Hadislerin Listesi

''Şüphesiz ki Allah Teâlâ sizin babalarınızın adı ile yemin etmenizi yasakladı.''

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kıyamet Günü insanlar arasında ilk bakılacak olan dava, kan davasıdır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Her kim bize silah çekerse, o bizden değildir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Bizi daha sık ziyaret etmeni engelleyen nedir?»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«O halde sen, sevdiğin ile berabersin.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Dünyanın son günlerinde, halifelerinizden biri, malı saymaya bile gerek duymadan avuç avuç dağıtacaktır."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kişi dostunun dini üzeredir. Öyleyse her biriniz, kiminle dostluk kuracağına dikkat etsin.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Erkek olsun kadın olsun mü’min, Allah’a günahsız olarak kavuşuncaya kadar kendisinden, çoluk çocuğundan, malından belâ eksik olmaz.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Eğer sabredeyim dersen, sana cennet vardır. Ama yine de sen istersen, sana şifa vermesi için Allah’a dua ederim.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Siz, Allah dilerse ve filanca dilerse (öyle olur) demeyiniz. Fakat, Allah dilerse sonra filanca dilerse deyiniz.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Allah'ın adı ile yalan yere yemin etmem, Allah'tan başkasıyla doğru yemin etmemden benim için daha sevimlidir."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Şüphesiz ki Allah kulları hakkında gıyreti vardır. Allah’ın gıyreti kulun, Allah'ın haram kıldığını işlemesidir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim Allah'tan başkası adına yemin ederse kafir ya da müşrik olur.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Bunlar neden korkarlar? (Kuran'ın) muhkemiyle karşılaşınca kolayca kabulleniyorlar, müteşabihi ile karşılaşınca da helak oluyorlar.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Yedi kat sema, Kürsi içerisinde, bir kalkanın içine atılmış yedi adet dirhem gibidir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Sizin adınıza en çok korktuğum şey küçük şirktir. Onun ne olduğu sorulduğunda, o riyâdır.» buyurmuştur.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Tıyera (uğursuzluk), seni işinde ileri iten ya da geri bırakan şeydir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
(Ey Muhammed!) başını kaldır! Söyle, sözün dinlensin; iste ki istediğin verilsin. Şefâat dile! Sana şefâat hakkı verilsin.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Dinde aşırılıktan sakının. Çünkü sizden öncekileri, dinde aşırılık helâk etti.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e nüşra (büyü bozmak) hakkında soru soruldu. Buyurdu ki: «O, şeytanın bir amelidir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Hasen (el-Basrî) den nakledildiğine o şöyle demiştir: “Sihri, ancak sihirbaz çözer.”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Rahman’ın avucunda yedi gök ve yedi yerin misali sizden birinin elindeki hardal tanesi gibidir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Arşın Kürsî'ye olan büyüklüğü geniş düzlük araziye bırakılan demirden bir halkaya olan büyüklüğü gibidir."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
''Her kim, Allah'ın dışında birisine yalvarıp yakararak O'na eş koşar bir halde ölürse, cehenneme girer.''

