Nebi-sallallahu aleyhi ve sellem- ayakkabısını giymeye, temizlenmeye (abdest, gusül) ve taranmaya varıncaya kadar her işe sağdan başlamayı severdi
Allah'tan başka hak ilah yoktur. Gerçekleşmesi yaklaşan bir şerden dolayı vay Araplar'ın haline! Bugün Ye'cûc ve Me'cûc'un seddinden, şunun gibi bir delik açıldı
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculuktaydı. Yatsı namazını kıldı ve iki rekattan birinde Tin Sûresi'ni okudu. O'ndan daha güzel sesli olanı yahut daha güzel okuyanı görmedim.
Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- (namazda) secdeye gidince kollarının arasını koltuk altı beyazlıkları görününceye kadar açardı
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- binekle veya yaya olarak Kubâ Mescidi’ni ziyâret eder ve orada iki rekât namaz kılardı.
Ben ve Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı bir kaptan yıkanırdık.(Hayız olduğumda) bana emrederdi, ben izarımı bağlardım. Ben hayızlı olduğum halde (cima etmeden) benimle ilişkide bulunurdu
"Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-, gecenin evvelinde (başında) uyur, son kısmında ise namaz kılardı."
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hastalıktan yahut başka bir sebepten dolayı gece namazını kılamaz ise gündüz bu namazı on iki rekat olarak kılardı.
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- defnedildikten sonra kabrin başında dört tekbir alarak cenaze namazı kıldı.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cuma günü, sabah namazında "Elif, Lâm, Mîm. (Secde) ve Hel etâ ale'l-insâni (İnsan) sûrelerini okurdu."
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- sağ elini temizlik ve yemek için, sol elini ise tuvalette temizlenmek ve benzeri işler için kullanırdı."
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- helâya girdiğinde, ben ve benim yaşlarımda bir çocuk, içinde su bulunan bir su kabı (idâve) ile kısa uçlu bir mızrak (aneze) taşırdık. O da su ile istincâ (temizlik) yapardı
«Kendimi rüyamda bir misvakla misvaklanırken gördüm. Derken iki adam geldi. Biri, diğerinden daha büyüktü. Ben de misvağı küçük olana verdim. Bana; büyüğe denildi. Ben de onu, büyüğe verdim.»
''Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-" Bize nasıl namaz kıldırırken gördüysem size de öylece namaz kıldırmaktan geri kalmam.
«Bir gece Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile beraber namaza durdum. Bakara suresini okumaya başladı.»
"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'in - bir aydan oruç tutmadığı günler o kadar çok olurdu ki, biz O'nu artık o aydan hiç oruç tutmayacak zannederdik. Bazen de o kadar çok oruç tutardı ki, artık o ay orucu hiç bırakmayacak zannederdik. Onu gece namaz kılarken görmek istersen, mutlaka öyle görürdün. Uyurken görmek istersen öyle görürdün."
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- visal orucu tutmayı yasakladı. (O'na) Ama sen visal orucu tutuyorsun" dediklerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ben sizin gibi değilim. Çünkü ben (Rabbim tarafından) yedirilir ve içirilirim!»
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'in hutbe okurken üzerine yaslandığı bir hurma kütüğü vardı. Minber koyulduğu zaman, bu kütükten gebe develerin iniltisine benzer sesler çıktığını duyduk. Ta ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberden inerek, elini kütüğe koydu da inilti kesildi.
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ailesi, bir günde iki öğün yese, o iki öğünden biri mutlaka hurma olurdu
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ailesi, Medine’ye geldikleri günden vefat edinceye kadar üst üste üç gece buğday ekmeği ile karınlarını doyurmadılar
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- vefat ettiğinde geriye ne bir dirhem, ne bir dinar, ne bir köle, ne bir cariye, ne de başka hiçbir şey bıraktı; sadece beyaz katırını, silahını ve sadaka olarak bağışladığı bir araziyi bıraktı
“Bir gece Allah Rasûlü-sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte namaz kıldım. Öylesine namazı uzattı ki, içimden çirkin bir şey yapmak geçti. “Ne yapmak istemiştin?” diye sordular. “Oturup onu yalnız bırakmayı düşündüm.” dedi.
Şöyle şöyle diyen kimselere de ne oluyor? Oysa ben namaz da kılıyorum, uyku da uyuyorum. Bazen oruç tutuyor, bazen de tutmuyorum. Kadınlarla da evleniyorum. Bu yüzden kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir