Hadislerin Listesi
1. Nebi-sallallahu aleyhi ve sellem- ayakkabısını giymeye, temizlenmeye (abdest, gusül) ve taranmaya varıncaya kadar her işe sağdan başlamayı severdi
عربي
الإنجليزية
الأوردية
2. "Ehl-i Beyt’ini sevip sayma konusunda Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in emrini tutunuz."
عربي
الإنجليزية
الأوردية
3. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in küçük dili görünecek şekilde kahkahayla güldüğünü hiç görmedim. O, sadece tebessüm ederdi - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
4. Cabir -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdular ki: "Kendi üzerinize beddua etmeyin. Çocuklarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Mallarınızın aleyhine de beddua etmeyin. Ola ki, Allah'ın duaları kabul ettiği saate rastgelir de, istediğiniz kabul ediliverir."
عربي
الإنجليزية
الأوردية
5. Eğer sizlerden biri sevdiği bir rüya görürse, bu Allah'tandır. Bu güzel rüyadan ötürü Allah'a hamt etsin ve bu rüyayı anlatsın. Eğer hoşuna gitmeyen başka bir şey görürse, şüphesiz bu Şeytan'dandır. Onun şerrinden Allah'a sığınsın ve bu rüyayı kimseye anlatmasın. Bu rüya ona hiçbir zarar veremez
عربي
الإنجليزية
الأوردية
6. Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına gelinceye kadar büyütüp bakarsa, kıyamet günü o kimseyle ben böyle (bir arada) olacağız.» dedi ve parmaklarını birleştirdi
عربي
الإنجليزية
الأوردية
7. Eğer Müminlere –veya ümmetime– güçlük vermeyeceğini bilseydim onlara her namaz vaktinde misvak kullanmalarını emrederdim
عربي
الإنجليزية
الأوردية
8. Kulların sabaha eriştiği her gün, gökten iki melek iner. Onlardan biri: 'Allah'ım! Hayır yolunda harcayan (infak eden) kişiye harcadığının yerine yenisini ver' diye dua eder. Diğeri de: 'Allah'ım! Cimrilik edip vermeyenin malını telef et (yok et)' diye beddua eder
عربي
الإنجليزية
الأوردية
9. “Sa’îd b. Cubeyr’in yanındaydım “Dün gece düşen yıldızı
kim gördü?” diye sorunca, “Ben (gördüm)” dedim. Sonra da “Namaz kılıyor değildim, beni bir şey sokmuştu.” dedim - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
10. Orta yolu tutun, dosdoğru olmaya çalışın ve bilin ki sizden hiçbir kimse ameli sayesinde kurtuluşa eremez. Sahabeler:
“Ey Allah’ın Rasûlü! Sen de mi?” dediler. O da şöyle buyurdu:
“Evet, ben de. Allah, rahmeti ve keremi ile beni bağışlamaz ise ben dahi kurtulamam
عربي
الإنجليزية
الأوردية
11. Allah'ım! Senin gazabından rızana, cezalandırmandan affına sığınırım. Senden yine Sana sığınırım. Seni lâyık olduğun şekilde sena etmekten (övmekten) acizim. Sen kendini nasıl övdüysen öylesin - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
12. Size Cennet ahalisinin kimler olduğunu haber vereyim mi? İnsanlar tarafından aciz görülen, zayıf kimselerdir. Onlardan biri Allah'a yemin etse, Allah onun yeminini doğru çıkarır. Size Cehennem ahalisinin de kimler olduğunu haber vereyim mi? Katı yürekli, iri gövdesiyle kasıla kasıla yürüyen, kibirli kimselerdir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
13. Öyle bir söz biliyorum ki, eğer onu söylerse kendisinden bu hal gider. Eğer ''Şeytan'dan Allah'a sığınırım.'' derse kendisinden bu hal gider
عربي
الإنجليزية
الأوردية
14. Salih rüya Allah'tan, kâbuslar ise Şeytan'dandır. Sizlerden biriniz korktuğu bir kâbus görürse, sol tarafına hafifçe tükürsün ve bu rüyanın şerrinden Allah'a sığınsın. Böylece kâbus ona bir zarar veremez
عربي
الإنجليزية
الأوردية
15. Ben, ''Ey Allah'ın Resulü! Kurtuluş nedir?'' diye sordum. O, şöyle buyurdu: «Diline hakim ol! Evin sana yetsin ve de günahlarına ağla!
عربي
الإنجليزية
الأوردية
16. «Allah yolunda cihad edenler için Allah Teâlâ cennette yüz derece hazırlamıştır. Her derecenin arası yerle gök arası kadardır.»
عربي
الإنجليزية
الأوردية
17. Ben, kulumun benim hakkımdaki zannı nasılsa öyleyim. Beni andıkça onun yanında olurum - 6 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
18. Aişe -radıyallahu anha-'ya Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- evine girdiği zaman ilk olarak ne yapmaya başlardı? diye sordum. O da: Misvak kullanırdı dedi
عربي
الإنجليزية
الأوردية
19. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzurunda, bütün gece sabaha kadar uyuyan bir adamdan bahsedildi. Bunun üzerine şöyle buyurdu: «Bu, Şeytan'ın iki kulağına -veyahut şöyle dedi- kulağına işediği bir adamdır
عربي
الإنجليزية
الأوردية
20. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ramazanın son on gecesinde, başka hiçbir zamanda olmadığı kadar çok (ibadet etmeye) çaba gösterirdi
عربي
الإنجليزية
الأوردية
21. "Biz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in misvakını ve abdest suyunu akşamdan hazırlardık. Allah, O'nu, gecenin dilediği saatinde uyandırırdı. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- uyanınca hemen misvakla dişlerini temizler, abdest alır ve namaz kılardı."
عربي
الإنجليزية
الأوردية
22. Bir kul, bu dünyada başka bir kulun ayıbını örterse, kıyamet gününde Allah da onun ayıbını örter
عربي
الإنجليزية
الأوردية
23. Sizden hiçbiriniz, Allah hakkında hüsnüzan beslemeden ölmesin
عربي
الإنجليزية
الأوردية
24. Eğer sen gerçekten söylediğin gibiysen, sanki onlara sıcak kül yedirmektesin. Sen bu hal üzere devam ettiğin müddetçe, senin yanında muhakkak Allah tarafından onlara karşı bir yardımcı bulunmaya devam edecektir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
25. Ayakları Allah yolunda tozlanan kula, Cehennem ateşi değmez
عربي
الإنجليزية
الأوردية
26. Herhangi bir topluluk, oturdukları meclisten Allah’ı zikretmeden kalkarlarsa, merkep leşi yanından kalkmış gibi olur. O meclis de onlar için bir pişmanlık olur
عربي
الإنجليزية
الأوردية
27. Rabbini zikreden ile Rabbini zikretmeyen kimsenin misali, diri ile ölünün misali gibidir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
28. Benim ardımdan sizin adınıza korktuğum şeylerden biri de, sizin için dünyanın güzelliklerinin ve süslerinin bolca verilmesidir - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
29. Kim, kıyamet gününün sıkıntılarından Allah’ın kendisini kurtarmasını isterse, darda kalmış borçluya mühlet versin veya borcunu bağışlasın
عربي
الإنجليزية
الأوردية
30. Şüphesiz cehennemliklerin azabı en hafif olanı, ateşten iki terliği ve bu terliğin iki bağı olan kimsedir ki, bunlardan dolayı tıpkı bir kazanın kaynaması gibi beyni kaynar. O, kendisinden daha şiddetli azap çeken hiç kimse olmadığını sanır. halbuki o, azabı en hafif olanlarındandır. Halbuki o, onların arasındaki en hafif azabı görmektedir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
31. Kıyamet gününde Mümin, Azîz ve Celîl olan Rabbine yaklaştırılır; hatta Allah onun üzerine perdesini örter ve ona günahlarını tek tek itiraf ettir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
32. Dünyaya karşı zâhid ol (ondan yüz çevir), Allah seni sever. İnsanların elindekine karşı zâhid ol (göz dikme), insanlar da seni sever
عربي
الإنجليزية
الأوردية
33. İyilik, güzel ahlaktır. Kötülük ise vicdanını rahatsız eden ve insanların bilmesini istemediğin şeydir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
34. Kıyamet günü cehennem, yetmiş bin yuları olduğu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiş bin melek vardır. - 1 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
35. Şu sandeletlerimi alıp geri dön. Bu duvarın arkasında, kalbiyle kesin olarak inanmış bir şekilde “Lâ ilâhe illallah” diyen kime rastlarsan, onu Cennet ile müjdele!