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«(Sözlerinde ve fiillerinde haddi aşıp) aşırı gidenler helak olmuştur.» demiş ve bunu üç defa tekrar etmiştir.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Bir kimsenin cemaatle kıldığı namazın sevabı, evinde ve çarşı pazarda kıldığı namazdan yirmi beş kat daha fazladır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah -Azze ve Celle- buyurdu ki: Celalim için birbirlerini sevenlere peygamberlerin ve şehitlerin imreneceği nurdan minberler vardır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Ey Hârise'nin annesi! Cennette birçok dereceler vardır. Şüphesiz senin oğlun bunlardan El-Firdevsu'l-A'lâ'ya, yani en yüksek Firdevs'e erişti.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
“Allahım! Sen bu kavmimi affet. Onlar cahil, bilmeyen kimselerdir.”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah yolunda cihad edenler için Allah Teâlâ cennette yüz derece hazırlamıştır. Her derecenin arası yerle gök arası kadardır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Muhakkak ki Allah, bir ümmete rahmet etmeyi dilerse, o ümmetten evvel peygamberinin ruhunu kabzeder de onu o ümmeti için bir öncü ve bir selef yapar.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. (Zîra) Âdem o gün yaratılmış, o gün cennete koyulmuş ve o gün cennetten çıkarılmıştır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Allah Musa'ya rahmet etsin. O, bundan daha fazla eziyete uğradı, ama sabretti.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Hiçbir kimse, asla kendi kazancından daha hayırlı bir rızık yememiştir. Allah’ın nebisi Dâvûd -aleyhisselam- da kendi elinin emeğini yerdi.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Zekeriyya aleyhisselam marangoz idi."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Mü'min, cennete girinceye kadar hiçbir hayra doymaz.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Bir seferde Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte çıkmıştık. Bu seferde insanlar kıtlık ile karşılaştılar.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Ben falan ve falancanın dinimizden bir şey bildiklerini zannetmiyorum."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Ebu Bekir’e emredin de insanlara namazı kıldırsın.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah, kim için hayır dilerse ona musibet verir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Şüphesiz Allah, ümmetimden hata, unutma ve üzerine zorlandıkları/ikrah altında bırakıldıkları şeyin hükmünü kaldırmıştır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
(Ey Aişe!) Bu Cibril’dir. Sana selam söylüyor!

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Ben şüphesiz buna, senden daha layığım, kulumu serbest bırakın!»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Güneş, kıyamet gününde insanlara bir mil mesafe kalıncaya kadar yaklaştırılır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- evime geldi. Duvara asılı duran kırbanın ağzından ayakta su içti. Ben de hemen kalkıp kırbanın ağzını kestim.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Şüphesiz Allah, sizin şeklinize ve cisimlerinize bakmaz. Fakat O, sizin kalplerinize ve amellerinize bakar.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Sizden herhangi bir kimse, hevası benim getirdiğime tabi olmadıkça iman etmiş olamaz.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim bizim dinimizde olmayan bir şey yaparsa o merduttur, makbul değildir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Bir ordu Kâbe’ye saldırmak üzere yola çıkacak, bir çöle geldiklerinde baştan sona bütün ordu yere batacaktır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Onu öldürme! Çünkü onu öldürürsen, o senin onu öldürmezden önceki durumuna geçer. Sen de onun söylediği sözünden önceki durumunda olursun.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Ey Usame! Onu, "Lâ ilâhe illallah" dedikten sonra mı öldürdün?

