et. Şüphesiz sen övülmeye lâyık olan ve yüce olansın.) deyiniz.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in ashabı arasında el sıkışma âdeti var mıydı diye sordum. O da: Evet, diye cevap verdi.
عربي İngilizce Fransızca
''Allah katında en sevimli olan sözü sana bildireyim mi?Allah'a en sevimli olan söz:
عربي İngilizce Fransızca
''Asıl cimri, yanında ismim anıldığı halde bana salâvat getirmeyendir.''
عربي İngilizce Fransızca
«Kim yemek yedikten sonra; "Benim hiçbir etkim ve gücüm olmaksızın bu yemeği bana yediren ve beni onunla rızıklandıran Allah’a hamdolsun." derse geçmiş günahları affolur.»
عربي İngilizce Fransızca
«Kim korkarsa, akşam karanlığında yol alsın. Kim akşam karanlığında yol alırsa, hedefine varır. Haberiniz olsun Allah'ın malı pahalıdır, haberiniz olsun Allah'ın malı cennettir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Yanında ok varken mescidlerimize veya çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demiri eliyle tutsun.»
عربي İngilizce Fransızca
«Cehennem ateşi, cehennem ehlinin bazısının topuklarına, bazısının dizlerine, bazısının kuşak yerlerine, bazısının da boyunlarına kadar çıkar.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''İki nimet vardır ki, insanların çoğu bu nimetleri kullanmakta aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit.''
عربي İngilizce Fransızca
«Nefsim elinde olan (Allah)'a yemin ederim ki, eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi toptan helak eder; günah işleyen, ardından da istiğfar eden (af dileyen) bir kavim yaratır ve onları mağfiret ederdi (bağışlardı).»
عربي İngilizce Fransızca
«Allah Teâlâ diyor ki: "Ey Ademoğlu! Sen bana dua edip, (affımı) ümid ettikçe ben senden her ne sâdır olsa, aldırmam, seni affederim. Ey Âdemoğlu, senin günahların gökyüzüne kadar ulaşmış olsa da sen bağışlama dilesen, seni bağışlarım ve günahlarına aldırmam.»
عربي İngilizce Fransızca
Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır.
عربي İngilizce Fransızca
Allahım! Günahımın hepsini; küçüğünü büyüğünü,öncesini,sonrasını,açık olanını gizli olanını bana bağışla!''
عربي İngilizce Fransızca
Ezan ve kamet arasında yapılan dua geri çevrilmez.
عربي İngilizce Fransızca
«Allah'ım! Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru! Yaşadığım şu dünyadaki işlerimin yolunda gitmesini sağla! Dönüp varacağım âhiretimi kazanmama yardım et! Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkân ver! Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip et.»
عربي İngilizce Fransızca
"Ey Allah'ım! Hatamı ve cahilliğimi bağışla, işimdeki aşırılığımı, onu sen benden daha iyi bilirsin."
عربي İngilizce Fransızca
«Allah'ım! Dinim, dünyam, ehlim ve malım hakkında senden af ve afiyet isterim. Allah'ım! Ayıplarımı ört. Korktuğum şeylerden beni emin kıl. Allah'ım! Önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gelecek belalardan) beni koru. Altımdan gelecek ani afet ve beladan senin azametine sığınırım.»
عربي İngilizce Fransızca
«Allahumme innî es'eluke mine'l-hayri kullihî âcilihî ve êcilih, mâ alimtu minhu ve mâ lem a'lem ve eûzü bike mine'ş-şerri kullihî âcilihî ve êcilih, mâ alimtu minhu ve mâ lem a'lem.» (Allah'ım! Kuşkusuz ben acil olsun ertelenmiş olsun, bildiğim ve bilmediğim bütün hayırları senden isterim. Acil olsun ertelenmiş olsun, bildiğim bilmediğim bütün şerlerden kuşkusuz sana sığınırım.)
عربي İngilizce Fransızca
Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle derdi: "Ey Allah'ım! Nimetinin zevâlinden, âfiyetin gidip de yerini hastalıklara bırakmasından, ansızın gelen azabından ve öfkene sebep olan her şeyden sana sığınırım."
عربي İngilizce Fransızca
"Allah'ım! Borçların ağırlığından (çokluğundan), düş­manın galip gelmesinden ve düşmanların sevinmelerinden sana sığınırım."
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sabahleyin şöyle dua ederdi: «Allâhumme bike asbahnâ ve bike emseynâ ve bike nahyâ ve bike nemût ve ileyke’n–nuşûr, ileyke’l–masîr.»/«Allah'ım! Senin lütfunla sabaha ulaştık, senin lütfunla akşama erdik. Sen isteyince dirilir, sen isteyince ölürüz. Diriliş sonrası dönüş sanadır.» Akşamladığı zaman aynısını söyledi. Lakin o şöyle buyurdu: «Yeniden diriltip huzurunda toplayacak olan da sensin.»
