عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضيَ اللهُ عنهُ قَالَ:
لَمَّا نَزَلَتْ: {إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًا مُبِينًا لِيَغْفِرَ لَكَ اللهُ} إِلَى قَوْلِهِ {فَوْزًا عَظِيمًا} [الفتح: ١-٥] مَرْجِعَهُ مِنَ الْحُدَيْبِيَةِ، وَهُمْ يُخَالِطُهُمُ الْحُزْنُ وَالْكَآبَةُ، وَقَدْ نَحَرَ الْهَدْيَ بِالْحُدَيْبِيَةِ، فَقَالَ: «لَقَدْ أُنْزِلَتْ عَلَيَّ آيَةٌ هِيَ أَحَبُّ إِلَيَّ مِنَ الدُّنْيَا جَمِيعًا».
المزيد
Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
"Hudeybiye dönüşünde; sahabeyi hüzün ve keder kaplamış, kurbanlıklar da Hudeybiye'de kesilmiş bir haldeyken, 'Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik. Ta ki Allah senin... (günahlarını bağışlasın)' ayetinden başlayıp '(Bu, Allah katında) büyük bir kurtuluştur' ayetine kadar olan kısım [Fetih Suresi, 1-5] nazil olduğunda, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: "Bana öyle bir ayet indirildi ki, o bana bütün dünyadan daha sevimlidir."