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Allah'ın en çok sevdiği yerler mescidlerdir. Allah'ın en çok buğz ettiği yerler de çarşı ve pazarlardır."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
Ali b. Ebû Tâlib’e, binsin diye hayvanını getirdikleri zaman ayağını üzengiye koyunca ‘Bismillah’ dedi.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bir seferde beraberdik. Bir yerde konakladık. Kimimiz çadırını düzeltiyor; Kimimiz ok atma talimi yapıyor, kimimiz de meradaki hayvanlarının başında bulunuyordu. Derken Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’in müezzini: Namaza toplanın! Diye seslendi. Biz de Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'in etrafında toplandık. Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şunları söyledi: “Benden önce gelen her peygamberin vazifesi, ümmetine, onlar hakkında hayırlı olduğunu bildiği şeyleri göstermek ve onlar için şer olduğunu bildiği şeylere karşı da onları uyarmaktı. Bu, ümmetinizin selameti, başında (ilk nesillerinde) olacaktır. Sonra gelenler ise belâlara ve yadırgadıkları bir takım hallere dûçar olacaklardır. Biri diğerini aratan fitneler gelecektir. Bu fitnelerden biri geldiğinde mü’min, ‘Bu beni helâk edecek! der. Ardından bu fitne kalkar, sonra bir fitne daha gelir. Mü’min yine,"Bu, (beni helâk edecek!) der ve bu şekilde devam eder. Cennete girmek ve cehennemden uzaklaştırılmak isteyen kimse, ölüm kendisine geldiğinde Allah’a ve ahiret gününe iman üzere olsun. İnsanlara da kendisine yapılmasını dilediği şeyleri yapsın. Kim, bir imama (hükümdara) bey'at edip, elini sıkıp ona yürekten bağlanırsa, gücü yettiği kadar ona itaat etsin. Eğer bir başkası çıkıp (iktidarı ele geçirmek için) onunla mücadeleye girişirse, onun boynunu vurun.”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim bir kavme (topluluğa) benzerse o da onlardandır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim bir Müslümana zarar verirse Allah da ona zarar verir ve kim bir müslümanı sıkıntı ve meşakkate sokarsa, Allah da ona sıkıntı ve meşakkat verir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah Yahudi ve Hıristiyanlara lanet etsin. Onlar, peygamberlerinin kabirlerini mescidler edindiler.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Yanaklarına vuran, yakalarını yırtan ve cahiliye cağrıları ile feryat figân edip ağıt yakan kimse bizden değildir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Kur'ân'ı okuyunuz. zira O, kıyâmet günü okuyan kimseler için şefaatçi olarak gelir."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Cehennem ateşi, cehennem ehlinin bazısının topuklarına, bazısının dizlerine, bazısının kuşak yerlerine, bazısının da boyunlarına kadar çıkar.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Her kul, öldüğü hal üzere diriltilecektir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«İnsanlar kıyamet gününde, yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak Allah’ın huzurunda toplanırlar.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«İnsanlar kulaklarının yarı­sına kadar tere boğulmuş oldukları halde Rablerinin huzurunda kalkarlar.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
“Allah Teâlâ kıyâmet gününde şöyle buyurur: Ey Ademoğlu! Hastalandım da, beni ziyaret etmedin.”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- yemek yediği zaman üç parmağını yalardı.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Ömer İbnu’l–Hattâb -radıyallahu anh- ilk hicret eden sahabelere dörder bin maaş bağladı.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Siz şu ayı güçlük çekmeden gördüğünüz gibi, Rabbinizi de açıkça göreceksiniz.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
Eyyub -aleyhisselâm- çıplak olarak yıkanırken (gökten) üzerine altından çekirge düştü.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
Bir gün Cebrail -aleyhisselam- Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte otururken yukarıdan bir gıcırtı işitti.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
«Sende Allah’ın sevdiği iki özellik vardır: Yumuşak huyluluk ve Aceleci olmamak.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
‘’Allah Teâlâ, zalime vakit verir, bir kerede ansızın onu yakaladı mı, artık bırakmaz (onun için kurtuluş yoktur).’’

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Kıyamet gününde hakları mutlaka sahiplerine vereceksiniz. Hatta boynuzsuz koyun için boynuzlu koyundan kısas (hakkı) alınacaktır."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
“Allah katında nelere sahip olduğunuzu bir bilmiş olsaydınız ihtiyaç ve sıkıntınızın daha da artmasını isterdiniz.”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- aramızda iken Vedâ haccı’ndan söz ediyorduk, ama Vedâ haccı’nın ne olduğunu bilmiyorduk.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
«Bütün peygamberler, ümmetlerini yalancı kör deccalın tehlikesine karşı uyarmışlardır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Şefaat Hadisi:

