عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: لَا أَقُولُ لَكُمْ إِلَّا كَمَا كَانَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: كَانَ يَقُولُ:
«اللهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْبُخْلِ وَالْهَرَمِ وَعَذَابِ الْقَبْرِ، اللهُمَّ آتِ نَفْسِي تَقْوَاهَا، وَزَكِّهَا أَنْتَ خَيْرُ مَنْ زَكَّاهَا، أَنْتَ وَلِيُّهَا وَمَوْلَاهَا، اللهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عِلْمٍ لَا يَنْفَعُ، وَمِنْ قَلْبٍ لَا يَخْشَعُ، وَمِنْ نَفْسٍ لَا تَشْبَعُ، وَمِنْ دَعْوَةٍ لَا يُسْتَجَابُ لَهَا».

[صحيح] - [رواه مسلم] - [صحيح مسلم: 2722]
المزيــد ...

Zeyd b. Erkam -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Size sadece Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ne dediğini aktaracağım: O şöyle dua ederdi:
«Allah’ım! Acizlikten ve tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten, ihtiyarlıktan ve kabir azabından sana sığınırım. Allah’ım! Nefsime takva ver! Nefsimi temizleyip arındır! Onu en güzel arındıracak olan sensin. Sen o nefsin dostu ve mevlasısın. Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, korkmayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.»

[Sahih Hadis] - [Müslim rivayet etmiştir] - [Sahih-i Müslim - 2722]

Şerh

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dualarından biri de şudur: «Ey Allah'ım! Sana sığınırım» Sana iltica eder ve sana sığınırım. "Acizlikten"; faydalı bir çare ve imkân bulamamaktan, "tembellikten"; bir işi yapma iradesinin bulunmamasından. Çünkü aciz olan, yapacak gücü ve imkânı bulamaz; tembel olan ise gücü olduğu hâlde yapmak istemez. "Korkaklıktan"; yapılması gereken işe cesaretle atılmaktan geri durmaktan, "cimrilikten"; verilmesi gereken şeyi vermemekten, "ihtiyarlıktan"; yaşlılığın bedeni zayıf düşüren hâlinden, "kabir azabından" ve buna sebep olacak her türlü söz, amel ve davranıştan sana sığınırım. "Allah'ım! Nefsime takvâsını ver." Yani ona itaat etmeyi ve günahlardan sakınmayı nasip et. "Onu arındır." Yani onu kötü huylardan, ahlâkî düşüklüklerden ve manevî kirlerden temizle. "Onu en iyi arındıracak olan sensin." Çünkü nefsi gerçek anlamda temizleyip arındırabilecek senden başka hiç kimse yoktur. "Sen onun velîsisin." Yani onun yardımcısı, koruyucusu ve işlerini üstlenensin. "Ve Mevlâsısın." Yani onun bütün işlerini idare eden, Rabbi, sahibi ve ona nimetler veren sensin. "Allah'ım! Fayda vermeyen ilimden sana sığınırım." Yani yıldız falı, kâhinlik ve sihir gibi ilimlerden; yahut ahirette fayda sağlamayan bilgilerden veya kendisiyle amel edilmeyen ilimden sana sığınırım. "Huşû duymayan kalpten." Yani sana karşı saygı ve korku hissetmeyen, boyun eğmeyen, huzur bulmayan ve seni anmakla sükûnete ermeyen kalpten sana sığınırım. "Doymayan nefisten." Yani Allah'ın kendisine helâl ve temiz olarak verdiği rızka kanaat etmeyen, sürekli daha fazlasını isteyen nefisten sana sığınırım. "Kabul edilmeyen duadan." Yani reddedilen, icabet edilmeyen duadan sana sığınırım.

Hadisten Çıkarılan Hükümler

  1. Hadiste zikredilen bu şeylerden korunmak için sığınma talebinde bulunulması tavsiye edilir.
  2. Takvalı olmak, ilmi yaymak ve ilim ile amel etmek teşvik edilmiştir.
  3. Faydalı ilim, nefsi arındıran ve onda Yüce Allah'a karşı huşû ve saygı duygusunu meydana getiren ilimdir. Bu huşû daha sonra kalpten diğer bütün organlara yansır ve kişinin davranışlarına sirayet eder.
  4. Huşû sahibi kalp, Allah anıldığında korku ve saygıyla ürperen; ardından yumuşayan ve Allah'ı zikretmekle huzur ve sükûnete kavuşan kalptir.
  5. Bu hadiste, dünyaya aşırı hırs beslemek, onun arzu ve lezzetlerine olan doyumsuzluk kınanmıştır. Çünkü dünya nimetlerine karşı doyumsuz ve hırslı olan nefis, kişinin en büyük düşmanlarındandır. Bu sebeple Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- böyle bir nefisten Allah'a sığınmıştır.
  6. Kul, duasının reddedilmesine ve kabul edilmemesine sebep olan her türlü davranış ve sebepten uzak durmaya özen göstermelidir.
  7. İmam Nevevî -rahimehullah- şöyle demiştir: Bu hadis ve benzeri kafiyeli dualar, âlimlerin şu görüşünü desteklemektedir: Dua ederken kınanan seci (kafiyeli ifade), zorlamayla ve yapmacık olarak oluşturulan secidir. Çünkü bu, huşûyu, Allah'a boyun eğmeyi ve ihlâsı zedeler; ayrıca insanı yalvarıp yakarmaktan, Allah'a muhtaçlığını hissetmekten ve kalbin tam bir yönelişinden alıkoyar. Buna karşılık, herhangi bir zorlama ve özel bir çaba olmaksızın, kişinin fesahatinden dolayı kendiliğinden ortaya çıkan secide veya önceden ezberlenmiş dua metinlerindeki secide ise bir sakınca yoktur. Aksine bu güzeldir.
Tercümeleri Görüntüle
Geçerli Dil: الإنجليزية الأوردية الإسبانية Daha Fazla (36)