عربي
الإنجليزية
الأوردية
36. Kur'ân'ı ustalıkla ve düzgün bir şekilde okuyan kimse, şerefli ve itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur'ân'ı güçlük çekerek okuyan, okurken dili dolaşan ve buna rağmen okumaya devam eden kimseye ise iki ecir vardır - 10 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
37. «Görmedin mi? Bu gece benzeri asla görülmemiş ayetler indirildi. Kul eûzu bi-Rabbi’l-felak ve Kul eûzu bi-Rabbi’n-nâs.»
عربي
الإنجليزية
الأوردية
38. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize üç vakitte namaz kılmamızı ve ölülerimizi defnetmemizi yasaklardı
عربي
الإنجليزية
الأوردية
39. «Ergenlik çağına gelmiş bir kadın başörtüsü giymedikçe Allah onun namazını kabul etmez.»
عربي
الإنجليزية
الأوردية
40. Bazı kimselere ne oluyor ki, namazlarında gözlerini gökyüzüne dikiyorlar?» Sonra sözünü daha da şiddetlendirdi ve; «Ya bundan vazgeçerler, ya da gözlerinin nuru alınır da kör olurlar
عربي
الإنجليزية
الأوردية
41. «Namazda esnemek şeytandandır. Biriniz namazda iken esneyeceği zaman gücü yettiği kadar esnemeyi hapsedip tutsun.»
عربي
الإنجليزية
الأوردية
42. Bedir'e ve Hudeybiye'ye katılmış olan hiçbir kimse Cehennem ateşine girmeyecektir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
43. Şüphesiz sizden biri öldüğünde, sabah ve akşam ona (Cennet ve Cehennem'de ona ait olan) yeri gösterilir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
44. Cemaatle kılınan namaz, sizden birinizin tek başına kıldığı namazdan yirmi beş kat daha faziletlidir. Gece melekleri ile gündüz melekleri sabah namazında bir araya gelirler
عربي
الإنجليزية
الأوردية
45. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- saç ekleyene, ekletene, dövme yapan ve yaptırana lanet etmiştir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
46. Üç gruptan kalem kaldırılmıştır: Uyanıncaya kadar uyuyandan, büluğa erinceye kadar çocuktan ve aklı yerine gelinceye kadar deliden - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
47. Kim; Allah yolunda bir gün oruç tutarsa, Allah onun yüzünü Cehennem ateşinden yetmiş sonbahar (yıl) uzaklaştırır
عربي
الإنجليزية
الأوردية
48. İnsanlar oruçlarını açmakta acele ettikleri sürece, hayır üzerine olmaya devam ederler
عربي
الإنجليزية
الأوردية
49. Biz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken fıtır sadakasını; küçük-büyük, hür-köle her bir kişi için bir sâ' yiyecek, veya bir sâ' keş (kurutulmuş peynir), veya bir sâ' arpa, veya bir sâ' hurma, ya da bir sâ' kuru üzüm olarak verirdik
عربي
الإنجليزية
الأوردية
50. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber sahur yaptık, sonra da namaza kalktı. "Ezan ile sahur arasında ne kadar zaman vardı?" diye sordum. "Elli ayet miktarı kadar" dedi
عربي
الإنجليزية
الأوردية
51. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, Allah onun ruhunu kabzedene kadar her ramazan ayının son on gününde itikâfa girerdi. Onun vefatından sonra da eşleri itikâfa girdiler
عربي
الإنجليزية
الأوردية
52. Sahur yapın, çünkü sahurda bereket vardır - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
53. Ramazanı bir veya iki gün önceden oruç tutarak karşılamayın. Ancak bir kimse âdeti olarak oruç tutuyorsa, o orucunu tutabilir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
54. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, fıtır sadakasını Müslüman olan; köle, hür, erkek, kadın, küçük veya büyük herkese bir sâ' hurma veya bir sâ' arpa olarak farz kıldı ve bu sadakanın, insanlar bayram namazına çıkmadan önce verilmesini emretti
عربي
الإنجليزية
الأوردية
55. Müslüman bir kadının, yanında mahremi olan bir erkek olmadan bir gecelik mesafeye yolculuk yapması helal değildir - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