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Bir adam Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek: Ben açım, dedi.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allahu Ekber! Yine aynı yol! Nefsim elinde olana yemin ederim ki sizler, İsrailoğulları'nın Mûsâ'ya dediğinin aynısını diyorsunuz.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir ordunun veya seriyyenin başına komutan tayin ettiği zaman, -hassaten komutana- Allah'a karşı muttaki olmasını, beraberindeki Müslümanlara da hayır tavsiye eder ve sonra şunları söylerdi: ''Allah'ın adıyla ve Allah'ın rızası için savaşın. Allah'ı inkâr eden kâfirlerle çarpışın. Gazâ edin fakat ganimete hıyanet etmeyin, haksızlıkda bulunmayın, ölülerin vücudlarına sataşıp burun ve kulaklarını kesmeyin, (önünüze çıkan) çocukları öldürmeyin! Müşrik düşmanlarla karşılaşınca onları önce üç şeyden birine çağır: Bunlardan birine cevap verirlerse onlardan bunu kabul et ve artık dokunma! Önce İslâm'a dâvet et. İcabet ederlerse hemen kabul et ve elini onlardan çek. Sonra onları yurtlarından muhâcirler diyarına hicrete dâvet et. Ve onlara haber ver ki, eğer bunu yapacak olurlarsa Muhacirler´e va´dedilen bütün mükâfaat ve vecibeler aynen onlar için de olacaktır. Hicretten imtina edecek olurlarsa bilsinler ki, Müslüman bedevîler hükmündedirler ve Allah'ın mü'minler üzerine câri olan hükmü onlara icra edilecektir; ganimet ve fey´den kendilerine hiçbir pay ayrılmayacaktır. Müslümanlarla birlikte cihâda katılırlarsa o hâriç, (o zaman ganimete iştirak ederler.)Bu şartlarda Müslüman olma teklifini kabul etmezlerse, onlardan cizye iste, senin bu isteğini kabul ederlerse hemen kabul et ve onları serbest bırak.Eğer bunu kabul etmeyecek olurlarsa onlara karşı Allah´tan yardım dile ve onlarla savaş. Bu durumda bir kale ahâlisini kuşatacak olupta onlar senden Allah ve Rasûlü'nün ahd ve emânını talep ederlerse kabul etme; onlar için, kendine ve ashâbına ait bir emân tanı. Zira sizin kendi ahdinizi veya arkadaşlarınızın ahdini bozmanız, Allah´ın ve Rasûlü'nün ahdini bozmaktan daha kolaydır. Eğer bir kale ahalisini kuşattığında onlar, senden Allah´ın hükmünü tatbik etmeni isterlerse sakın onlara Allah´ın hükmünü tatbik etme, lâkin kendi hükmünü tatbik et. Zira Allah'ın onlar hakkındaki hükmüne isabet edip etmeyeceğini bilemezsin.''

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Allah'ın vechi ile ancak cennet istenir.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu: «İzzet (şeref) benim izârım, kibriyâ da (ululuk) benim ridâm (kaftanım) dır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
''Bir adam Kehf sûresini okuyordu.Yanında iki uzun iple bağlanmış bir at vardı.''

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
''Sana Dâvud -Aleyhisselam-'ın nağme­lerinden (okuyuşundan) bir nağme verilmiştir.''

