عَنْ سَلْمَانَ الْفَارِسِيِّ رَضيَ اللهُ عنه قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ:
«ثَلَاثَةٌ لَا يُكَلِّمُهُمُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَلَا يُزَكِّيهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ: أُشَيْمِطٌ زَانٍ، وَعَائِلٌ مُسْتَكْبِرٌ، وَرَجُلٌ جَعَلَ اللَّهَ لَهُ بِضَاعَةً، فَلَا يَبِيعُ إِلَّا بِيَمِينِهِ وَلَا يَشْتَرِي إِلَّا بِيَمِينِهِ».
[صحيح] - [رواه الطبراني] - [المعجم الصغير: 821]
المزيــد ...
Selmân-ı Fârisî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«Üç kişi vardır ki, Yüce Allah Kıyamet Günü'nde onlarla konuşmaz, onları temize çıkarmaz (günahlarından arındırmaz) ve onlar için elem verici bir azap vardır: Bunlar zina eden ihtiyar, kibirli fakir ve Allah'ın adını ticaretine alet eden kişi; öyle ki malını satarken ancak yemin ederek satar, alırken de ancak yemin ederek alır.»
[Sahih Hadis] - [Taberânî rivayet etmiştir] - [el-Mu'cemü's-Sagîr - 821]
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- Kıyamet Günü'nde Allah'a tevbe etmedikleri veya Allah tarafından bağışlanmadıkları takdirde, üç çeşit azapla cezalandırılmayı hak eden üç sınıf insandan haber vermiştir. Birincisi: Allah'ın, Kıyamet Günü'nde onlarla konuşmamasıdır. Bu, Allah'ın onlara karşı şiddetli gazabından dolayı yüz çevirmesi anlamındadır. Yahut onlarla, kendilerini sevindirecek bir şekilde değil; bilakis kendisine gazap ettiğini ve onlardan hoşnut olmadığını gösteren bir hitapta bulunması demektir. İkincisi: Allah'ın onları temize çıkarmaması (tezkiye etmemesi)dır. Yani onları övmeyecek, günahlarından arındırmayacak ve temize çıkarmayacaktır. Üçüncüsü: Ahirette onlar için acı verici ve şiddetli bir azap vardır. Bu kimseler ise şu üç sınıftır: Birinci sınıf: İleri yaşta olduğu hâlde zina eden kimsedir. İkinci sınıf: Malı olmayan fakir bir kimse olduğu hâlde insanlara karşı kibirlenen kişidir. Üçüncü sınıf: Alışverişte sürekli Allah adına yemin eden kimsedir. Böylece Allah'ın ismini değersizleştirir, onu mal kazanmanın ve ticaret yapmanın bir aracı hâline getirir.