56. Kim, oruçlu olduğunu unutup yer veya içerse, orucunu tamamlasın. Çünkü onu, Allah yedirip içirmiştir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
57. Ömer b. el-Hattab -radıyallahu anh- ile birlikte bayram namazını kıldım. O, şöyle dedi: Şu iki gün, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in oruç tutmayı yasakladığı günlerdir: Orucunuzu bitirip yemek yemeye başladığınız gün ve diğeri ise kurbanınızı yediğiniz kurban günüdür
عربي
الإنجليزية
الأوردية
58. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in telbiyesi şöyleydi: «Buyur Allah'ım! Tekrar emrine amadeyim buyur. Senin hiçbir ortağın yoktur, buyur. Şüphesiz hamt sana mahsustur. Nimet de, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur
عربي
الإنجليزية
الأوردية
59. Kadir Gecesi’ni, ramazanın son on gününün tekli gecelerinde arayın
عربي
الإنجليزية
الأوردية
60. Kadir gecesi ile ilgili rüyalarınızın, ramazanın son yedi gecesi üzerinde toplandığını görüyorum. O halde Kadir Gecesi'ni arayan onu ramazanın son yedi gecesinde arasın!
عربي
الإنجليزية
الأوردية
61. Allah sizin için sadaka verilecek şeyleri zaten belirlemedi mi? Her tesbih bir sadaka, her tekbir bir sadaka, her hamd bir sadaka, her tehlil (Lâ ilahe illallah) bir sadaka, iyiliği emretmek bir sadaka, kötülükten sakındırmak bir sadakadır. Sizden birinizin cinsi münasebetinde bile sadaka vardır. - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
62. Kim bir Müminin dünyevi sıkıntılarından birini giderirse, Allah da onun kıyamet günü sıkıntılarından birini giderir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
63. Ey insanlar! Allah’a tövbe edin. Zira ben günde yüz defa O'na tövbe ediyorum - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
64. Şüphesiz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-; [musibet anında] feryat figan ederek ağlayan, saçını kazıyan ve elbisesini yırtan kadından beri (uzak) olmuştur
عربي
الإنجليزية
الأوردية
65. İsrailoğulları'nı peygamberler yönetirdi. Bir peygamber ölünce yerine bir başka peygamber gelirdi. Benden sonra hiçbir peygamber olmayacak. Ancak halifeler gelecek ve sayıları çok olacaktır
عربي
الإنجليزية
الأوردية
66. Ramazan ayının son on günü girdiğinde, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geceleri ihya eder, ailesini uyandırır, çok daha gayret eder ve kemerini sıkardı
عربي
الإنجليزية
الأوردية
67. Kargaşa/fitne zamanı yapılan ibadet, bana hicret etmek gibidir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
68. Bir Müslüman, içinde bir günah veya akrabalık bağlarını koparma isteği bulunmayan bir dua ederse, Allah ona şu üç şeyden birini mutlaka verir: Ya duasını dünyada hemen kabul eder ya onun mükafatını ahirete saklar ya da duası nispetinde bir kötülüğü ondan uzaklaştırır.» Sahabeler: "Öyleyse biz de dualarımızı çoğaltırız" dediler. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Allah’ın lütfu ve lütfedeceği şeyler, sizin istediklerinizden çok daha fazladır.» diye buyurdu
عربي
الإنجليزية
الأوردية
69. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- keder ve sıkıntı zamanında şöyle dua ederdi: «Azamet ve hoşgörü sahibi olan Allah’tan başka hiçbir hak ilah yoktur. Azametli arşın sahibi olan Allah’tan başka hiçbir hak ilah yoktur. Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve yüce arşın Rabbinden başka hiçbir hak ilah yoktur
عربي
الإنجليزية
الأوردية
70. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, üzerine {Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman...} (Nasr: 1) suresi indikten sonra, kıldığı her namazda mutlaka şöyle derdi: «Subhâneke Rabbenâ ve bi-hamdike Allâhumma'ğfir-lî» Manası: «Rabbimiz! Seni hamdinle tenzih eder ve tesbih ederim. Allah'ım, beni bağışla!