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
“Kim Kehf suresi'nin başından on ayet ezberlerse, Deccâl'den korunmuş olur.”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
"Yüce Allah şöyle buyurdu: Âdemoğlu beni yalanladı, halbuki beni yalanlamak ona yakışmazdı."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«İnsanlar arasında iki âdet vardır ki bunlar küfür dönemi âdetidir: Nesebe sövmek ve ölüye yüksek sesle ağlamak.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Onu çıkar! Çünkü bu, ağrını arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Şayet bu üzerindeyken ölecek olsaydın, ebediyen kurtulamazdın.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Bir adamın kolunda sıtmayı önlediği söylenen bir ip görünce; onu kopardı ve şu ayeti okudu: "Onların çoğu Allah’a ancak ortak koşarak inanırlar."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"(Seleften kavuştuklarımız) Kur'an'dan olan ya da olmayan tüm muskaları kerih görürlerdi."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Nevvâs b. Sem’ân -radıyallahu anh- şöyle dedi: Bir sabah Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- deccaldan uzun uzun bahsetti. Sonunda yorulup sesini alçalttı, sonra tekrar yüksek sesle konuştu. Biz onun anlatışına bakarak deccalın Medine civarındaki hurmalıklara gelip dayandığını zannettik. Tekrar yanına gittiğimiz zaman üzüntümüzü anladı ve: “Hayrola, bu ne hal?” dedi. Biz de: Yâ Rasûlallah! Sabahleyin deccaldan bahsettin. Kâh alçak sesle kâh yüksek sesle konuştuğun için, biz onun hurmalıklara gelip dayandığını sandık, dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu: “Sizin adınıza deccaldan başka şeylerden daha çok korkuyorum. Şayet deccal ben aranızdayken çıkarsa, onun oyununu bozar, delillerini çürütürüm. Eğer ben aranızdan ayrıldıktan sonra çıkarsa, artık herkes kendini ona karşı savunup korumalıdır. Zaten Allah Teâlâ mü’minleri onun kötülüklerinden koruyacaktır. Deccâl kıvırcık saçlı, patlak gözlü, (Câhiliye devrinde ölen) Abdüluzzâ b. Katan’a benzeyen bir gençtir. Sizden onu gören Kehf sûresinin baş (ve son) tarafından onar âyet okusun. O Şam ile Irak arasındaki bir yerden çıkacak. Sağa sola her yana kötülüğünü yayacaktır. Ey Allah’ın kulları, imanınızı koruyup direnin!”Yâ Resûlallah! Deccâlin yeryüzünde kalma süresi ne kadardır? Diye sorduk. Şöyle buyurdu: “Kırk gündür. Bir günü bir yıl kadar, bir başka günü bir ay kadar, bir diğer günü de bir hafta kadardır; geri kalan günleri ise sizin bildiğiniz günler gibidir.” Biz: Yâ Rasûlallah! Bir yıl kadar olan günde, kılacağımız bir günlük namaz kâfi gelecek mi? dedik. “Hayır, siz namaz vakitlerini ona göre takdir ve hesap ediniz” buyurdu. Biz: Yâ Rasûlallah! Onun yeryüzündeki sürati ne kadardır? Diye sorduk. Şöyle buyurdu: “Rüzgârın sürüklediği bulut gibi insanların yanından geçer, ilâh olduğunu söyleyerek kendisine iman etmelerini ister, onlar da iman ederler. Göğe yağmur yağdırmasını emreder, yağmur yağar; yere bitki bitirmesini emreder, otlar, çayırlar biter; insanların yayılmaya gönderdikleri hayvanları daha gösterişli ve semiz, sütleri daha bol olarak döner. Daha sonra başka insanların yanına gelerek onları kendine inanmaya davet eder; fakat onlar kendisine inanmayıp teklifini geri çevirirler; deccal de yanlarından ayrılıp gider; lakin sabahleyin suları çekilip çayır çimenleri kurur, hayvanları da helâk olur. Deccâl bir örene uğrayıp ‘Definelerini ortaya çıkar!’ der, o harâbedeki defineler arıbeyinin peşinden giden arılar gibi deccalın arkasından gider. Sonra deccal babayiğit bir genci yanına çağırıp onu kılıcıyla ikiye biçer; vücudunun her parçası bir yana düşer; ardından ona seslenir. Delikanlı gülümseyen bir çehreyle ona doğru gelir. Deccal böyle işler yaparken Allah Teâlâ Mesîh İbni Meryem sallallahu aleyhi ve sellem’i gönderir. Mesîh, boyanmış iki elbise içinde, ellerini iki meleğin kanatları üzerine koyarak Dımaşk’ın doğusundaki Akminare’nin yanına iner. Mesih parıldayan yüzüyle başını yere eğince saçlarından terler damlar, başını kaldırınca inci gibi nûrânî damlalar dökülür. Onun nefesini koklayan kâfir derhal ölür. Nefesi baktığı yere ânında ulaşır. Mesih deccâlin peşine düşer, onu (Kudüs yakınındaki) Bâbü Lüd’de yakalayıp öldürür. Sonra Îsâ -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah Teâlâ’nın kendilerini deccâlin şerrinden koruduğu birtakım insanların yanına gelir, onların yüzlerini okşayarak deccâl fitnesinin sona erdiğini söyler ve kendilerine cennetteki yüksek derecelerini haber verir. Bu sırada Allah Teâlâ Îsâ -sallallahu aleyhi ve sellem-’e vahyederek “Kimsenin öldüremeyeceği kullar