عربي İngilizce Fransızca
«(Hayırlı amellerde, Allah'a taatte ve zorluklara sabır göstermekte) kuvvetli mü'min, zayıf mü'minden, Allah’a daha hayırlı ve daha sevimlidir. (Her ikisinin de mü'min olması sebebiyel) hepsinde hayır vardır.Yararına olan şeyde (Allah'a taattte) hırslı ol. Allah’tan yardım dile, (taat ve yardım istemekte) âciz olma! (Tembellik gösterme!)»
عربي İngilizce Fransızca
Laneti çokça yapanlar kıyamet günü şefaatçi de, şahit de olamazlar."
عربي İngilizce Fransızca
Rabbiniz, haya ve kerem sahibidir. Kulları ellerini kaldırıp (bir şey istediklerinde) onların ellerini boş çevirmekten haya eder.
عربي İngilizce Fransızca
«Sakın yollarda oturmayın!» buyurdu. Bunun üzerine; "Ya Rasûlullah! Oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz, dediler." Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Mutlaka oturacaksınız, bari yola hakkını verin!» buyurdu. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Rasûlü, onun hakkı nedir?" diye sordular. Şöyle buyurdu: «Gözlerinizi kısmak (harama bakmamak), (gelip geçeni) rahatsız etmemek, selamı almak ve emr bi`l-ma'ruf nehy-i ani`l-münker yapmak (iyiliği emredip kötülükten alıkoymak) tır!»
عربي İngilizce Fransızca
«Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- çoğu zaman şöyle dua ederdi: Allah'ım! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!»
عربي İngilizce Fransızca
Seyyidu'l-İstiğfâr Duası: «Allahumme ente Rabbî lâ ilahe illâ ente, halaktenî ve ene abduke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tu. Eûzu bike min şerri mâ sana'tu. Ebûu leke bi-nimetike aleyye ve ebûu bizenbî fağfirlî. Feinnehû lâ yağfiru'z-zunûbe illâ ente.» Anlamı: “Allahım! Benim Rabbim sensin. Senden başka hakkıyla ibadete layık hiçbir ilâh yoktur. Beni sen yarattın. Ben senin kulunum ve gücüm yettiği kadar ezelde sana verdiğim ahd ve vaad üzere sabitim. İşlediğim günahların şerrinden sana sığınırım. Bana ihsan eylediğin nimetlerini itiraf ederim, günahımı da itiraf ederim. Benim günahlarımı mağfiret eyle! Şu muhakkak ki, günahları senden başkası mağfiret edemez!"
عربي İngilizce Fransızca
Doğruluk üzere olun. Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür.
عربي İngilizce Fransızca
‘’Bir topluluk bir yerde oturur ve ne Allah’ı zikreder ne de Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’e salavat getirirse kıyamet gününde karşılaşacağı şey sadece hüsrandır (pişmanlık ve üzüntüdür). ‘’
عربي İngilizce Fransızca
«Bir topluluğu güldürmek için yalan söyleyen kimseye yazıklar olsun, yazıklar olsun!»
عربي İngilizce Fransızca
«Ey insanlar! Selâmı yayınız, yemek yediriniz, akrabalarınızla alâkanızı ve onlara yardımınızı devam ettiriniz. İnsanlar uyurken, siz namaz kılınız. Bu sayede selâmetle cennete girersiniz.»
عربي İngilizce Fransızca
Allah -Azze ve Celle- şöyle buyurmuştur: Kulum beni zikrettiği ve dudakları benim zikrimle kıpırdadığı müddetçe ben o kulumla beraberim.
عربي İngilizce Fransızca
"Her kime güzel koku ikram edilirse onu geri çevirmesin! Zira güzel kokunun kokusu hoş, taşınması da kolaydır."
عربي İngilizce Fransızca
İnsanların hangisi daha faziletlidir?
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Zulümden sakınınız. Çünkü zulüm, kıyamet gününde (zalime) zifiri karanlık olacaktır. Cimrilikten de sakınınız. Çünkü cimrilik sizden önceki ümmetleri helâk etmiş, onları haksız yere birbirlerinin kanlarını dökmeye, haramlarını helâl saymaya sevk etmiştir.»
عربي İngilizce Fransızca
«Ben, haklı olduğu halde münakaşayı terk eden kimseye cennetin kenarında bir köşkü garanti ediyorum.»
عربي İngilizce Fransızca
Bir adam, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, İslâm'ın en hayırlısı hangisidir? diye sordu. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: "Yemek yedirmen ve tanıdık tanımadık herkese selâm vermendir." diye cevap verdi.
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e: "İnsanları cennete en fazla girdiren şey nedir?" diye soruldu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah’a karşı takvalı olmak ve güzel ahlâktır.» buyurdu. "İnsanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir?" diye sorulunca da: «Ağız ve cinsel organdır.» diye buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Kim, helâl kazancından bir hurma kadar sadaka verirse, – ki Allah, helâlden başkasını kabul etmez– Allah o sadakayı sağı ile kabul eder. Sonra onu dağ gibi oluncaya kadar, herhangi birinizin tayını büyüttüğü gibi, sahibi adına ihtimamla büyütür.»
عربي İngilizce Fransızca
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- yatağına yatacağı zaman,ellerine üfler,Muavvizât’ı (Kul eûzu bi Rabbi’l-felak ve Kul eûzu bi Rabbi’n-nâs’ı) okuyarak iki elini vücuduna sürerdi."