عربي
الإنجليزية
الأوردية
71. Biriniz esnediği zaman elini, ağzının üzerine koysun. Zira Şeytan içine girer
عربي
الإنجليزية
الأوردية
72. Müslümanın Müslüman üzerinde altı hakkı vardır.» ''Ya Rasûlallah! Bunlar nelerdir?'' diye sorulunca şöyle buyurdu: «Onunla karşılaştığında ona selam ver, seni davet ettiğinde davetine icabet et, senden nasihat istediğinde ona nasihat et, hapşırıp Allah'a hamdettiğinde ona ''Yarhamukallah/Allah sana rahmet etsin'' de, hastalandığında onu ziyaret et, öldüğünde cenazesine katıl - 4 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
73. Allah, kibirlenerek elbisesini yerde sürüyen kimseye bakmaz
عربي
الإنجليزية
الأوردية
74. Allah, bir Müslümanın hakkını yalan yemin ederek alan kimseye Cehennem'i farz kılar, Cennet'i de haram eder.» Bir adam ona: “Ey Allah’ın Rasûlü! Önemsiz bir şey de olsa mı?” diye sorunca o da şöyle buyurdu: «Misvak ağacından bir dal parçası olsa bile
عربي
الإنجليزية
الأوردية
75. İki nimet vardır ki, insanların pek çoğu bunların kıymetini bilmeyerek aldanmaktadır: Sağlık ve boş vakit
عربي
الإنجليزية
الأوردية
76. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- secdelerinde şöyle dua ederdi: «Allah'ım! Bütün günahlarımı, küçüğünden büyüğüne, ilkinden sonuncusuna, açığından gizlisine hepsini bağışla - 8 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
77. Çok lanet edenler, Kıyamet Günü ne şahitlik yapacaklar, ne de şefaatçi olacaklardır
عربي
الإنجليزية
الأوردية
78. Şüphesiz Rabbiniz çok hayâ sahibidir ve cömerttir. Bir kulu kendisine el açıp dua ettiğinde, o elleri boş çevirmekten hayâ eder
عربي
الإنجليزية
الأوردية
79. Bir topluluk, oturdukları bir mecliste Allah’ı zikretmez ve peygamberlerine salât etmezlerse, bu meclis onlar için bir eksiklik, pişmanlık ve vebal sebebi olur. Allah dilerse onları bundan dolayı azaplandırır, dilerse onları bağışlar
عربي
الإنجليزية
الأوردية
80. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, kısa ve özlü duaları sever, özlü olmayan duayı yapmazdı
عربي
الإنجليزية
الأوردية
81. Yemin etmek malın (hızlıca) satılmasını sağlar, fakat kazancın (bereketini) yok eder
عربي
الإنجليزية
الأوردية
82. Rüzgâra sövmeyin. Hoşunuza gitmeyen bir rüzgâr gördüğünüz zaman şöyle deyin: Allah'ım! Senden bu rüzgârın hayrını, içinde olanların hayrını ve emrolunduğu şeyin hayrını isteriz. Bu rüzgârın şerrinden, içinde olanların şerrinden ve emrolunduğu şeyin şerrinden de sana sığınırız
عربي
الإنجليزية
الأوردية
83. Sizden biriniz dua ederken: Allah’ım! İstersen beni bağışla! İstersen bana merhamet et! İstersen bana rızık ver! demesin. Dileğini kesin bir dille istesin. Zaten O, dilediğini yapar ve O’nu zorlayabilecek hiçbir güç yoktur - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