yarattım; diğer kullarımı toplayıp Tûr’a götür” buyurur. Allah Teâlâ Ye’cûc ve Me’cûc’ü yeryüzüne gönderir. Onlar tepelerden süratle inip giderler; öncüleri Taberiye gölüne varıp gölün bütün suyunu içer. Arkadan gelenler oraya vardıklarında, “Bir zamanlar burada çok su varmış” derler. Îsâ -sallallahu aleyhi ve sellem- ile yanında bulunan mü’minler Tûr dağında mahsur kalırlar. Onlardan her biri için bir öküz başı, sizin bugünkü paranızla yüz altından daha kıymetli olur. Îsâ sallallahu aleyhi ve sellem ile yanındaki müminler bu belâdan kendilerini kurtarması için Allah Teâlâ’ya yalvarırlar. Allah Teâlâ da Ye’cûc ve Me’cûc’ün enselerine kurtçuklar musallat eder; hepsi bir anda ölüp gider. Ardından Îsâ -sallallahu aleyhi ve sellem- ile müminler Tûr dağından inerler. Ye’cûc ve Me’cûc’ün kokmuş cesetlerinin olmadığı bir karış yer bulamazlar. İsa -sallallahu aleyhi ve sellem- ile yanındaki müminler bu belâdan da kendilerini kurtarması için Allah Teâlâ’ya yalvarırlar.Allah Teâlâ deve boyunları gibi iri kuşlar gönderir; bu kuşlar onların kokmuş cesetlerini alarak Cenâb–ı Hakk’ın dilediği yere götürüp atarlar. Sonra Allah Teâlâ hiçbir evin ve çadırın engel olamayacağı bol bir yağmur gönderir; bu yağmur yeryüzünü ayna gibi pırıl pırıl temizler. Daha sonra yeryüzüne “Meyveni bitir, bereketini getir” diye emredilir. O gün bir grup insan tek bir nar ile doyar, kabuğuyla da gölgelenirler. Yaylıma gönderilen hayvanların sütü de bereketlenir, bir devenin sütü kalabalık bir grubu, bir ineğin sütü bir kabileyi, bir koyunun sütü bir cemaati doyurur. Onlar böyle yaşayıp giderken Allah Teâlâ tatlı bir rüzgâr gönderir; bu rüzgâr onları koltuk altlarından sarmalayıp her mü’minin ve müslümanın ruhunu alıp götürür. Yeryüzünde insanların en fenaları kalır; onlar eşekler gibi birbiriyle tepişip herkesin gözü önünde cinsel ilişkide bulunurlar ve kıyamet onların üzerine kopuverir.Müslim rivayet etmiştir. ''Hulle beyne Şam be Irâk’’:Yani ikisi arasında yol.’’Âse’’ Ays kelimesi fasadın en kötüsü demektir.’’Zürâ’’ Hörgüçlerin en üst kısmı demek olan Zürve/Zirve şeklinde yazılımıyla bu kelimenin çoğuludur.’’Yaâsîb’’Arının erkilleridir.’’Cizleteyni’’ iki parça,’’Garad’’ ok atılan hedef. Yani onu hedefe atan okçu gibi atar.’’Mehrûde’’ O da boyalı elbise demektir.’’Lâ Yedân’’ Güc yetmez.’’Nagf’’ Kurtçuk demektir.’’Fersâ’’ Ferîs kelimesinin çoğuludur. O da öldürülen demektir.’’Zeleka’’:Ve Zülka olarakta rivayet edilmiş olup kadın demektir.’’Isâbe’’ Topluluk,’’Risl’’ Süt,’’Lıkha’’ İki yaşını doldurup üçe girmiş deve.’’Fiâm’’ topluluk.’’Fahz’’: Sayı olarak kabileden daha az olan insanlar.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Müflis kimdir, biliyor musunuz?»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in etrafında, Ebû Bekir ve Ömer -radıyallahu anhumâ-’nın da bulunduğu bir grup insanla oturuyorduk. Bir ara Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- aramızdan kalkıp gitti. Uzunca bir süre dönmeyince, başına kötü bir iş gelmesinden korktuk ve telaşla yerimizden kalktık. Bu endişeyi ilk duyan bendim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i araya araya Ensar'dan Neccâr oğullarına ait bir bahçeye geldim. Giriş kapısını arayarak bahçenin etrafını dolandım, fakat bir kapı bulamadım. Bahçenin dışındaki bir kuyudan içeriye su veren küçük bir ark gördüm ve oradan büzülerek Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına girdim.Ebu Hureyre! Sen misin? diye sordu. Evet, yâ Rasûlallah! dedim. Ne haber? dedi. Aramızda otururken kalkıp gittin. Geri dönmediğini görünce, sana bir kötülük yapılmasından korkup telaşlandık. İlk endişe duyan da ben oldum. Kalkıp bu bahçeye geldim ve tilki gibi iki büklüm içeri girdim. Diğerleri de arkadan geliyor, dedim. Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem-: Ebu Hureyre! diye seslendikten sonra ayakkabılarını çıkarıp verdi ve şunları söyledi: Şu ayakkabılarımı alıp geri dön. Bu duvarın arkasında, gönülden inanarak “Lâ ilâhe illallah” diyen kime rastlarsan, onu cennetle müjdele! Hadisi tamamıyla zikretmiştir.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Kim muska takarsa, Allah hayatta onun hiçbir işini tamamlamasın. Kim nazarlık takarsa, Allah ona rahatlık ve huzur vermesin.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim bir şeye bağlanırsa, o şeyle başbaşa bırakılır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Kim bir insanın üzerindeki, muskayı (nazarlık ve benzerlerini) koparıp atarsa köle azad etmiş kadar sevap kazanır."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Üç kişiden başka beşikte konuşan (bebek) olmamıştır"

