عَنْ جُنْدُبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ رَضيَ اللهُ عنهُ قَالَ:
كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَنَحْنُ فِتْيَانٌ حَزَاوِرَةٌ، فَتَعَلَّمْنَا الإِيمَانَ قَبْلَ أَنْ نَتَعَلَّمَ القُرْآنَ، ثُمَّ تَعَلَّمْنَا القُرْآنَ، فَازْدَدْنَا بِهِ إِيمَانًا.
[صحيح] - [رواه ابن ماجه] - [سنن ابن ماجه: 61]
المزيــد ...
Cündüb b. Abdullah -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Biz, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikteyken henüz genç delikanlılardık. Kur’ân’ı öğrenmeden önce imanı öğrendik. Sonra Kur’ân’ı öğrendik ve onun sayesinde imanımız arttı.
[Sahih Hadis] - [İbn Mâce rivayet etmiştir] - [Sünen-i İbn Mâce - 61]
Cündüb b. Abdullah -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Biz, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikteyken bulûğ çağına yaklaşmış, güçlü ve kuvvetli gençlerdik. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’den Kur’ân’ı öğrenmeden önce imanı öğrendik. Daha sonra Kur’ân’ı öğrendik ve onun sayesinde imanımız arttı.