عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رضي الله عنه قَالَ: بَلَغَ رَسُولَ اللهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَصْحَابِهِ شَيْءٌ، فَخَطَبَ فَقَالَ:
«عُرِضَتْ عَلَيَّ الْجَنَّةُ وَالنَّارُ فَلَمْ أَرَ كَالْيَوْمِ فِي الْخَيْرِ وَالشَّرِّ، وَلَوْ تَعْلَمُونَ مَا أَعْلَمُ لَضَحِكْتُمْ قَلِيلًا وَلَبَكَيْتُمْ كَثِيرًا» قَالَ: فَمَا أَتَى عَلَى أَصْحَابِ رَسُولِ اللهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمٌ أَشَدُّ مِنْهُ، قَالَ: غَطَّوْا رُءُوسَهُمْ وَلَهُمْ خَنِينٌ، قَالَ: فَقَامَ عُمَرُ فَقَالَ: رَضِينَا بِاللهِ رَبًّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا، قَالَ: فَقَامَ ذَاكَ الرَّجُلُ فَقَالَ: مَنْ أَبِي؟ قَالَ: «أَبُوكَ فُلَانٌ»، فَنَزَلَتْ: {يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لا تَسْأَلُوا عَنْ أَشْيَاءَ إِنْ تُبْدَ لَكُمْ تَسُؤْكُمْ} [المائدة: 101].
[صحيح] - [متفق عليه] - [صحيح مسلم: 2359]
المزيــد ...
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ashabı hakkında (hoşuna gitmeyen) bir durum ulaştı. Bunun üzerine bir hutbe irad edip şöyle buyurdu:
«Cennet ve Cehennem gözlerimin önüne serilip bana gösterildi. Hayır ve şer açısından bugün gibisini görmedim. Eğer sizler benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.» buyurdu. Enes dediki: Rasûlullah’ın ashabına bundan daha ağır gelen bir gün olmamıştı. Başlarını örterek hıçkıra hıçkıra ağladılar. Sonra Ömer ayağa kalktı ve dedi ki: ‘Rabbimiz olarak Allah’tan, dinimiz olarak İslam’dan ve peygamberimiz olarak Muhammed’den razıyız. Bir adam ayağa kalktı: Benim babam kimdir? diye sordu. Nebî -aleyhisselam-: «Baban filancadır.» dedi. Sonra şu ayet nazil oldu: {Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokacak hususlarda soru sormayın.} [Mâide Suresi: 101].
[Sahih Hadis] - [Muttefekun aleyh] - [Sahih-i Müslim - 2359]
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sahabelerinin ihtiyaç duyulmayan lüzumsuz sorular sorma arzusunun haberi ulaştı. Bunun üzerine öfkelendi ve bir hutbe vererek şöyle dedi: Cennet ve Cehennem bana gösterildi; Cennet'te bugün gördüğümden daha büyük bir iyilik, Cehennem'de bugün gördüğümden daha büyük bir kötülük görmedim. Eğer siz de benim gördüklerimi görmüş, bugün ve daha önce gördüklerim hakkında bildiklerimi bilmiş olsaydınız, derin bir merhamet duyardınız, gülmeniz azalır ve ağlamanız artardı. Enes -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabına bundan daha çetin (daha ağır ve hüzünlü) bir gün gelmemişti. Başlarını örttüler ve ağlamanın şiddetinden, burunlarından hırıltılı sesler geliyordu. Ömer -radıyallahu anh- ayağa kalktı ve şöyle dedi: Rab olarak Allah'tan razı olduk, din olarak İslam'dan razı olduk, Peygamber olarak Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'den razı olduk. Enes dediki: Bunun üzerine bir adam ayağa kalktı: Benim babam kim? diye sordu.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- «Baban filanca kişidir» dedi ve ardından şu ayet vahyedildi: {Ey iman edenler! Açıklandığı takdirde sizi sıkıntıya sokacak hususlarda soru sormayın.} [Mâide Suresi: 101].