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
“Melekler nurdan yaratıldı. Cinler dumanlı alevden, ateşten yaratıldılar. Âdem ise size anlatılandan yaratıldı.”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim Allah’a kavuşmak isterse, Allah da ona kavuşmak ister. Kim Allah’a kavuşmak istemezse, Allah da ona kavuşmak istemez.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil, Cennet nehirlerindendir."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Sen, seninle bağını muhafaza edenlere benim de bağımı devam ettitmemden; onu kesenlerden benim de onu kesmeme razı olmaz mısın?” buyurdu

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Merhametlilere Rahman merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki, gökteki de size merhamet etsin.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah Teâlâ son derece hayâlıdır, hayâlı ve örtülü olanları sever. Sizden biriniz yıkandığı zaman örtünsün.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Havle Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in yanına geldi ve eşinden şikâyet ediyordu. Söyledikleri bana gizliydi, duyamıyordum."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Şüphesiz yüce Allah, her imal eden kimseyi ve imal ettiği şeyi yaratandır.»

Diline tercüme: İngilizce İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Allah et-Tabîb’dir. Belki sen şefkatli bir adamsın onun tabibi onu yaratandır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Musa -aleyhisselam-'ın Hızır ile Olan Kıssası

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
"Rasûlullah'ı (bu) iki parmağını (gözü ve kulağı üzerine) koyarak bu ayeti okurken gördüm." dedi.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Mute Savaşında elimde dokuz kılıç parçalandı, yalnız ağzı enli Yemani bir kılıcım vardı, elimde o dayanabildi."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Hiç kimse, bir başkasına fâsık veya kâfir demesin. Şayet itham altında bırakılan kişide bu sıfatlar yoksa, o söz onu söyleyene döner.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim, bir adamın karısını veya kölesini ayartıp aldatırsa bizden değildir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lânet etti."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Yahudiler ve Hıristiyanlar (saçlarını ve sakallarını) boyamazlar. Siz onlara muhalefet edin.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kardeşim Cafer için bugünden sonra artık ağlamayın!»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Nebî–sallallahu aleyhi ve sellem- uğursuzluğa inanmazdı."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Bu sûretleri (resim ve heykelleri) yapanlar, kıyamet günü, "Bu yaptıklarınıza can verin, haydi!" diye azap edileceklerdir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«İçinde köpek ve sûret bulunan eve melekler girmez.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Yanlarında köpek ve çan bulunan bir topluluğa melekler arkadaşlık etmez.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Putlara ve babalarınıza yemin etmeyiniz.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Emanete yemin eden, bizden değildir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
Şu ayakkabılarımı alıp geri dön. Bu duvarın arkasında, gönülden inanarak “Lâ ilâhe illallah” diyen kime rastlarsan, onu cennetle müjdele!”