عربي İngilizce Fransızca
“Elhamdu lillâhillezî et‘amenâ ve sekânâ ve kefânâ ve âvânâ, fe–kem mimmen lâ kâfiye lehû velâ mu’vî" Bize yedirip içiren, koruyup barındıran Allah’a hamd olsun. Koruyup barındıranı bulunmayan nice kimseler var.
عربي İngilizce Fransızca
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, özlü duaları sever, özlü olmayan duayı yapmazdı."
عربي İngilizce Fransızca
"Üç dua vardır ki kabul olunmasında şüphe yoktur: Mazlumun duası bunlardandır."
عربي İngilizce Fransızca
"Üç kimse vardır ki kıyamet günü Allah onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz ve onlara bakmaz."
عربي İngilizce Fransızca
«Allah'ım! Beni doğru yola hidayet et ve tüm işlerimde doğru olana muvaffak kıl.»
عربي İngilizce Fransızca
«Sana fayda verecek şeyler için hırslı ol. Allah'tan yardım iste! Âciz olma! Bir sıkıntıya uğrarsan; "Şöyle yapsaydım, şu şöyle olurdu." demeyesin! "Bu, Allah'ın kaderidir, O dilediğini yapar." de. Zira "keşke" sözü şeytanın ameline kapı açar.»
عربي İngilizce Fransızca
Azîz ve Celîl olan Allah katında en kötü isim, Melikü'l-emlâk (melikler meliki) diye isimlendirilen kimsenin adıdır. Allah'tan başka Mâlik yoktur"
عربي İngilizce Fransızca
«el-Adhu nedir? Sizlere haber vereyim mi? O nemime/kovuculuk, insanlar arasında laf taşımaktır.»
عربي İngilizce Fransızca
"Üç kişi sefere çıktığında içlerinden birini emir olarak seçsinler."
عربي İngilizce Fransızca
«Rüzgâra sövmeyiniz. Eğer rüzgârda hoşlanmadığınız bir şey görürseniz şöyle deyin (dua edin): “Allah'ım! Senden bu rüzgârın hayrını, onda bulunanın hayrını ve onun kendisiyle emrolunduğu şeyin hayrını dilerim. Onun şerrinden, onda bulunanın şerrinden ve onun kendisiyle emrolunduğu şeyin şerrinden sana sığınırım.”»
عربي İngilizce Fransızca
«Sizden biriniz (dua ettiği zaman duada) Allah’ım! Dilersen beni bağışla! Allah’ım! Dilersen bana rahmet et! demesin. İstediği şeyde kesinlik göstersin! Allah'ım! Dilersen bana ver! demesin. Çünkü Allah’ı zorlayacak yoktur.»
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, hasta ziyareti yaptığında (bir hastayı ziyaret ettiğinde) hastanın yanına girince şöyle derdi:«Lâ be'se tahûrun inşâallah.» (Geçmiş olsun, hastalığın günahlarına keffâret olur inşallah)
عربي İngilizce Fransızca
''Yanında benim adım anılıp da bana salavat getirmeyenin burnu yerde sürtülsün.''
عربي İngilizce Fransızca
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Alaca hastalığından, delilikten, cüzzamdan ve kötü hastalıklardan sana sığınırım.»
عربي İngilizce Fransızca
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Fâtıma- radıyallahu anhâ-’ya: «Yatağınıza girdiğiniz zaman -veya istirahate çekildiğiniz zaman- otuz üç defa "Allahu Ekber", otuz üç defa "Subhânallah", otuz üç defa da "Elhamdulillah" deyiniz.» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
«Akşamleyin ve sabahleyin "Kul huvallahu ehad" (İhlâs) ve "Muavvizeteyn" (Felak ve Nas) surelerini üç kere oku. Bunlar her türlü kötülüğe karşı sana yeter.»
عربي İngilizce Fransızca
«Bismillâhillezi lâ yedurru ma’asmihi şey’ün fil'-ardi ve'lâ fi's-Semâi ve Huve's-Semî’u'l-Alîm/Ne yerde, ne gökte adı(nın anılması)yla hiç bir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın ismiyle ki, O Semî ve Alîm'dir.» duasını her günün sabahında ve akşamında üç defa okuyana hiç bir sıkıntı gelmez.
عربي İngilizce Fransızca
Bir adam: Yâ Rasûlallah! Bizden bir kişi kardeşi veya arkadaşıyla karşılaştığında onun için eğilebilir mi, diye sordu.
عربي İngilizce Fransızca
Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, O'nun ortağı yoktur. Kudreti ve saltanatıyla Allah en büyüktür
عربي İngilizce Fransızca
Yâ Rasûlallah! Bana bir dua öğret! dedim. Bunun üzerine bana: «Allah'ım! Kulağımın şerrinden, gözümün şerrinden, dilimin şerrinden, kalbimin şerrinden ve cinsel organımın şerrinden sana sığınırım, de!» buyurdu.
عربي İngilizce Fransızca
"Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, cennete giremez."