84. Yanında adım anıldığı halde bana salavat getirmeyenin burnu sürtsün. Ramazan ayına ulaştığı hâlde, günahları bağışlanmadan bu ayı geride bırakan kişinin burnu sürtsün. Anne ve babası yanında yaşlandığı halde onlar sayesinde Cennet'e giremeyenin burnu sürtsün
عربي
الإنجليزية
الأوردية
85. Sürekli oruç tutan kimse (hakiki anlamda) oruç tutmuş sayılmaz. Her aydan üç gün oruç tutmak, bütün yıl oruç tutmak gibidir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
86. Şöyle şöyle diyen kimselere de ne oluyor? Oysa ben namaz da kılıyorum, uyku da uyuyorum. Bazen oruç tutuyor, bazen de tutmuyorum. Kadınlarla da evleniyorum. Bu yüzden kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
87. Karşılaştıklarında birbirleriyle tokalaşan iki Müslümanın daha birbirinden ayrılmadan günahları bağışlanır - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
88. Kim, Kehf Suresi'nin başından on ayet ezberlerse, Deccal’in fitnesinden korunur.» Başka bir rivayette ise: «Kehf Suresi'nin sonundan
عربي
الإنجليزية
الأوردية
89. Kim, henüz eceli gelmemiş bir hastayı ziyaret eder de onun başucunda yedi kere: “Büyük arşın Rabbi yüce Allah’tan sana şifa vermesini dilerim.” diye dua ederse, Allah onun bu hastalığını iyileştirir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
90. Doğrusu, bütün âdemoğlunun kalpleri, Rahman’ın iki parmağı arasında, tek bir kalp gibidir. Onu dilediği gibi çevirir - 2 ملاحظة
عربي
الإنجليزية
الأوردية
91. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, günah olmadığı müddetçe iki seçenek arasında muhayyer bırakıldığında (serbest kılındığında) mutlaka o iki işin en kolay olanını seçerdi. Eğer o iş günah ise, insanların ondan en uzak duranı kendisi olurdu
عربي
الإنجليزية
الأوردية
92. Allah, bizden bir söz işitip de başkalarına da bu sözü işittiği gibi aynen aktaran kişinin yüzünü aydınlatsın. Nitekim sözün aktarıldığı kişi, sözü işiten kişiden daha anlayışlı olabilir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
93. Allah, geçmiş ve gelecek bütün insanları dümdüz bir alanda toplayacak. Seslenenin sesi duyulacak ve gözler onları görecek. Güneş yaklaşacak. İnsanlar dayanamayacakları bir sıkıntı ve elem çekecekler
عربي
الإنجليزية
الأوردية
94. Şüphesiz Mümin kul için Cennet'te içi oyulmuş tek bir inci tanesinden yapılmış bir çadır vardır ki, yüksekliği altmış mildir. Onun içinde Müminin hanımları bulunur. Mümin kul onları ziyaret edip dolaşır, fakat onlardan hiçbiri birbirlerini görmezler
عربي
الإنجليزية
الأوردية
95. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kadın gibi giyinen erkeğe, erkek gibi giyinen kadına lanet etmiştir
عربي
الإنجليزية
الأوردية
96. Kurban edeceği bir hayvanı olan kimse, zilhicce ayının hilali göründüğü zaman, kurbanını kesinceye kadar saç ve kıllarından veya tırnaklarından hiçbir şey kesmesin
عربي
الإنجليزية
الأوردية
97. Ramazan ayı girdiği vakit, Cennet'in kapıları açılır, Cehennem'in kapıları kapatılır ve şeytanlar zincire vurulur
عربي
الإنجليزية
الأوردية