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"Allah Teâlâ’nın, kullarına olan merhameti, bu kadının çocuğuna gösterdiğinden çok daha büyüktür."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
‘’Müslüman; müslümanın elinden ve dilinden zarar görmediği kimsedir. Esas muhacir de Allah’ın yasakladığı şeyleri terk edendir.’’

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Müezzinler, insanların en uzun boyunlu olanlarıdır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
"İsra’ya götürüldüğü gece ona, (biri şarap biri süt olmak üzere) iki kâse getirildi."

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Cebrail'i Sidretu'l Müntehada gördüm. Altı yüz kanadı vardı, her bir kanadından renk renk inci ve yakutlar dökülüyordu»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
Ey Ebû Âişe: Üç şey vardır ki bunlardan birini söyleyen Allah’a en büyük iftirayı yapmış olur.

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
"Yüce Allah'ın yeryüzünü dolaşan melekleri vardır. Onlar ümmetimden salat ve selam getirenleri bana iletirler.''

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
Siz bu öğleden sonra ve gece yol alacaksınızsonra da Yüce Allah'ın izniyle yarın suya varmış olacaksınız"

Diline tercüme: İngilizce Fransızca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Çince
«Mezarlık ve hamam (yıkanılan ve def-i hacet giderilen yer) hariç bütün yeryüzünün tamamı mesciddir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kabirlere doğru namaz kılmayın ve kabirlerin üzerlerine oturmayın.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Şüphesiz bu namazda insanların sözünden bir şeyler söylemek onunla bağdaşmaz. Namazda sadece tesbih ve tekbir getirilir, Kur'an okunur.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Ben mescidleri yükseltip genişletmekle emrolunmadım.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Fatıma benden bir parçadır. Kim onu kızdırırsa beni kızdırmış olur.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah'ım! Ben bu çocuğu seviyorum, sen de onu sev ve onu seveni de sev!»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Kim Hasan ve Hüseyin –radıyallahu anhumâ-’yı severse beni sevmiştir. Kim de onlara buğz ederse bana buğz etmiştir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Her ümmetin bir emini vardır. Ey ümmet! bizim eminimiz ise Ebû Ubeyde b. Cerrah'tır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Sizin benden sonraki durumunuz, beni cidden düşündürüyor. Size ancak çok cömert olanlar tahammül edebileceklerdir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Bengalce Çince
«Allah'ım! Muaviye'yi hak yola (hidayete) iletici (yol gösterici), hak yolu bulmuş bir kimse kıl ve onunla insanlara hidayet ver.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah, bir kulunun ruhunu bir yerde kabzetmek istediğinde, ona orada bir ihtiyaç peydâ eder.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Allah bir kulu için hayrı dilediğinde o kulunu ölümünden önce kullanır.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«O kadınlar, doğru söylemişlerdir. Onlar, kabirlerinde öyle bir azap görür ki, o azabı bütün hayvanlar işitir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce Çince
«Bana vahyolundu ki, sizler kabirde Deccal fitnesine yakın bir imtihandan geçeceksiniz.»

Diline tercüme: Türkçe Urduca Boşnakça Bengalce Çince
Kabir azabı ve nimetininin bir takım özellikleri

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Endonezce Boşnakça Bengalce
«Hicaz bölgesinden bir ateş çıkıp Busrâ'daki develerin boyunlarını aydınlatmadıkça kıyamet kopmaz.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Urduca Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce
«Ümmetimin son zamanlarında malı sayarak değil, avuçla avuçlayacak bir halife gelecektir.»

Diline tercüme: İngilizce Fransızca İspanyolca Türkçe Endonezce Boşnakça Rusca Bengalce